Şahali: Antlaşmaya aykırı davranıldı

2 Nisan 2018 Pazartesi | 11:00
Erkut Şahali

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali Türkiye’den gelen suyun tarımsal kullanım amaçlı altyapısının hazırlanması projesinde Türkiye’nin antlaşmaya aykırı hareket ettiğini belirtti

 

 AYKIRI: Tarım Bakanı Şahali: 2 Mart 2016 tarihli anlaşmada tarımsal suyun bölgelere ulaştırılmasıyla alakalı projenin ihalesi ve yapımından KKTC sorumlu. Ancak şu anda tünel inşaatı Türkiye tarafından yapılıyor. O anlaşmanın hükümlerine aykırı davranıldı. Çavuşoğlu, maliyetinin yüksekliği nedeniyle tünelin ayrı olarak Türkiye tarafından başlatıldığını ifade etmişti

FİYAT ÖNEMLİ: Şahali, tarım suyu için fiyatın Türkiyeli yetkililer ile yapılacak görüşmelerin ardından belli olacağını söyledi. Şahali: Türkiye’den gelen su çok nitelikli bir sudur. Ancak kaliteye ek olarak o suyun tarımsal alanlarda şu anda kullanılan suyun maliyetinden daha aşağıda olması gerekmektedir

Bertuğ TOPAL
Bertuğ TOPAL

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali Türkiye’den KKTC’ye gelen suyun tarımsal alanda kullanılmasına yönelik yapılan çalışmalarda eski bakan Nazım Çavuşoğlu’nun da buna engel olmamasıyla Türkiye ile KKTC arasında yapılan Su Antlaşması’na aykırı bir durum olduğunu söyledi. Şahali, gelen suyun tarımsal kullanım amaçlı altyapısının hazırlanması, ihale edilmesi ve yapımının KKTC hükümetinin sorumluluğunda olduğunu ifade etti.

Tarımsal alanlara suyun ulaştırılması ile ilgili hem çok ciddi bir gecikme hem de çok ciddi sıkıntılar söz konusu olduğunu kaydeden Şahali, Şu itibarı ile Geçitköy Barajı’ndan tarımsal alanlara suyu ulaştırmak için başlatılan bir tünel inşaatı devam ediyor. Ancak bu konuda Türkiye ile imzalanan anlaşmanın dışına çıkıldı. 2 Mart 2016 tarihli anlaşmada tarımsal suyun bölgelere ulaştırılmasıyla alakalı projenin hazırlığından KKTC hükümetinin sorumlu olduğu net şekilde ifade edilmişti. Bu projenin bütünlüklü bir proje olacağı yani tüneli ile sulama alanlarıyla şebekesiyle bir bütün olarak hazırlanıp ihale edileceği o anlaşmada ifade edilmişti. Ancak şu anda tünel inşaatı Türkiye Cumhuriyeti tarafından projelendirildi, Türkiye Cumhuriyeti tarafından ihale edildi ve hale hazırda Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri Dairesi kontrolünde devam etmektedir. Dolayısıyla o anlaşmanın hükümlerine aykırı davranıldı” dedi.

 

Soru: Tarım suyu için fiyatın belirlenmesi noktasında bir çalışma var mı? Çünkü tarım suyunun kullanılmasında en önemli faktörlerden biri de fiyatı olacak gibi duruyor

Şahali: Bu elbette Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile yapılacak görüşmelerin ardından belli olacak bir konudur. Şunu ifade etmek lazım: Türkiye’den gelecek suyun bu ülkede tarımsal üretimi çok daha yukarılara taşıyacak bir hale getirecek bir hedef ifade edilmişti. Bu hedefe ulaşmakta suyun kalitesi çok önemlidir ve Türkiye’den gelen su çok nitelikli bir sudur. Ancak kaliteye ek olarak o suyun tarımsal alanlarda şu anda kullanılan suyun maliyetinden daha aşağıda olması gerekmektedir. Dolayısıyla fiyat belirleme çalışmaları sonuçlandırıldığında ortada en temel referans bu olmalıdır.

 

 Erkut Şahali

Soru: Tarım sektörünün daha da ileriye götürülmesi için ne gibi hedefler belirlediniz?

Şahali: Hedefim tarımın ülkede sadece sorunlarıyla gündeme gelen bir bakanlık olmadığını ortaya koymaktır. Çünkü pek çok sorun gibi tarım konusu da bu ülkede yapısal sorunların yaşandığı ve reform ihtiyacının hat safhada olduğu bir alandır. Dolayısıyla tarım kesiminin tarım yaparak mutlu olacağı bir düzen yaratmak istiyorum. Tarım kesiminin muhatabı olan yurttaşların da başta gıda güvenliği olmak üzere tarımla ilgili kaygı duymadığı bir düzeni yaratmak istiyoruz. Tarım özellikle mali konulardan kaynaklanan sebeplerle gündeme gelir. Devletin sağladığı desteklerin yeterli olmadığı ürünün arzu edilen fiyatı sağlamadığı sebeplerle gündeme gelir. Dolayısıyla bizim amacımız hem devletin sağladığı desteklerin tarım alanında verimliliğin artmasına yol açması dolayısıyla tarımda faaliyetin sürdürülmesini sağlamak ama aynı zamanda üretilen ürünlerin hem ülkede hem de mümkün olan alanlarda ülke dışında para etmesini getirecek durumu sağlamaktır.

Yarım kalan işlerimiz elbette vardır. Özellikle tarım destek düzeninin değiştirilmesiyle alakalı bir başlangıç yapmıştık ve özellikle küçük baş hayvan sütünün artırılmasına dönük, ülkede esasa ihtiyaç duyulan kaba yemin üretilmesine dönük bir destek programı açıklamıştık. O konularda herhangi bir değişiklik yapılmamakla birlikte kalemlerde gereken düzenleme yapılmadı. Dolayısıyla şu anda maalesef 2018 yılını bu anlamda kaybettik. Çünkü 2017 yılı sonunda hem bütçe hem de bizden önceki hükümetin açıkladığı destek kalemleri nedeniyle arzu ettiğimiz vizyonu ortaya çıkaracak destekleme modelini öngöremedik. Ama ilk günden beridir ifade ediyoruz, hükümet programına da yazıldı tarımsal faaliyetler devlet tarafından performansa dayalı desteklenecek. Devletin sağladığı tarım destekleri belli koşullara bağlı olacak ve o koşulları yerine getiren için realize olacak. Burada temel amacımız ürünün kayıt altına alınması ve üretim faaliyetinin gerekli koşullara ve şartlara uygun şekilde yerine getirilmesini sağlamak olacak.

 

Soru: Tarım destek düzeni noktasını açacak olursak? Ne gibi kriterler ve koşullar ortaya konacak?

Şahali: Performansa dayalı destek formülünden bir örnek verecek olursak; hububat tarımını ele alalım. Arpa buğday ekenin ektiği için her halükarda desteklendiği bir model söz konusudur. Arpa buğday eken ve hasat etmek üzere bu faaliyeti yürütenler devletten 32 lira dönüm başına destek alırlar. Bunu tane olarak değil de kaba yem ihtiyacının karşılanmasına dönük sano veya silaj olarak işleyenler ise dönüm başına 50 TL alıyor. Ancak bu üretim faaliyetini yerine getirirken tarla ekime gereken biçimde hazırlandı mı? Gereken gübreleme yapıldı mı? Uygun tohum kullanıldı mı? Gereken zaman gereken ilaçlama yapıldı mı? Bu konularda gereken denetim yapılmıyor. Devlet ne yapar üreticinin beyanına bağlı olarak o faaliyetin yerine getirildiğini kabul eder. Kuraklık var mıdır yok  mudur ona bakar. Eğer kuraklık tespiti yoksa beyan edilen üretim bedelini hesaplamaya başlar. Eğer kuraklık varsa o kuraklığın tazminatı ile beraber alan bazlı tespit yapar. Halbuki doğru yöntemlerle tarım yapılması verim açısından oldukça önemlidir. Her türlü üretim faaliyetinde hak ediş için denetimlerin yapılmasıdır bizim bahsettiğimiz. Önümüzdeki yıldan itibaren üzerinde duracağımız en temel konu bu olacak. Bu bize daha iyi çalışan tarımsal faaliyetin ortaya çıkarılmasında hem de devletin desteğinin daha iyi kullanılmasına yarar sağlayacağını düşünüyoruz.

 

Soru: Geçmiş dönemlerde tarım ve hayvancı bir çok kez başbakanlık kapılarına dayandı, bir çok taleplerde bulundu. Bu dönemde bu talepleri nasıl karşılamayı planlıyorsunuz?

Sözünü ettiğimiz hiçbir şey yeni değil. Biz sadece irade beyanı yapıyoruz. Elbette mevzuatta ve yönetmelikte belli başlı değişiklikler varsa onları da güncelleyeceğiz. Belli alanlarda var olan ve uygulanmayan meseleleri uygulayacağımızı söylüyoruz.

Bu konuda önümüzdeki yıl uygulayacağımız kriterlerin açıklaması konusunu yaz mevsiminin başında yapmayı planlıyoruz. Kimse açısından sürpriz bir şey olmayacak. Herkes girişeceği işin koşullarını bilecek. Dolayısıyla sürprizlere açık veya sorunlar kapıya yığıldığı anda müdahaleyi tercih etmeyeceğiz.

Hayvancı ve üreticilerle sürekli şekilde görüşüyoruz. Şu anda ciddi sorunların yaşandığı bir dönemdeyiz. Kuraklık ihtimalinin artık ciddi anlamda gündeme geldiği dolayısıyla ürün kaybının ve üreticinin para kaybının muhtemel olduğunu bir noktaya geldik. Talep baskısı üzerimizde vardır. Devlet bütçesiyle yönetilir, dolayısıyla tarım destek bütçesi bakanlığın sahip olduğu kaynaklar bellidir. Bütçe açısından devlet açısından sahip olduğumuz kaynaklar tüm olumsuzlukların eksiksiz şekilde telafi edilmesini sağlayacak kadar büyük değildir. Müzakere yaşanacağı aşikardır. Umarım koşulları uzağına düşmeden ilerler ve toplumu huzursuz edecek olaylar yaşanmadan makul anlaşmayla sonuçlanır.

 

Soru: Hükümet programında da yer alan “ekonominin üretime dayalı olarak büyütülmesinin” hedefini nasıl sağlayacaksınız? Tarım Master Planı’nın uygulanması noktasında bu noktada duruş nedir?

Şahali: Tarım Master Planı bir vizyon belgesi olmalıdır ama şu anki Tarım Master Planı içerisinde gerçekçi bir vizyon planına yer verilmedi. Sadece tarıma dayalı istatistiklere yer verilen son derece değerli bir çalışma ama tarım açısından bir vizyon ifadesi ortaya koymuyor. Yeni bir öneri ortaya koymuyor. Hale hazırda planın ortaya çıkmasında emek verenlerle yeniden bir gözden geçirme çalışması yapılmalı.

Tarım ilk ekonomik faaliyettir. Dolayısıyla tarımsal üretimi artırmak ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamak anlamına gelir. Tarımın genel ekonomisi içerisindeki payını büyütmek temel hedefimiz noktasındadır. Girdilerin katlanarak değer bulacağı bir sistem yaratmaya çalışıyoruz.

 

Soru: Kaçak et noktasında ciddi birtakım sıkıntılar var. Neredeyse her hafta kilolarca kaçak et ülkemize giriyor. Bu noktada ne gibi girişimleriniz olacak? Et ithali konusunda görüşünüz nedir?

Şahali: Nitelikli etin ülkeye girişinde bir sınırlandırma söz konusu değil. Ancak bu noktada ithalat talebi de söz konusu değil. Dolayısıyla biz kendi mezbahalarımızda kesilen hayvan sayısına baktığımız ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli et sayısının o hayvanlardan elde edilemeyeceğini net bir şekilde görüyoruz. Bir biçimde pazara bu etler tedarik edilip sürülüyor. Her gün için kaçak et ile ilgili kriminal bir vakanın kayıtlara geçiyor olması da süreklilik arz eden kaçakçılık faaliyetinin varlığına işarettir. Bana ticaret kesiminden ciddi anlamda bir baskı var et ithalatının serbest bırakılmasıyla alakalı. Bu hayvancılıkla geçinen insanlarımız açısından radikal bir taleptir. Dolayısıyla biz bakanlık olarak bu ülkede bugün ve gelecekte ortaya çıkacak et ihtiyacı ile ilgili talep tahminlerinin hesaplanması noktasında çalışıyoruz. Sahip olduğumuz hayvansal envanter eğer bu taleplerin karşılanmasına yeterli değilse ithalat konusunu gündemimize alacağımızı ilettik. Ama şu an için gündemimizde böyle bir konu söz konusu değildir. Bizim temel amacımız ülkede üretilen tüm hayvansal ürünlerin değer bulmasını yakalamaktır.

 

Soru: Türkiye’den gelen suyun düzgün kullanıldığını düşünüyor musunuz? Özellikle Tarım noktasında durum nedir? Bu suyu ne zaman tam randımanlı şekilde kullanabilecek üretici?

Şahali: Tarım için şu anda su kullanılamıyor. Evsel olarak 32 milyon metreküp su yüzde 90’ın üzerinde kullanılıyor. Tarımsal alanlara suyun ulaştırılması ile ilgili hem çok ciddi bir gecikme hem de çok ciddi sıkıntılar söz konusu. Şu itibarı ile Geçitköy Barajı’ndan tarımsal alanlara suyu ulaştırmak için başlatılan bir tünel inşaatı devam ediyor. 5.7 kilometre uzunluğundan 4.2 metre genişliğinde bir tünelin yapımı devam ediyor. Ancak bu konuda Türkiye ile imzalanan anlaşmanın dışına çıkıldı. Ben göreve geldiğim günden beridir bunu söylüyorum. 2 Mart 2016 tarihli anlaşmada tarımsal suyun bölgelere ulaştırılmasıyla alakalı projenin hazırlığından KKTC hükümetinin sorumlu olduğu net şekilde ifade edilmişti. Bu projenin bütünlüklü bir proje olacağı yani tüneli ile sulama alanlarıyla şebekesiyle bir bütün olarak hazırlanıp ihale edileceği o anlaşmada ifade edilmişti. Ancak şu anda tünel inşaatı Türkiye Cumhuriyeti tarafından projelendirildi, Türkiye Cumhuriyeti tarafından ihale edildi ve hale hazırda Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri Dairesi kontrolünde devam etmektedir. Dolayısıyla o anlaşmanın hükümlerine aykırı davranıldı. Bu konuda öncelikle tespitlerimiz vardır ve DSİ ile görüşmelerimiz oldu ve anımsanmasını isterim bütçe görüşmeleri sırasında benden önceki bakan Çavuşoğlu tarım projesinin bütünlüklü maliyetinin yüksek olması nedeniyle tünel inşasının bütününden ayrı olarak Türkiye tarafından başlatıldığını ifade etmişti. Şunu belirtmem gerek uluslararası anlaşmalar yürürlüğe girdikleri yöntemle yani meclis tarafından değiştirilebilir.

Bu nedenle anlaşmanın hükümetlerine aykırı bir hareket vardır. Türkiye Cumhuriyeti görevlileri ile resmi görüşme yapma arzusundayım. Bu konunun değerlendirilmesi yapmak ve sorumluluklara sadakatinin ifade etmek istiyorum. Bu görüşmenin ardından inanıyorum ki su konusu daha iyi yere gelebilecek diye düşünüyorum.

 

Soru: Tarım suyu için fiyatın belirlenmesi noktasında bir çalışma var mı? Çünkü tarım suyunun kullanılmasında en önemli faktörlerden biri de fiyatı olacak gibi duruyor

Şahali: Bu elbette Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile yapılacak görüşmelerin ardından belli olacak bir konudur. Şunu ifade etmek lazım: Türkiye’den gelecek suyun bu ülkede tarımsal üretimi çok daha yukarılara taşıyacak bir hale getirecek bir hedef ifade edilmişti. Bu hedefe ulaşmakta suyun kalitesi çok önemlidir ve Türkiye’den gelen su çok nitelikli bir sudur. Ancak kaliteye ek olarak o suyun tarımsal alanlarda şu anda kullanılan suyun maliyetinden daha aşağıda olması gerekmektedir. Dolayısıyla fiyat belirleme çalışmaları sonuçlandırıldığında ortada en temel referans bu olmalıdır.