Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Belirsizlik tehlikelidir

Türkiye’deki belirsizlik Türk ekonomisini olumsuz etkiliyor.

7 Haziran’da yapılan seçimlerin sonrasında AK Parti tek başına hükümet olma gücünü yitirdi.
Türkiye’de “nasıl bir koalisyon hükümeti kurulabileceği” yönündeki tartışmalar, Suruç’taki terör saldırısının ardından değişen gündem içerisinde kaybolup gitti.
Her ne kadar AK Parti ile CHP arasında bir koalisyon hükümeti kurulmasına dönük arayışlar devam ediyor olsa da görünen o ki Türkiye kasım ayında yeniden sandık başına gidecek.
Bu durum Türkiye’de iş ve ekonomi çevrelerini gerçek anlamda endişelendiriyor.
2015 yılını seçim ve yaşanan diğer gelişmeler nedeniyle kayıp yıl ilan eden iş ve ekonomi çevreleri bu gidişle 2016 yılının da Türkiye’nin kayıp yılı olacağını yüksek sesle dillendirmeye başladılar bile.
Sokaktaki insanlar da belirsizliğin hüküm sürdüğü ortamdan rahatsız…
Tabii ki Türkiye’de yaşanan olumsuzlukların etkisini Kuzey Kıbrıs’ta biz de hissediyoruz ve edeceğiz.
Gelinen aşamadaki en büyük endişe Türkiye’nin yaşanmakta olan savaş ve yeni bir seçim nedeniyle tamamen içe dönmesidir.
Böyle bir durumda, işin ekonomik tarafını bir yana koyarsak, bu gelişmeler Kıbrıs meselesine çözüm arayışlarını da olumsuz yönde etkileyebilir.
Müzakere sürecinde Türkiye’nin yarattığı olumlu motivasyonu ortadan kaldırabilir.
Büyük bir şilebe benzetilebilecek Türkiye’nin yüzünü içe dönmesi, yeniden rotasını dışa çevirmesinin çok zor olacağı ve uzun bir zaman alacağı anlamına geliyor.
Bunun da olumlu bir havada devam etmekte olan Kıbrıs müzakerelerine negatif bir etki yapmasından korkuluyor.
    ***
Türkiye’de 7 Haziran sonrasında ortaya çıkan parlamento yapısının içerisinden bir koalisyon hükümeti çıkması aritmetik olarak mümkün.
Ama bunun olabilmesi için şartlar uygun değil.
Türkiye’de erken seçimin gerçekleşme olasılığı öne çıkmış durumda.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çin’den verdiği “Erken seçim” ve “Koalisyonlar zarar verir” yönündeki mesajlar, ibrenin erken seçime doğru döndüğünün en önemli göstergesidir.
AK Parti’nin koalisyona karşı duruş sergileyen Erdoğan’a rağmen bir koalisyon hükümeti oluşturması, Ankara’da mümkün olabilecek bir durum olarak değerlendirilmiyor.
Ankara’da her ne kadar AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun koalisyon hükümeti kurmaktan yana olduğu konuşulsa da, parti içerisinde etkili isimlerin birçoğunun Erdoğan gibi düşündüğü sır değil.
Bu durumda ibre erken seçime doğru hızla kayıyor.
Öte yandan Suruç katliamı sonrasında Türkiye’nin Suriye konusunda ABD’nin başını çektiği koalisyon güçlerinin içine katılmasıyla yaşanan gelişmeler, hem dış hem de iç politikada taşları yerinden oynatmaya devam ediyor.
Türkiye’de dengeleri yeniden şekillendirecek gelişmelerin yaşandığı bir döneme girildi.
Ancak hiç kimse bu dönemin sonunda ortaya çıkacak tablonun nasıl olacağı konusunda kesin bir şey söyleyemiyor.
PKK ve IŞİD’e karşı başlatılan operasyonlar bir yanda devam ederken, diğer yandan PKK’nın terör saldırılarını artırması sonucu her gün yeni cenazeler geliyor.
Bu arada bunun seçmen üzerinde nasıl bir etki yapacağı konusu ise en çok tartışılan ve üzerinde görüş ortaya konulan bir diğer önemli mesele oldu.
Sonuçta Türkiye’de içte iyi bir şeyler olmuyor.
Bunun yansımalarını da maalesef Türkiye insanı her alanda yaşıyor.
Dileyelim, Türkiye bir an önce içine girdiği bu belirsizlik ortamından hızla çıksın ve istikrarı yeniden yakalasın.
Bu hem Türkiye için hem de bizim için çok önemlidir.
Belirsizliğin kimseye bir faydası yoktur ve ne getireceği belli olmaz.
Orta Doğu yeniden şekillenirken Türkiye’nin bundan yara almadan çıkmasının yolu bir an önce iç barışı sağlamasından geçer.
Kan akarken huzur ve güvenin sağlanması, geleceğin kurgulanması kolay değildir.