En Üst

16 Aralık 2017

Haber Üst 1
Haber Üst

Sası sası kokuyor!

Sası sası kokuyor!
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Sası sası kokmak

Anadolu ağzında türemiş bir sözdür.

Kıbrıs’ta kullanıldığı için “Kıbrıs Türkçesi” nde yer alıyor.

Etimolojik olarak bakıldığında, kökenin Anadolu olduğu belirtiliyor.

Esas kelime “sasığ”, ancak denildiğine göre,Türk dilinin “Oğuz grubu” nda “ğ” düşüyor, geriye “sası” kalıyor…

Günümüzde Türkiye Türkçesinde sıklıkla bilinmiyor.

Belki bazı yörelerde…

Örnekler birçok Kıbrıs Türkçesine ait sözcüklerle çoğaltılabilir…

Demek ki, bir kopma olabiliyormuş.

Dilde olduğu gibi başka kültürel özelliklerde de toplumların ana gövdeden kopması, başka kültürel özellikler edinmesi doğal.

Nerde kaldı ki, aynı toplumun içinde farklı düşüncelerden, farklı algılayışlardan, farklı yaşam tarzlarında da kültürel kopmalar olması mümkündür.

En kuvvetli örnek Türkiye’dir maalesef.

Buna göre, laik kesimlerle, İslami kesimler arasında yaşam tarzı ve toplumsal olayları algılayış bakımından müthiş bir kopma süreci yaşanmıyor mu?

Bunu hayatın her alanında görmek mümkün çıplak gözle.

Biri elindeki pet şişeyi ortalık yere atmaktan çekinirken, diğeri bunu özenle alıp bir çöp sepetine atıyor; her ikisi de birbirini yadırgıyor durumdadır!

Biri şortlu gezmenin çağdaş bir dünyada özgürce yaşamak olduğuna inanıyor, değeri kapalılığı savunarak örtünüyor; her ikisi de birbirini yadırgıyor durumdadır.

Örnek çoktur.

Son zamanlarda yaşanan bu süreci, kültürel kopuşla izah etmek mümkün…

Fazla ileriye gitmeyelim ama,

Aynı toplum içinde yaşanan kültürel kopuşlar kötü günlerin müjdecisi olur genelde.

Bunlar da görülüyor, elle tutuluyor zaten.

Öte yandan, bir başka toplumun bir başka coğrafyada toplumsal kimlik edinirken bir başka toplumun gövde ve kültüründen geldiği varsayılsa bile, onun elde ettiği kültürel kopuş, aslında yadırganacak bir durum olmamalı.

Tam aksine bu zenginliğin korunmasına odaklanmalı…

Tam aksi yapılıyor…

Sası sası kokmak sözcüğünden başladık,

Bütün bunların farkında olmayanların yaşadıkları coğrafyayı ille de ana gövdeye benzetme çabası,

Üstelik ana gövdenin de kendi kopuşlarına bakmadan bir başkasının edindiği kimliği, kültürü yerle bir yeksan etme çabaları gerçekten de meselenin sası sası kokmasına neden oluyor…

Bu sası sası kokma durumunun nasıl ortadan kalkacağı kültürel bir mesele mi?

Yoksa siyasi bir mesele mi?

Dikomo (Dikmen) köyüne minareleri kürdan misali olan, arabik stilde bir cami yapıldı.

Bugüne kadar köyün kiliselerinden bir tanesi cami olarak kullanılıyordu.

Bu kültür, Kıbrıs’ta beş yüz yıldır gelişmiştir.

Malum yerlerin çoktan ölngördükleri “açılım” a göre (fetihçi zihniyet), özellikle kırsal alanlarda cami niyetine kullanılan kiliseler terk ediliyor; onlar kaderine bırakılıyor, yerine uyduruk camiler yapılıp, Kıbrıs Türk kültüründen uzaklaşılıyor.

Bir şeylere benzetme ve başkalaştırma çabası.

Dikomo’da çoğunluk nüfus Kıbrıslı Türklerden oluşuyor.

Cami ise oldukça stratejik bir bölgeye yapılmış; dağ yamacına.

Burası Arabistan” diye bağırıyor!

Ezan okunduğunda bütün köy zıplıyor!

Halbuki ezan ve çan sesleri kararında ve doğallığında iken, bu ülkenin kendi kardeş melodisi gibi algılanırdı!

Kültürel kopma derken bu ve buna benzer kopmalardan bahsediyoruz…

 

 

 

 

 

 

 

Haber İçi Alt 1
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis