Köşe Yazarları

2018 Bütçe Yasa Tasarısı

2018 Bütçe tasarısı Meclis’te görüşülmeye başlandı. Hayırlı olsun.

Bütçe bu yıl geçen yıla göre toplamda % 16 artışla 5.8 milyar TL olarak Komisyona sunuldu.

Toplam Gelirlerde ise 788 milyon TL fazlalıkla %19.5 artışla öngörüldü. Ana kalemlere bakarsak Mahalli Gelirler’de Gelir Vergisi ve kazanç vergilerinde % 28-29’a yakın, Fiyat İstikrar Fonu’nda % 8.5, Diğer Fon Gelirlerinde %29 küsur, Döner sermaye gelirlerinde %21 artış, ve TC Hibe Yardımlarında % 16.6 artış var.

Mahalli gelirlerin esas ana kalemlerinde nerede ise % 30’a yakın gelir artışı öngörülmesi kayıt dışı gelirlerin kontrol altına alınarak veya denetim arttırılarak beyan edilmeyen veya zarar gösterilen hesapların belirlenmesi ve vergi adaletiyle gelirlerin vergilenmesi ise, bu her ciddi ve kalkınan veya kalkınmakta olan ülkelerdeki gibi ülkemizde de arzulanan bir icraat olarak gerekli ve geçerlidir. Yoksa halen yalnızca vergilerini ödeyenlere daha fazla vergi yüklenilecekse bu artış oranı hem oldukça yüksek hem de adaletsiz olur.

Şimdi Mahalli gelir kalemlerine baktığımızda, 2018’de 788 milyon TL artışın Gelir Vergisi tevkifatındaki artış % 26 oranla 90 milyon TL, yani maaş ve ücretlilerin vergilerindeki artış oluyor ki ekonomide gelişme olur ve  istihdam artışı ve maaş artışı olması halinde makul bir artış olabilir. Aksi halde bu şartlar yerine gelmezse gelir vergisinde bir yılda %26 küsur artış tahmini yüksek. Çünkü bu oranda istihdam ve maaş ve gelir artışı olmazsa, ayrıca her yıl tabanda asgari ücrete göre muafiyetle beraber realize edilmesi biraz zor.. Götürü usulde de bir yılda % 25 vergi artışı, bu oranın üzerinde gelir sağlanmasına veya yeni iş alanlarının açılması koşullarına bağlıdır.

Kurumlar Vergisinde 92 milyon TL artış öngörüldü. Gelişen kapasiteye göre denetim ve kayıt dışılığın azaltılması öngörülüyorsa ülkede bu alanda potansiyel  öngörülen miktardan fazlasıyla vardır. Çünkü büyük işletmelerin, tesislerin ve serbest çalışan meslek gruplarının  her yıl Resmi gazetede yayınlanan vergileri herkes tarafından malûmdur.

Dolaylı Vergilere geldiğimizde, dahilde ve ithalde alınacak KDV ve gümrükle toplamda % 25 artış öngörüldü. Bu ise daha pahalılık demektir. Bir de enflasyonun çok üstünde bir artış, ve artması muhtemel döviz kurlarının da bu oranda düşünüldüğünü ortaya koyuyor ki bu hem çok aşırı hem de halkı bunaltacak bir artış olacaktır. Çünkü fiyat artışı demek olan bu artışlara karşı aynı oranda özellikle sabit ve dar gelirliler için Bütçede önlem alındı mı ?

Bir de döviz kurlarına göre ve enflasyonun çok üstünde öngörülen bu tüketim vergileri, halkın alım gücü ile nasıl karşılanabilecek? Maaş ve ücretlerde ve asgari ücrette ve küçük esnaf kazançlarında orta ve dar gelirlilerin gelirlerinde % 25 artış olabilecek mi ? öngörülüyor mu?

Ayrıca muhtemel döviz artışları düşünülerek öngörülmüşse, çünkü 2017 yılında Bütçedeki Dolaylı Gelir artışının ve fiyat artışının önemli bir kısmı, döviz fiyatlarına göre vergi alınmasından da kaynaklanmıştır.

Dolayısıyla 2018 yılında daha az yansıması için yani kurun fazla artışını düşürmek için ithalde sabit kur uygulaması geçici de olsa düşünülemez mi pahalılık olmaması için. Tabii ki fiyatlar da takip ve kontrol edilecekse. Orta kesim ve dar gelirlilerin bu ağır vergi artışlarından etkileneceği aşikârdır. Çünkü ithalatçılar artacak dolaylı vergileri KDV ve gümrük vergilerini maliyet artışı olarak, ve haklı olarak fiyatlara ekleyecekleri cihetle bir kayıpları olmayacak, dar ve orta gelir grubunu daha da sarsacaktır. Dolaylı vergilerdeki bu öngörülen artışlar zaten fiyatlardan bunalmış insanları daha da bunaltacaktır.

Çünkü 2018 Bütçe Giderleri kısmında bu oranlarda artış söz konusu değil. Ayrıca 2018 için enflasyon öngörüsü nedir?  KKTC’de revize bir öngörü henüz yok. Türkiye’de geçen günlerde açıklanan % 8 oldu, ki zaten KKTC’de de paralel veya daima biraz daha yüksek olur, % 10-en çok %12 olduğunu farz etsek, sabit gelirlilerin de gelir artışı ve esnaf kesimin gelir artışı gecikmeli olarak örneğin memur ve işçilerde her 6.cı ayın sonunda olacağına göre, % 25 olarak öngörülen dolaylı vergi artışıyla oluşacak piyasa ihtiyaçlarını karşılayabilecek mi? Veya Bütçede öngörülen bu kadar yüksek bir artış realize edilebilecek mi?

Bütçe hazırlanırken bunların hepsinin paralel düşünülmesi gerekir. Aksi takdirde ya gerçekçi olmaz veya halka yeni kaldıramayacağı yükler getirecek demek olur. En azından Bütçe onaylandıktan sonra uygulamasına geçildiğinde bunlara dikkat edilmesi ve ona göre fiiliyatta önlemler getirilmesi gerekir. Çünkü Bütçenin önceden hazırlandığını biliyoruz.

Bu durumda Bütçe finansmanında Mahalli gelirlerin içinde %27’si direkt vergiler, %73’ü de dolaylı vergiler oluyor. Bu oranlar bankalar krizinin patlak verdiği 2000’li yıllardan beri peyderpey bu civarlara çıktı. Öncesindeki yıllarda Direkt Vergiler % 55-60, Dolaylı Vergiler % 40-45’civarlarında idi.. Şimdikinin tam tersi. Ancak 2002 yılındaki krizden sonraki ekonomideki sarsıntı ve kolay mali kaynak sağlamak yolunda dolaylı vergilere ağırlık verilince önce dolaylı ve dolaysız vergiler oranları eşitlendi, sonrasında etkin bir vergi mekanizması kurulamadığı cihetle ve kayıt dışılık arttıkça her geçen yılda dolaylı vergilere yüklenilerek son yıllarda % 70-75’lere yükseldi ve gelir ve kazanç vergileri oranları bütçe hacmi içinde gittikçe düştü.

Büyüyen ekonomide kayıt dışılık her yıl gittikçe arttığı oranda kazanç vergileri de gittikçe oran olarak düşmektedir.

Dileriz bundan sonraki yıllarda kayıt düzeni her alanda yasaların etkin uygulanması ile ve verimli denetimlerle sağlanmak suretiyle ülkede gelişen ekonomiden devlet de payını alabilir.

Yatırımlar 344.5 milyon TL TC Yardımlarıyla, 174 milyon TL de Mahalli Gelirlerle olmak üzere toplam 521 milyon TL öngörülmüştür. Ayrıca geçmiş yıllardan kalan ve bir milyar TL’yi aştığı söylenen bakiye yatırım ödeneklerinin de kullanılması halinde yeterli yatırım imkânları için ihtiyaç duyulacak kaynakların var olduğu görülüyor.

Yeni Hükümetin yatırım konularında süratli başlaması ümit verici olduğu cihetle inşallah her alandaki acil halkın beklentisi olan diğer tüm projelerin de başlatılması aynı  oranda önem kazanır.

Bütçede 635 milyon TL Hibe ve 595 milyon TL Dış Borçlanma ve 83 milyon TL iç borçlanma toplam 1.313 milyon TL olduğuna göre denk bütçeden bahsedemeyiz. Ancak bütçe uygulamasında yatırımların hızlandırılması halinde ekonomide önemli bir canlanma sağlanacağı muhakkaktır.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı