Köşe YazarlarıSürmanşet

Virüsün partisi yoktur!



Bazı krizler küreseldir ama onunla mücadele şekli genellikle bir coğrafyadan, diğerine, bir kültürden diğerine değişebilir!! Böylesi zamanlarda toplumların zaman içerisinde içselleştirdikleri her türlü tavır ve alışkanlık salgınla mücadelede bazen iyi bazen de kötü rol oynayabilmektedir.

İsveç’teki yalnız ve bireyci yaşam tarzı, salgının bir nebze daha az hızda yayılmasına neden olabilmiştir. Sosyal mesafe tutma, daha disiplinli toplumlarda eve girmeden de uygulanabilmiştir. Daha önce salgın geçirmiş Güney Kore gibi bazı Doğu Asya devletleri salgını çoğu yerden daha soğukkanlı ve hazırlıklı bir şekilde karşılayabilmişlerdir. Bir bakarsınız Türk kolonyasının ekstra nimetleri ortaya çıkmıştır. Tayvan gibi teknolojisi gelişmiş yereler geliştirdikleri softwear ve Applarla temas vakalarını daha kolay bir şekilde sıkı takibe almışlardır. Bhutan, Somaliland gibi İzole toplumlar ise bu avantajlarını kullanarak, salgının onlara ulaşmasını engellemeye çalışmışlar ve büyük oranda bunu becermişlerdir. Bosna’da özellikle Sarayevo’dakiler 25 yıl önce yaşadıkları abluka tecrübelerini “lockdown”a uyarlamaya çalışmışlardır.

Normal zamanlarda çok gerekli olan ve özellikle diaspora guruplarının varoluşsal tavırlarının bazıları, örneğin yakın sosyalleşme, misafirlik, aileler arası sıkı temas, dernek toplantıları gibi alışkanlıklar onlarca kişinin yaşamına mal olmuştur.

Kıbrıs’ta ise nüfusun büyük kısmının memur ve emekli (gerek memur, gerekse sigorta) olması bir anda kolaylıkla evde kal pozisyonuna geçilmesine yardımcı olmuş hatta bu kesim sokağa çıkmamak için baskı yapanların öncüleri de olmuşlardır. Fakat öte yandan toplumun hükümet üzerindeki baskıları devam ederken, bu baskılar bazen siyasi ve idare edenlerin bazı kararları zamanında alınmasında veya alınamamasında epeyi etkin olabilmektedir. Bu tip mahalle baskısı, kararların alınması haricinde, yapılan itirazların da geç yapılmasına veya hiç yapılmamasına neden olabilmektedir. Örneğin bu son Londra macerasında olduğu gibi.

Bu süreç bize bir de küçük toplum siyasetinin her kesimi ne kadar çok içine aldığını da göstermiştir bizlere. Sağ, sol fark etmez her türlü popülist siyaset böylesi küçük toplumlarda çok ama çok tehlikeli olabilmektedir. Onun için lütfen partizan baltalarımızı artık bir süre olsun gömme vakti gelmiştir. Bu yapılanları eleştirmemek anlamına gelmemektedir tabii, aksine eleştirilerin sağlıklı yapılmasına yardımcı olacaktır. Partiye göre eleştirinizi yapacağınıza, her konuyu irdeleyerek eleştirel düşüncenin çerçevesinde yapmakta büyük yarar vardır. Korona virüsle mücadele için, amigoluk ve partizanlık virüsünü de dezenfekte etmemiz gerekir. Aksi taktirde bize virüs değil de polemikler, yalan haberler, abartılı yorumlar, hedef göstermeler ve linç daha büyük ve kalıcı zararlar verecektir.


Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı