Köşe Yazarları

2014 Ekonomi Nobel’i ve devlet regülasyonları

2014 Nobel Ekonomi Ödülü Fransız ekonomist Jean Tirole’e verildi. Bu ödül “Piyasa Gücü ve Piyasanın Regülasyonu” üzerine analizleri nedeniyle verildi. Tirole’e bu başarıyı getiren, 2008’deki dünya piyasa krizi ve etkilerinin yansımaları oldu. O dönemde, özellikle ABD, etkin regülasyon eksikliği nedeniyle krize yakalanmıştı. Bu nedenle Tirole, piyasa gücü üzerine yapmış olduğu regülasyon ekonomisi çalışmaları ile ödülü almaya hak kazandı.

Regülasyon (düzenleme), piyasalarda dengeyi sağlamak için kamunun piyasaya müdahalesi anlamına geliyor. Bunu konuyu şöyle de açabiliriz.

Birkaç büyük şirket veya tekelin egemen olduğu piyasalarda bu şirketlerin pozisyonlarını tüketici aleyhine kullanmaları, haksız kazanç elde etmeleri ve piyasadaki karşılarına çıkabilecek rakiplerini ilk baştan yok etme olasılıkları karşısında devletin, piyasada etkinliğin sağlanması ve kaynakların optimal dağıtılması için piyasalara müdahale ederek düzenleyici bir görev üstlenmesi gerekmektedir.

Devlet, bu düzenlemeleri yaparken de kendisi piyasalardaki kaynak dağılımı ve etkinliği bozmamalıdır. Bu yüzden, regülasyonlar için devletin elinde yeterli veri olmalıdır. İşte bu noktada da Tirole bilgi eksikliğinden oluşan sorunların nasıl çözüleceği ve etkin piyasa düzenlemelerinin (regülasyon) nasıl oluşacağı konusundaki çalışmaları ile Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazandı.

Piyasalardaki tekel pozisyondaki Şirketlerin fazla kar beklentileri veya verimsiz çalışmaları nedeniyle ürünlerin fiyatlarını artırarak tüketicilere pahalı ürün satmalarını önlemek amacıyla kamu yönetimi (devlet) piyasayı düzenleme (regüle etme) misyonu taşıyor. Bu yapılmazsa piyasalarda sıkıntı daha da büyüyecektir.

Özellikle elektrik, Telekom, ulaştırma ve enerji piyasaları dünyada doğal tekel oldukları için, ekonomik olarak devlet otoritesi tarafından regüle edilirler. Çünkü piyasada tek veya birkaç şirket, piyasa gücünü kullanarak fiyatları yükseltir, tüketicileri mağdur edebilirler.

Tirole’ün kapsamlı çalışmaları piyasadaki güçlü şirketlerin tekele dönüşmesinin nasıl engelleneceğine dair tek bir reçete sunmak yerine her sektördeki şirketlerin kendi yapısal dinamiklerine ve kendine özgü detaylarına göre düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Sonuç olarak, günümüzde devletin tekel piyasalarına gerektiği zamanlarda özellikle tüketici menfaatleri doğrultusunda düzenleme (regülasyon) yapma girişimi, Dünyadaki liberal otoriteler tarafından bile kabul edilmiş durumdadır. Tekel veya piyasaya egemen olan birden fazla şirketlerin de kamu sektörü gibi verimsiz çalışabileceği ve bunu önlemek için, devlet düzenlemelerinin de gerekli olabileceği bir noktaya gelinmiştir diye düşünüyorum. 2014 Ekonomi Nobeli’nin de regülasyonlar konusuna verilmesi sanırım bu savı destekliyor.

Önümüzdeki yıllarda, özellikle global tekel şirketlerinin piyasalarda denge bozucu faaliyetlerinin önlenmesi ve piyasaların daha etkin çalışması için devletlerin regülasyonları (düzenlemeleri) kullanmaktan çekinmeyeceğini düşünüyorum.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı