Seçim ortamında Türkiye müdahil olmadı. Hükümet kurma sürecine de müdahil olmadı. Düne kadar. İki noktada her zaman hassasiyet gösterildi. Özellikle İrsen Küçük hükümeti ve UBP...
Benim derdim, iki gündür Serdar Denktaş… Ne yapacak? Kimle görüşecek? Ne karar verecek? Parti içerisindeki karşıt görüşleri nasıl harmanlayacak…? Bunlar önemli. Zira, bir kesim “UBP’li”...
Bu ülkede polisin mutsuz olduğunu bilmeyen var mı? Tutturmuşuz bir “ketum yapı…” Kimse sorunlarını tartışmıyor… Tartıştırmıyor. Katı bir disiplin yapısı… Askerde bile kalmayan bir anlayış…...
Hala Sultan İlahiyat Koleji, bir süredir içten içe kaynıyor… Neden? Çünkü, Türkiye’den “meslek dersi görevlisi” adı altında gelen öğretmenlerle, okul arasındaki öğretmenler arasında uçurum giderek...
Arkadaşımız Bertuğ Topal, dün, Serdar Denktaş ile bir röportaj gerçekleştirdi. Randevu netleşir netleşmez, ben de Bertuğ ile oraya gittim. Neden? Çünkü, herkes çok şey söylüyor...
Bir Nasreddin Hoca fıkrasıdır… Hoca, bir gün eşekten düşmüş… Yerde kıvranıyor… Ahali başına toplanmış… Teselli veriyor… “Hocam sağa yat, ağrımaz…” “Hocam sola yat ağrımaz…” “Hocam...
Kudret Özersay dedi ki: “UBP ile koalisyon bile görüşmem. Ama, bir seçim hükümetinde DP ile bir araya geliriz. Ama, DP’den de hesap soracağız. Serdar Denktaş...
Seçim sonuçlarının derdine düştük. Bütün memleket… Dert ne? “Hükümeti kim kuracak?” Doğrudur. Herkes birbiri ile hükümet kurmama derdinde… 2017 bitti, 2018 geldi. Seçim nedeniyle, bekleyen...
Cumhuriyetçi Türk Partisi genel başkanı Tufan Erhürman sokağı işaret etti: “Bugün mücadelenin yeni evresinin ilk günü. Bugünden itibaren sokaktayız. Yurttaşlarımızla birlikte olmaya, onları dinlemeye, sorunlarına...