Köşe Yazarları

Yoksul çocuklar neden kolejli olmasın? Devlet ne yapmalı?








Efendim ‘zorunlu eğitim’ diye bir örgün eğitim kademesi var. Zorunlu eğitim devletlerin yasaları ile koruduğu eğitim kademesidir. Anlamı da şudur; bu eğitimin tamamını tüm bireyler alacak, kaçarı yok. Nedeni de standart vatandaş yetiştirmektir.




Her toplum kendi standart vatandaşını istediği şekilde donatır. Bilgiler yükler, tutumlar kazandırır ve ‘normal’ denen davranışları ona kazandırır. Böylece bireyler sosyalleşir; yani o topluma uyum sağlar.



Eğer bu kademede çocuk okuldan ayrılırsa, velisi suç işlemiş olur ve cezası da vardır. Adı üzerinde ‘zorunlu’. Devletler bu eğitim kademsini zorunlu tuttuğu için her türlü masrafı, kaynağı da yaratmak zorundadır. Ayrıca yasalar ile zorunlu eğitimi koruma altına alır.

Güya KKTC de koruma altına almıştır. Bakınız KKTC Milli Eğiti Yasası’ndaki 18 ilkeden 9.’su ‘Zorunlu Eğitim ve Öğretim Hakkı’dır*. Maddenin 1. Fıkrasında (1) Onbeş yaşına kadar süren eğitim, kız erkek ayırımı yapılmaksızın, her yurttaş için bir hak ve ödev olup zorunludur. İkinci fıkrasında ise (2) Her yurttaş zorunlu olmayan eğitim veren öğretim kurumlarında, ilgi ve yetenekleri ölçüsünde, isteğe bağlı ve ücretsiz öğrenim hakkını kullanarak yararlanır’ diye buyurulur.

Peki sosyal eşitlik, her anlamda KKTC Devleti tarafından da koruma altına alınmış mıdır? Yani olanaksızlıklar içerisinde olan alt tabaka aileler, evinin kirasını, elektrik, telefon faturalarını ve en önemlisi ayın otuz günü evinde yemek pişirecek maddi olanaklardan bile mahrumken, çocuklarını zorunlu eğitim kademesindeki okullarda okutmak için, üst tabakadaki ailelerinin çocukları ile eşit fırsata sahip midirler?

Diğer bir deyişle yoksul çocuklar ‘Zorunlu Eğitim ve Öğretim Hakkına’ sahip midir? Yasanın Genellik ve Eşitlik İlkesi yoksullar için sağlandı mı? Devlet bu hakka fakir çocukların da ulaşması için ne yapıyor?

Yasadaki 6. İlke de ‘Genellik ve Eşitlik’tir. İlkenin 1 ve 2. Fıkraları şöyle buyurur: (1) Her yurttaş, hiç bir ayırım gözetilmeksizin öğrenim ve eğitim hakkına sahiptir. (2) Eğitimde, hiç bir kişiye, aileye veya zümreye ayrıcalık tanınamaz.

Efendim bu ülkede eğitimde ‘Genellik ve Eşitlik’ de YOKTUR; kim ne derse desin. On bir yaşındaki fakir çocuklar üst tabakalardaki çocuklarla eşit hakları sahip değildir. On bir yaşındaki fakir çocuk,  ailesinin parası olmadığı için ‘Kolej Eğitimi’ hakkını kullanamaz.

Buralarda çoktan sosyal devletten çıkıldı ve Zorunlu Eğitim ve Öğretim Hakkı da uçup gitti. Hani yukarıda diyor ya ‘eğitimde, hiçbir kişiye, aileye veya zümreye ayrıcalık tanınmaz’ ya kolej olgusu ile aslında bir zümreye ayrıcalık tanınmaktadır. Biz yazınca kızanlar ve canı sıkılanlar oluyor, neden acaba?

Olanaksızlıklar içinde, hayatta kalma mücadelesi veren ailelerin çocukları öğretim hakkına sahip değiller.

Ülkeler Zorunlu Eğitim ve Öğretim Hakkı için önlemler alırlar. Örneğin çeşitli eğitim kademelerinde çocuklara burs, yatılı okul, kontenjanlar yaratarak, onların da olanaksızlıklarını aşıp kaliteli okullarda öğretim görmeleri sağlanır.

KKTC’de zaman zaman Atatürk Öğretmen Akademisi’nde Karpaz kontenjanı açılmış ve Akademi sınavında an sondaki öğrenciden çok düşük puan alan ve Karpaz’da ikamet eden öğrenciler Akademi’ye alınmış. Oradaki sosyo-kültürel ve ekonomik yapı için doğru bir uygulamaydı.

Peki neden aynı uygulama 11 yaşında ve aileleri olanaksızlıklar içinde yaşam mücadelesi veren küçük yürekler için de alınmaz?

Alt tabaka çocukları arasında öğrenme yeteneği çok yüksek pek çok çocuk var. Kolej diye bir okul olduğundan bile habersizler. Haberi olsa zengin çocuğu nasıl geçip koleje nasıl ulaşacak ve kolej eğitimi ile iyi üniversiteleri nasıl kazanıp gidecek ve geriye döndüğünde toplumdaki prestijli mesleklerin koltuklarını nasıl dolduracak?

Çocuklar EŞİT DOĞMAZ ne yazık. Eşitliği sosyal devlet yaratır. Alt tabaka çocuğu okul öncesi kuruma geldiğinde üst tabaka çocuktan 30 MİLYON DAHA AZ KELİME DUYAR.  Bu durum bile eşitsizliği gösterir. Sosyal devlet nitelikli okul öncesi programları ile bu eşitsizliği gidermek zorundadır.

Olanaksızlıklar yaşayan çocuklar için bir şeyler yapılmalıdır. Örneğin az öğrenci alan kolejlere 5, çok öğrenci alan kolejlere 10’ar öğrenci almakla işe başlanabilir. Devamında ilkokulda bu çocuklar belirlenip onlara artı eğitimler verilebilir.

Eşitsizliği ortadan kaldıracak diğer bir uygulama ilkokulda kolej eğitimi almak isteyen yoksul çocuklar belirlenip onlara ucube kolej sınavı hazırlığı başlanan 4. Sınıftan itibaren burslar verilebilir.

Bir diğer uygulama tamamen sosyo-ekonomik özelliklerin belirlenerek kolejli olmak isteyen öğrencilere yeni okullar açılabilir. Bu öneri için maddiyatı düşünenler olabilir ama bu ülkede vergilerimiz o kadar boş yerlere harcanıyor ki inanın her bölgöye yeni bir okul çok rahat yapılabilir. Yeter ki EŞİTSİZLİĞİ GiDERMEK İÇİN yola çıkmayı düşünen bir sosyal devlet olarak hareket edilsin. Ama nere öyle sosyal devlet!

*http://www.mebnet.net/sites/default/files/yasalar/17-1986.pdf









Başa dön tuşu