Kıbrıs

1 Mayıs İşçi Bayramı mesajları…







Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş), Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik yapılan barış görüşmelerinin halkı yeniden umutlandırdığını işaret ederek, Kıbrıs Türk halkının; izolasyonların kaldırılmasını, adil bir yönetim şekli oluşmasını ve uluslararası bir ülke olmasını beklediğini kaydetti.




Kamu-İş, çalışanların ise; Uluslararası Çalışma Örgütü ve Avrupa Birliği kriterlerinin ülkede uygulama aşamasına gelmesini arzuladığını belirtti.



Kamu-İş Genel Başkanı Sami Dilek, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda 1 Mayıs’ın, işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü olduğuna dikkat çekerek, işçilerin emeğini ve aşını sömüren emperyalizme karşı direnenlerin ve bunun günde 8 saat çalışma süresini kazananların yıl dönümü olduğunu kaydetti.

1 Mayıs’ın 1886’da başta Amerika’daki İşçiler olmak üzere tüm dünya işçilerinin emperyalizme karşı verdikleri zorlu mücadelenin kazanıldığı gün olduğunu ifade eden Dilek, KKTC’de çalışma hayatıyla ilgili tüm yasaların, 1974 Mutlu Barış Harekâtı’ndan hemen sonra oluşan yönetimlerle, zaman zaman mücadele, zaman zaman eylem ve grevlerle, zaman zaman da uzlaşı ile tamamlandığını anımsattı.

Dilek, hazırlanan yasaların, demokratik dünya ülkelerinin yasaları da dikkate alınarak, dünya ülkelerine uyumlaştırılarak, çağdaş uygulanabilir yasalar haline getirildiğini ifade etti.

Hazırlanan bu yasaların dünya konjonktürüne yakın olduğunu ama eksiklikleri de bulunduğunu kaydeden Dilek, sendika karşıtı işverenlerin işçi haklarını gerilere çekecek tavırlara girdiğini savundu.

Sami Dilek, “2009’dan sonra değişen Yönetim kadroları da ayni uygulama yöntemini seçmişler ve çalışanların haklarını geriletmeye devam etmişlerdir” dedi.

“SON 10 YILDA İŞÇİ HAKLARI GERİLETİLDİ, VERİMLİLİK VE MOTİVASYON ORTADAN KALKTI”

Çalışanlar, daha güzel yarınlar, daha iyi haklar beklerken, son 10 yıl içerisinde hakların geriletilmesiyle verimlilik ve motivasyonun ortadan kalktığını belirten Kamu-İş Başkanı Dilek, “Kıbrıs konusundaki seri olarak gerçekleştirilmekte olan barış görüşmeleri halkımızı yeniden umutlandırmıştır. Kıbrıs Türk halkı, izolasyonların kaldırılmasını, adil bir yönetim şekli oluşmasını, uluslararası bir ülke olmasını beklemektedir. Çalışanlarımız ise Uluslararası Çalışma Örgütü ve Avrupa Birliği kriterlerinin ülkemizde uygulama aşamasına gelmesini arzulamaktadır” ifadelerini kullandı.

Dilek, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak, herkese barış, mutluluk ve sağlıklı günler diledi.

İNŞAAT TAŞERONLARI BİRLİĞİ: “EMEKÇİLERİN SÖMÜRÜLMESİ DEVAM EDİYOR”

İnşaat Taşeronları Birliği yayınladığı 1 Mayıs mesajında, 1 Mayıs’ın tüm dünyada işçilerin hayatları boyunca çırpınıp durdukları kapitalist sistemin içinde kendilerinin de varlıklarını dile getirmeye çalıştıkları çok özel bir gün olduğunu belirterek, 1 Mayıs’ın; ezilenlerin, emeğin bayramı olarak dünyada kutlanan ender günlerden biri olduğuna vurgu yaptı.

Birlik, ülkede ve dünyada devam eden emekçilerin sömürülmesi, haksızlık ve adaletsizliklere uğraması ile can güvenliğinden yoksun olarak çalışmasının bu çağda maalesef devam ettiğini savunarak, şöyle devam etti:

“Kıbrıs Türk İnşaat Taşeronları Birliği iş alanlarının yeterince denetlenmediği ve kayıt dışı çalışma zemini devam ettiği için kontrol altına alınamayan çalışma yaşamı sonucu iş bulmakta zorlanan ülkemiz insanının yasal yükümlülüklerini yerine getiremez duruma düşürüldüğünü, uygulanan yanlış ekonomik politikalar sonucu olarak bir yanda iflaslar yaşanırken borçlarını ödeyemez duruma düşen dar gelirli esnaf, zanaatkâr ve emekçiler mahkemelerde davalarla yüz yüze kaldığı için zor günler yaşıyor.

Yaşanan haksızlıklara ve sömürü düzenine karşı dünya ve ülkemiz insanı ortak tepkilerini çekinmeden ve korkmadan ortaya koymalıdır. Bu nedenle tüm inşaat emekçilerini ve üyelerimizi 1 Mayıs emeğin bayramında iş bırakarak bayramlarını kutlamaya çağırırken dünya emekçilerinin de daha refah bir dünyada yaşamalarını temenni ederiz.”

İnşaat Taşeronları Birliği’nin 1 Mayıs mesajında, tüm emekçilerin kendilerine sunulan düzende daha sefil ve tutsak bir hayatı kabul etmeyeceklerini dünyaya haykırmaları gerektiği belirtilerek, “Hükümete de ülkemizde çalışmaya gelen işçilerin ve emekçilerin ucuz işgücü olarak görülmesini ve sosyal güvencesiz çalıştırılmalarını önlemek için etkin denetim ve denetleme yapacak tedbirleri bir an önce alaları için çağrımızı yineleriz” denildi.

DEVRİMCİ KOMÜNİST BİRLİK, İŞÇİLERİ ORTAK EYLEME KATILMAYA ÇAĞIRDI

Devrimci Komünist Birlik Sözcüsü Yusuf Alkım da, Kıbrıs’ın devrimci komünistleri olarak giderek daha da güçlü bir şekilde “Bu Pisliği Devrim Temizler!” şiarını haykırarak yeni devrimlere hazırlandıklarını belirtti; ülkede ezilip, “sömürülen her ülkeden, milletten, dilden ve dinden işçileri, emekçileri bu ortak mücadelelerine omuz vermeye” çağırdı.

Alkım, sömürenlerin birliğine karşı, sömürülenlerin birliğini yükseltmek için Kıbrıs’ta yaşayan ve sömürülen tüm işçiler ve emekçiler ile 1 Mayıs’ta omuz omuza mücadele alanlarında olacaklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Kıbrıs’ta yaşayan ve çalışan tüm işçilerin, emekçilerin yasal hakkı olan sendikal örgütlenme hakkımızı tüm işyerlerinde kullanalım, ekonomik haklarımızı korumak ve artırmak, eşit işe eşit ücreti, insanların yaşamlarını insanca seviyelerde sürdürebilmesi için gereken ücreti elde edebilmek için bizim olan sendikalarda örgütlenelim.”

Alkım, tüm işçileri yarın saat 17.30’da Lefkoşa Otobüs Terminali’nde toplanarak, saat 19.00’da Ara Bölgedeki Taksim (Çetinkaya Antrenman) Sahası’nda gerçekleşecek ortak 1 Mayıs eylemine katılmaya çağırdı.

HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİ SENDİKASINDAN KINAMA

Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası Başkanı Cem Kapısız, senelerdir “Emek en yüce değerdir” veya “Biz işçinin ve emekçinin yanındayız” gibi ifadelerin sadece seçim propagandalarında kullanıldığını ifade ederek, bu anlayışlardan yoksun siyasilerin paslaşarak hükümet ettiği, barış, demokrasi ve sosyal haklardan uzak bir düzende yaşandığını öne sürdü.

Kapısız, bu süreç içerisinde siyasilerin “yalan vaatleri” ve özellikle koltuğa oturduktan hemen sonra bozuk sisteme adapte olmalarının halkı ve çalışanları bezdirdiğini ifade ederek, “1 Mayıs emekçinin bayramıdır, 1 Mayıs birlik ve mücadele günüdür. Birlik ve mücadeleye en çok ihtiyacımızın olduğu bu dönemde tüm çalışanların bayramını kutlar, bu anlamlı günde hükümet edenlerin formalite 1 Mayıs mesajlarını şiddetle kınarız” dedi.

GÜÇ-SEN: “1 MAYIS GÜÇLÜ BİR ÇIĞLIKTIR”

Gümrük Çalışanları Sendikası (Güç-Sen), 1 Mayıs’ın dünya emekçilerinin mücadele ve dayanışma günü, işçi sınıfının önderliğinde sömürüye karşı direniş, ezenlere karşı başkaldırı olduğunu ifade ederek, “1 Mayıs, her yönüyle kuşatılmış adamızın tek kurtuluşu olan ortak mücadele için güçlü bir çığlıktır” dedi.

Güç-Sen, gelecek 1 Mayısların halkları kardeş, birleşik, bağımsız bir Kıbrıs’ta kutlayabilmeyi de diledi.

ÇAĞ-SEN: “ESNEK ÇALIŞMA SİSTEMİ KÖLELİKTİR, KARŞIYIZ”

Kıbrıs Türk Devlet Çalışanları Sendikası (Çağ-Sen)de 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda ülkeyi yönetenlere; “Esnek çalışma sistemi köleliktir. Şiddetle karşıyız!” diye seslendi.

Çağ-Sen, 1 Mayıs’ın, dünya işçi sınıfının birlik, mücadele, dayanışma günü olduğuna dikkat çekerek, İşçi Bayramı’nı meydanlarda kutlayacaklarını belirtti.

Çağ-Sen, bu çerçevede yarın saat 15.30’da Kuğulu Park’tan başlayıp Taksim Sahası’nda gerçekleşecek eyleme katılacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

“Her 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda bizimle birlikte yürüyen bazı milletvekilleri, şimdilerde Meclis komitesinde kamu çalışanlarına da esnek çalışma sistemi dayatan yasa hazırlamaktadırlar. Kamu Görevlileri Yasa Tasarısı kamu çalışanlarına da esnek çalışma koşullarını dayatan bir tasarıdır. Özel sektörde yaygınlaşmakta olan bu sistem işçiyi daha da fakirleştirmesi yanında köleleştirmektedir.

Devleti var olan çalışma yasalarını uygulamaya davet ediyoruz. Hatırlatıyoruz: Bir iş günü 8 saatle sınırlıdır. Fazladan çalıştırılan saatler ek mesai olarak ödenmek zorundadır. Yıllık izin ve sağlık izni yasal haktır.

Tüm çalışanları, işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda meydanlara davet etmeyi görev sayarız.”

KTÖS VE BARAKA KÜLTÜR MERKEZİ GÜN DOLAYISIYLA MESAJ YAYIMLADI

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ve Baraka Kültür Merkezi, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

KTÖS Örgütlenme Sekreteri Burak Maviş yayımladığı mesajda, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar’ın 1958’den beri ilk defa aynı anda, aynı yerde birlikte organize edeceği 1 Mayıs etkinliğinin, kalıcı barış ve çözüm için kendilerini heyecanlandırdığını kaydetti.

Maviş sözlerini şöyle tamamladı:

“Adamızın her iki yanında varolan emek sömürüsüne karşı; güvencesiz çalışmaya karşı; iş güvenliğinden yoksun çalışma ortamlarına karşı; din,dil, ırk, cinsiyet ve cinsel yönelimlerden doğan ayrımcılığa karşı; her türlü şiddete karşı; ekolojik talana, sahillerin, kurumların, toprağımızın özel sermayeye peşkeş çekilmesine, tüm özelleştirmelere karşı; çocuklarımızın ekonomik, siyasi ve dini istismarına karşı; kadın ticaretine karşı; eğitim hakkına, burs hakkına, barınma hakkına, çocuk haklarına, insan haklarına uzanan egemenlerin ellerine karşı, neoliberal politikalar ile halkın omuzlarına basan sermaye sınıfına karşı; ‘Göç Yasası’nı kaldırmamak için bahane üretenlere karşı; asgari ücretli çalışanları açlık sınırına itenlere karşı; sendikasız çalışmayı reva görenlere karşı; göçmen düşmanlığına ve ötekileştirmeye karşı; eğitimde ayrılıkçı ve şöven politikalara karşı 1 Mayıs’ta meydanlarda olacağız”.

BARAKA KÜLTÜR MERKEZİ

Baraka Kültür Merkez, her yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs’ta sokaklarda, emekçilerin yanında olacağını kaydetti.

Baraka Kültür Merkezi adına Pınar Piro yayımladığı mesajda, Neoliberal politikalarla yapılan özelleştirmelerin hala can yaktığı, Elektrik Kurumu’ndan  sonra belediyelere bağlı kültür evlerinin de satılığa çıkarıldığı iddia edildi.

Bağımsız ve halkları kardeş bir Kıbrıs için söylenecek sözler, verilecek mücadelelerin olduğunu dile getiren Piro, “Kuzeyi ve Güneyi ile bu Ada bizim” dedi.

“EMEĞİN ÖNEMİ ANLAŞILDIKÇA DAHA GÜZEL BİR DÜNYAYA ULAŞILACAK”

 Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, “yaşama emek veren herkesin” 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutladı.

Meclis Başkanı Siber 1 Mayıs mesajında, “emeğin önemi, kutsallığı ve ne denli yüce bir değer olduğu anlaşıldıkça, daha paylaşımcı, daha onurlu, ezen ile ezilenin olmadığı, barış ve demokrasi kültürünün egemen olduğu daha güzel bir dünyaya ulaşılacağını” vurguladı.

Siber, “Yaşama emek veren herkesin 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nı candan kutlarım” dedi.

DP-UG: “KIBRIS SORUNUNUN ADİL BİR ŞEKİLDE ÇÖZÜMLENMESİ İÇİN  HER TÜRLÜ POZİTİF ÇALIŞMANIN ORTAYA KOYULMASI GEREK”

 Demokrat Parti-Ulusal Güçler (DP-UG), 1 Mayıs’ın KKTC’de barışçı bir şekilde kutlamanın gururunun yaşandığını belirterek, Kıbrıs sorununun adil bir şekilde çözümlenmesi için de her türlü pozitif çalışmanın ortaya koyulması gerektiğini vurguladı.

DP-UG 1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, DP-UG’nin çalışanlara daha iyi yaşam koşulları ve daha güvenli bir gelecek sağlamaya kararlı olduğu kaydedildi.

1 Mayıs’ın dünya çalışanlarının birlik ve dayanışma günü olduğuna dikkat çekilen mesajda, “Kıbrıs Türk Emekçilerinin, baskıya, sömürüye, ırkçılığa, düşmanlıklara ve savaşlara karşı durmaya, dünya emekçileri ile bu yönde çalışma uğraşlarına Demokrat Parti Ulusal Güçler olarak desteğimiz tamdır” ifadelerine yer verildi.

DP-UG’nin işsizlik, yoksulluk, sefalet, açlık, göçler, salgın hastalıklar ile mücadele edilerek aydınlık bir gelecek kurma savaşında her zaman emeğin yanında olacağı belirtilen mesajda, bu düşüncenin tüm dünya halkları gibi Kıbrıs Türk halkının da temel felsefesi olduğu vurgulandı.

Mesajda şu ifadelere yer verildi:

“Bu anlamlı günde, gelecek günlerin mutlaka güzel olacağını belirtirken, bir kez daha işçi ve emekçilerimizle tüm dünya işçilerinin 1 Mayıs Bayramı’nı yürekten kutlarız.”

 

CTP-BG, TÜM ÜYELERİNİ YARIN ARA BÖLGEDE YAPILACAK 1 MAYIS ETKİNLİĞİ İÇİN KUĞULU PARK’TA BULUŞMAYA DAVET ETTİ

 

Cumhuriyetçi Türk Partisi Birleşik Güçler (CTP-BG), tüm üyelerini yarın ara bölgede düzenlenecek etkinliğe katılmak için saat 17.30'da Kuğulu Park'ta buluşmaya davet etti.

CTP-BG, 56 yıl aradan sonra Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar tarafından organize edilen ortak ve tek 1 Mayıs etkinliğine katılımcı olarak destek vereceğini de bildirdi.

CTP-BG Sivil Toplum Örgütleri Sorumlusu Ali Gulle tarafından yapılan açıklamada “Ortak vatan için ortak mücadelenin çözüm ve barışa ulaşılıncaya dek  devam etmesi için CTP olarak üzerimize düşen görev bilinci ve sorumlulukla mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.

ÜSTEL: “ÜLKENİN HER ALANINDA İŞÇİLERİN EMEĞİ VAR”

 Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Milletvekili Ünal Üstel, 1 Mayıs nedeniyle yayınladığı mesajda ülkenin her alanında işçilerin emeği olduğunu vurguladı.

1 Mayıs’ın işçilerin hak arayışlarının simgesi olduğunu kayeden Üstel, “Çalışmak ve aileye ekmek götürmek kutsal bir duygudur” dedi.

1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle bugün mesaj yayınlayan Ünal Üstel, işçilerin topluma hizmet ederek kutsal bir görev üstlendiğini söyledi. Üstel, bütün işçi ve emekçilerin bayramını kutladığını kaydetti.

CUMHURBAŞKANI EROĞLU: “SADECE RUM TARAFININ KAZANÇLI OLACAĞI, İSTEMLERİNİN KARŞILANACAĞI BİR SÖZDE ANTLAŞMA OLAMAZ”

“KIBRIS TÜRK İŞÇİSİ, ÇALIŞANI, EMEKÇİSİ BUGÜNLERE GELİNMESİNDE TARİHSEL BİR ROL OYNADI”

“EKONOMİMİZİ SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNE OTURTMALI, İSTİKRARLI BÜYÜME VE GELİŞMEYİ MUTLAKA SAĞLAMALIYIZ”

 Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs konusunun geride kalmasının Kıbrıs’taki iki halkın tüm kesimleri için yarar sağlayacağının kesin olduğuna dikkat çekerek, bunun sadece Rum tarafının kazançlı olacağı, istemlerinin karşılanacağı bir sözde antlaşma olamayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Umarız Rumlar bir an önce bizimle aynı hedef ve anlayışı paylaşırlar ve 50 yılı aşkın bir süredir Birleşmiş Milletler’in gündeminde bulunan Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları başarı ile sonuçlanır, Kıbrıs’ta var olan gerçekler temelinde yeni bir ortaklık kurulur” dedi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 1 Mayıs İşçi ve Bahar Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk işçisi, çalışanı, emekçisinin bugünlere gelinmesinde tarihsel bir rol oynadığını ve oynamaya devam edeceğini söyledi.

Üretimin, insan yaşamının devam ettirilmesi, ihtiyaçlarının karşılanması için en temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Eroğlu, mal ve hizmet üretimi için, emekçi ve işçilerin gerekli olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, makinelerin, cihazların, emeğin, çalışanın ve işçinin yerini tamamıyla almasının mümkün olmadığını kaydetti.

İşçi ve emekçilerin toplumun en dinamik, en temel kesimlerinden olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, dünyanın hızla geliştiği, üretim, tüketim makine ve insan ilişkilerinin geçmişe göre çok farklı boyutlara doğru ilerlediğinin yadsınamaz bir gerçek olduğunu söyledi.

“DEMOKRASİ, BİRLİK BERABERLİĞE ÖNEM VERİLMELİ”

Halkın, layık olduğu şekilde, her alanda daha ileri gitmesi için demokrasiye, birlik-beraberliğe büyük önem verilmesi gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Halkımızın yaşam kalitesinin artması için atılması gereken ekonomik, sosyal ve siyasal adımların atılması zamanının geldiğine hatta geçmekte olduğuna hep birlikte inanmalı, bir an önce yapılması gerekenler yapılmalıdır” dedi.

Gelişme ve ilerleme için yapılacak çalışmalarda kesimler arasında diyaloğun sağlanmasına büyük önem verilmesi, “ben yaparım olur zihniyetinden” uzak durulması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, şöyle devam etti:

“‘Çözüm olmazsa bu memleketin hiç bir sorunu çözülmez’ gibi yanlış söylemleri ortadan kaldırmanın yolu, bir an önce halkın moralini yükseltici dinamik bir sürece girerek doğruları yapmaktır. Ekonomimizi sağlam temeller üzerine oturtmalı, istikrarlı büyüme ve gelişmeyi mutlaka sağlamalıyız. Bu hedefi yakalamamız halinde birçok sıkıntımızın geride kalacağına yürekten inanıyorum.”

DOĞRU BİR ANLAŞMA YAPILMASI ÖNEMLİ

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, geriye değil, ileriye gitmek için, Kıbrıs konusunda, “nasıl olursa olsun yeter ki bir antlaşma olsun” anlayışı ile hareket ederek kötü bir antlaşma yapılması değil, doğru bir antlaşma yapılmasının önemine işaret etti.

“Ben halkımdan doğru , yararına olacak bir antlaşma için yetki aldım ve o doğrultuda çalışıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, Türk tarafı olarak iyi niyetle,  aktif bir şekilde yapıcı, görüş ve öneri sunan, çözümü arayan bir yaklaşımla Kıbrıs konusundaki görüşme sürecine katıldıklarını, ancak Rumların kendileriyle aynı anlayışı paylaştıklarını söylemenin  şu an için mümkün olmadığını kaydetti. Eroğlu şöyle devam etti:

“Umarız bir an önce bizimle aynı hedef ve anlayışı paylaşırlar ve 50 yılı aşkın bir süredir Birleşmiş Milletler’in gündeminde bulunan Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabaları başarı ile sonuçlanır, Kıbrıs’ta var olan gerçekler temelinde yeni bir ortaklık kurulur.

Kıbrıs konusunun geride kalmasının Kıbrıs’taki iki halkın tüm kesimleri için yarar sağlayacağı kesindir ama bu sadece Rum tarafının kazançlı olacağı, istemlerinin karşılanacağı bir sözde antlaşma olamaz.”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, tüm işçi ve emekçilerin, çalışanların bayramlarını kutladı.

 

1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle, bazı sendikalar  ve Yeni Kıbrıs Partisi mesaj yayımladı.

BIÇAKLI

Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Tük-Sen) Başkanı Arslan Bıçaklı, sendikalarının bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da ülkede ve tüm dünyada emekçilerin gerçek birliğini sağlamak için mücadelesine devam edeceğini söyledi.

Bıçaklı 1 Mayıs nedeniyle yayımladığı mesajda, 127 yıl önce 1 Mayıs 1886 tarihinde Amerika’nın Şikago kentinde çalışanların yapmış oldukları grevin, çalışma hayatında bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

1 Mayıs hakkında bilgi veren Bıçaklı, bütün dünya işçilerinin birleşmesini talep ederken, ülkede de emekçilerin ortak çıkar ve menfaatlerinin farkına vararak, ortak amaçlar için mücadele etmeleri gerektiğine dikkat çekti.

Bıçaklı, bu mücadelede tüm sendikalara önemli görevler düştüğünü kaydetti.

Bıçaklı, 1976 yılından sonra Kıbrıs’ın kuzeyinde kitlesel olarak kutlanan 1 Mayıs etkinliklerinde geçen yıla kadar Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk Sendikacıların birlikte kutladığı 1 Mayıslarda ve dışlanmadıkları her organizasyonda üyeleriyle  birlikte onurla yer aldıklarını anlattı.

“Türk-Sen, ‘Ortak 1 Mayıs-Ortak Vatan-Barış’ belgileri altında bir araya gelen bir kısım  Kıbrıslı Rum ve bir kısım Kıbrıslı Türk emekçi sendikalarının ön çalışmalarına veya tertip komitelerine davet edilmemiştir” diyen Bıçaklı, ortak basın açıklaması veya afişle çağrı gibi çalışmalarda örgütlerinin kendi istenci dışında yer alamadığını söyledi.

Bıçaklı, “Dünyada ortak ve birlik olma gününde Türk-Sen ve pek çok diğer sendikal örgütün tertip komitesinde yer almasının istenmemesini anlamakta  güçlük çekmekteyiz” dedi.

Bıçaklı, 1 Mayıs mücadelesinde hayatını kaybeden işçileri saygıyla anarak, tüm çalışanların 1 Mayıs işçi bayramını kutladı.

LATİFOĞLU

Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) Başkanı Yakup Latifoğlu, 1 Mayıs 1886’da 8 saatlik iş günü hedefi ile başlayan mücadelenin; “dayanışmanın, emeğin, örgütlü mücadelenin ve sömürünün olmadığı toplum hedefi” ile devam ettiğini söyledi.

Tarihsel mücadeleler ile kazanılan sekiz saatlik çalışma hakkının, ülkede “esnek çalışma”, “kısmi zamanlı çalışma” saatleri adı altında hayata geçirildiğini ifade eden Latiofoğlu, uygulamayı eleştirdi.

Emekçilerin, özelleştirme, taşeronlaşma ve Sosyal Güvenlik haklarındaki kısıtlamalarla günden güne güvencelerini yitirdiklerini savunan Latifoğlu, “Toplu İş Sözleşmeleri yasal düzenlemeler ile işlevsiz hale getirilmekte, yürürlükteki Toplu İş Sözleşmelerinin birçok maddeleri uygulanmayarak çalışanların kazanımları gasp edilmektedir” dedi.

Gelinen süreçte örgütlü olmanın, sendikal hakların kullanılması, kazanılmış hakların devamı ve demokrasinin uygulanması açısından önemli olduğunu ifade eden Latifoğlu, bugün örgüt bilinci ile hareket etmeye, haksızlıklara karşı birlik olmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu söyledi.

Latifoğlu şöyle devam etti:

“Hür-İş Federasyonu olarak 1 Mayıs işçi ve emekçinin bayramını barış içinde daha eşitlikçi, katılımcı, daha demokratik süreçlerin yaşandığı ve çalışanların kazanımlarının arttığı bir ortamda kutlanması dileği ile tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi ve Emekçi bayramını kutlarız.”

YKP

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) de yayımladığı 1 Mayıs mesajında, herkese haftalık 40 saat, güvenceli, sendikalı iş için mücadeleyi yükseltme zamanı olduğu vurguladı.

1 Mayıs’ın ortaya çıkışının, çalışma saatlerinin düzenlenmesine yönelik ortaya konan direnişle olduğu anımsatılan mesajda, Kuzey Kıbrıs’ta 40 saatlik haftalık çalışma süresine uyan hiçbir özel sektörün kalmadığı savunuldu.

Bugün adanın kuzeyinde, “ekonomik eşitsizlikler”, “göçler ve işsizliğin” artması ile orantılı olarak, çocuk işçiliğinin yaygınlaştığı öne sürülen mesajda, mevcut yasalar ve koruma mekanizmalarının yeterli olmadığı ve uygulanmadığı ileri sürüldü.

Emekçi kadınlara da haklarının verilmediği savunulan mesajda, YKP, tüm Kıbrıs’taki çalışanları, iki toplumlu 1 Mayıs eylemine katılamaya çağırdı.

ÖZBUDAK

Kıbrıs Türk Memur Sendikası (Memur-Sen) Genel Başkanı Şener Özbudak da yayımladığı 1 Mayıs mesajında, uluslararası işçi sınıfının birlik ve dayanışma gününün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çalışanlarına güzel günler getirmesini diledi.

KKTC’de çalışanların her gün işten atıldığı, işsizlikle boğuştuğu bir ortamda 1 Mayıs’ın buruk bir şekilde kutlandığı görüşünü dile getiren Özbudak, her gün zam yapılan bir ortamda pahalıktan halkın alım gücünün kalmadığı savundu.

Yıl başında belirlenen asgari ücretin pahalılık karşısında eridiğini söyleyen Özbudak, çalışma hayatında pek çok sorunlar yaşandığını, resmi tatil olan 1 Mayıs’ta dahi özel sektör emekçilerinin çalıştırıldıklarını ileri sürdü.

Özbudak şöyle devam etti:

“Bu ortamda her zamankinden daha fazla sendikalara görev düşmektedir.1 Mayıslar  çalışanların  daha fazla sahip sendikalarına sahip çıkması,birlik ve mücadeleyi yükseltmesi gereken günlerdir.”

CTP-BG GENEL SEKRETERİ ERK: “HALKA POLİSİN SİVİLE BAĞLANACAĞI SÖZÜNÜ VERDİK, SÖZÜ TUTACAĞIZ”

CTP-BG Genel Sekreteri Kutlay Erk, Polis Yasası’nın köklü bir değişikliğe ihtiyacı olduğunu söyleyen ve halka Polis’in sivile bağlanacağı sözü veren CTP-BG’nin, bu konuda halkına verdiği sözü tutmakla ve Polis’in demokratik hukuk devleti ilkelerine uygun şekilde yönetilmesini sağlamakla yükümlü olduğunu kaydetti.

Erk yazılı açıklamasında, “50 yıldır olağanüstü şartların yaşandığı ülkemizde demokrasi ve sivilleşme adına ne zaman bir adım atılmak istense demokrasi düşmanı statükocular koro şeklinde aynı şeyleri tekrarlamaya başlar. ‘Vatan elden gidiyor’ naraları eşliğinde Kıbrıs Türk halkının üzerine karabasan gibi çökerler” ifadelerine yer verdi.

“UBP’li siyasetçilerin emir komuta zincirinde yaşamaya alışık olduğu için halkın da bu şekilde yaşamasını istediğini” öne süren ve UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün Polis’in sivile bağlanması konusundaki söylemlerini eleştiren Erk, polisin sivile bağlanırsa siyasallaşacağını iddia etmenin komik ve ilkel olduğunu savundu.

“AMAÇ SİYASALLAŞMIŞ OLAN POLİS’İ ÇAĞDAŞ NORMLARA SOKMAK”

Kutlay Erk, “CTP’nin amacı, zaten siyasallaşmış olan Polis’i çağdaş normlara sokarak demokratikleşmesini yani sivilleşmesini sağlamaktır. Amaç, keyfi terfilerle adalet duygusu zedelenen, nakillerle sindirilen ve tehdit edilen polisimizi, ülkeyi yıllardır yöneten UBP’nin bu köhne zihniyetinden kurtarmaktır” dedi.

“Başbakan Özkan Yorgancıoğlu görevini devralırken polisteki terfi ve atamaların aniden uygulandığını; Polis Nakil Tüzüğü’nün adil olmayan yapısı nedeniyle onlarca polisin haksızlığa uğradığını, üniversite öğrencileri arasında çıkan kavgalarda dahi siyasi kararlar alınıp bazı öğrencilerin sınır dışı edildiğini, gazetelere işkence haberleri yansıdığını” anlatan CTP-BG Genel Sekreteri Erk, açıklamasında şunları belirtti:

“Bu nedenle, Polis Yasası’nın köklü bir değişikliğe ihtiyacı olduğunu söyleyen Partimiz, bu konuda halkına verdiği sözü tutmakla ve Polis’in demokratik hukuk devleti ilkelerine uygun şekilde yönetilmesini sağlamakla yükümlüdür. Son genel seçimlerde halkın 21 milletvekili ile hükümet kurma yetkisi verdiği CTP, gerek seçim manifestosu olan Akıl Defteri’nde yer aldığı gibi gerekse muhalefette olunan dönemde olduğu gibi, polisin sivile bağlanacağı sözünü halkına vermiştir. Halkından aldığı onayla Meclis çalışmalarını sürdüren hükümetteki arkadaşlarımıza desteğimiz ve güvenimiz tamdır.”









Başa dön tuşu