Köşe Yazarları

Sıkıntılarımız, çözüm yolları ve Yönetim anlayışı 






Anneler günü, Ramazan Bayramı,

Özellikle son pandemi dönemi içinde o kadar çok karmaşık olaylar yaşadık ki bu karmaşa içinde kapanmalar, her türlü psikolojik etkiler, başta bütün dünyayı saran ve sarsan covid 19 illeti ile, bir buçuk yıla yakın bir zamandan beri yatıp kalkıyoruz. Diğer sağlık sorunlarımızı da erteledik ki bununla da önemli başka hastalıklara açık kapı bıraktık.



Bununla birlikte maddi ve manevi açıdan halkımızı sürekli etkileyen siyasi, ekonomik, sosyal sorunlar ise içinden çıkılamayacak bir duruma geldi, ancak Yönetimin icraatta aynı seyirde ve anlayış ve duyguda sarıcı bir devlet şefkatiyle sorunlara çare bulamadığı veya hafifleteceği yerde ağırlaştırdığını ve sorunların çözümünde icraatların çok gerisinde kaldığı da açıktır. Ve umursamazlık ise daha üzücü ve moral bozucu bir Yönetim anlayışıdır.

Nedir bu çıkmaz? Sorunlar çözülemez mi ?. Devlet yönetiminde İcraatı yapan Hükümetin bir bütün olarak  bilinçli ve hakikaten niyetli olması halinde çözülmeyecek veya hafifletilemeyecek sorunlar yoktur. Ancak görüyoruz ki halkın beklentisi yerine, görevde olanların kendi tercihlerinin ön planda ve süratle başka sorunlar yaratacak icraatlara devam ediyor.. Halkın adaletli bir icraat beklemesi hiçbir yöneticinin gailesi değil.

Meclise bakıyorsunuz, koltuklar bomboş, konuşanlara cevap verecek Hükümet salonda maalesef oturmuyor bile. Halbuki halkın beklediği böyle bir durumda Hükümet üyelerinin her gün kürsüde yapılacak icraatlarla, geleceği umutlandıracak halkın geneline hitap edecek, rahatlatacak önlemlerin alınmasıyla ilgili haberleri duymaktır. Bu kadar kayıtsızlık ve umursamazlık içinde olan Yönetimlerin yapabileceği hiçbir şey yoktur düşüncesiyle moraller daha da bozuluyor. Hatta halkın moralini daha da bozacak beyanatlar, ikide bir para vardı yoktu şikâyetleri, mali yönden halka değnek gösterirken, diğer taraftan vergilerin toplanmaması, her gün haksız ve partizan atamalarla mükellefiyetlerin arttırılması, gereksiz yerlere devletin yasal olmayan istedikleri kesimlere 100 milyonları bulan ödemeler yapması, Vergi bağışlamaları, acımasızca artan fiyatların karşısında ilgili makamların seyirci gibi bakması ve hiçbir önlem almaması, döviz kurları dolayısıyla alım gücünün gittikçe düşmesi ve maddi sıkıntıların artması, borçluların borçlarını ödeyemez duruma gelmesi, mali piyasanın da daralması ve sayacağımız daha bir çok sorunlar beklemede iken sorunların çözümünü öngören bir hareket mevcut değil. Halkın önünü görecek yeni ferahlatıcı piyasayı rahatlatacak mali açılımlarla ilgili yetkililerden bir ‘gelecek planı’  görememesi, ‘idari boşluğun’ hissedilmesini daha çok arttırmaktadır.

Bırakalım Planı kısa vadeli ferahlatıcı dönem açılım programı yok. Hem mevcut kaynaklarını kullanmayarak hem Türkiye ile işbirliği halinde aşırı döviz kur artışları karşısında Türk Lirasındaki alım gücünün yerine konmasını sağlayamayarak bir icraat yürütülmesi mümkün olmadığına göre Hükümetin bu görevlerini yerine getirmesi zorunluluktur. Mazeretler değil doğru ve halkı rahatlatacak icraatlar gerekir.

Umarız Ramazan Bayram tatili, Yetkili içraatcıların yoğun bir çalışma dönemi olur.

 

Anneler günü ve Mübarek Ramazan Bayramı,

Bu yazıyı yazdığım Pazar günü anneler günü. Bütün vefakâr, cefakâr ve özellikle sevgi dolu bir gönülle çocuklarına sahip çıkan, her türlü zorlukları aşarak büyüten ailesine ve toplumuna ülkesine faydalı evlatlar yetiştirmiş annelerin Anneler gününü kutluyorum. Anne fedakârlıktır, karşılıksız sevendir. Karşılığı da bir sevgi ve saygıdır. Bütün dünyada annelik kutsallıktır. Allahın verdiği gönülden sevgisi, koruyucu, sarıcı bir ruhu vardır.. Bu genel bir vasıftır. Tabii ki çeşitli nedenlerle çocuklarına sahip çıkmayan sadece doğum yapanlar yok mu? Var.. çocuklarını terk eden, başkalarına muhtaç eden kendi hayatını yaşayan anneler ve babalar ? Bu kadar sorumsuzsanız o zaman çocuk yapmayın. Çok şükür ki Ülkemizde yavrusunu çocuklarını kendi hayatı için terk eden ve sokaklarda büyümeye bırakan, veya her yönden istismar eden annelerin ve ebeveynlerin istisna oluşu toplumumuza has bir meziyettir ve gururumuzdur.

Mübarek Ramazan Bayramını da yarın kutluyoruz. Hayırlı Bayramlar ve güzel aydınlık günler dileyelim. Yardımlaşmanın , sevginin, anlayışın, toleransın, dayanışmanın, dürüstlüğün ve yumuşaklığın, merhametin, dinimizin esas temeli olduğunu unutmayalım.

Zulüm, bencillik, haksızlık adaletsizlik, maddiyata aşırı düşkünlük, cimrilik, her türlü hırsızlık, dolandırıcılık, haksız kazanç ve dayanışmadan uzak adaletten ve iyi niyetle ilgili her türlü fiilden uzaklık, Müslümanlık dininin dışında bir inançlar silsilesidir.

Birlik, bütünlük ve huzur verecek fikir ve fiillere odaklanalım. Eski Bayram’ların temiz sevgi, saflıkların verdiği güzellikleri ve mutlulukları yeniden yaşamak iyi niyetimizle mümkündür.

Sevgi , saygı ve mutluluklar dileklerimle gelecek tüm bayramların aydınlıklar içinde olmasını dilerim.







Başa dön tuşu