DünyaEkonomiKöşe Yazarları

Rusya’ya Karşı Yaptırımlar Başarılı Olur Mu?







Son günlerde konuşulan önemli konulardan biri Rusya’ya karşı yapılacak yaptırımlar. Yaptırımlar konusunu beraber irdeleyelim. Hufbauer ve Oegg (2003) çalışmasında 1914 yılından itibaren 1999 yılına kadar uygulanan yaptırım kararları incelenmiştir. Araştırmaya göre ABD’nin içinde bulunduğu yaptırımların başarılı olma oranı yıllar içerisinde azalmıştır.




Tablo 1:Yaptırımlar



Yaptırım SayısıBaşarıBaşarı Oranı
Tüm Yaptırımlar
1914-194414750%
1945-1969472043%
1970-1979421331%
1980-198932825%
1990-1999581729%
ABD’nin İçinde Bulunduğu
1945-1969291655%
1970-197931826%
1980-198922314%
1990-1999431126%

                                   

Hufbauer ve Oegg (2003) ifadesiyle soğuk savaş sonrası dönemde, eskiden devletin iç işlerini ele alan birçok mesele artık uluslararası toplumun meşru endişeleri olarak görülmeye başlanmıştır. Somali, Liberya, Ruanda, Sierra Leone ve Yugoslavya Federal Cumhuriyeti’ne karşı BM yaptırımlarının hepsi iç savaş ve iç çatışma nedenlerinden dolayı yapılmıştır.  Diğer BM yaptırımlarının nedenleri terörizm (Libya, Sudan ve Afganistan), toprak saldırganlığı (Irak, Birinci Körfez Savaşı öncesinde), kitle imha silahları (Irak, Birinci Körfez Savaşı’ndan sonra) ve bölgesel çatışmalar (Etiyopya ve Eritre) olarak kamuoyuna duyurulmuştur. Ancak, birçok durumda, insanı etkileyecek tehditler büyük güçler açısından büyük bir endişe kaynağı haline gelmemiştir. Bunun sonucunda BM şemsiyesi altında yalnızca zayıf şekilde uygulanan silah ambargoları uygulanmıştır. Bu duruma benzer bir şekilde, AB yaptırımlarının çoğunluğu sadece küçük yardım kesintileri olarak gerçekleşmiştir.

1990 yılların başından itibaren ise yaptırımların uygulandığı yerler konusunda değişiklikler yaşanmaya başlanmıştır. Latin Amerika ülkelerini hedef alan yeni yaptırımlar azalmış ve Afrika’daki ülkeleri kapsayan yeni yaptırımlar artmıştır. Hufbauer ve Oegg (2003)’e göre Latin Amerika ülkelerine karşı ABD’nin ekonomik yaptırımlarının örnekleri, bölge demokratik yönetime doğru ilerlerken azalmıştır. Bununla birlikte iç çekişmelerin, bölgesel çatışmaların ve endişelerin artmasına tepki olarak baskıcı rejimler üzerinde Afrika’da yeni yaptırımlar uygulanmaya başlanmıştır.

Günümüze gelindiğinde ise 2018 yılı itibari ile ABD’nin hazine bakanlığında verilerinde bahsedildiği üzere yaptırımda bulunulan ülkeler Beyaz Rusya, Burundi, Küba, Kongo, İran, Irak, Lübnan, Libya, Kuzey Kore, Somali, Sudan, Suriye, Rusya, Venezuela, Yemen ve Zimbabve’dir. Bunlar arasında ekonomik önemi olan yaptırımlardan Rusya yaptırımı 2014 yılında Rusya’nın Kırım bölgesini ilhakı sonrasında gerçekleşmiştir. Bölgenin önemli ülkelerinden olan İran yaptırımı ise 2012 yılında Nükleer anlaşmazlıktan dolayı başlamış 2016 yılında kaldırılmış ve 2018 yılı itibari ile tekrardan yürürlüğe girmiştir.

2018 yılında gerçekleşen ve ABD hazine bakanlığının verilerinde yaptırım olarak sınıflandırılmayan Çin ve Türkiye yaptırımları da bulunmaktadır. 2018 yılı nisan ayında başlamak üzere ABD, Çin’den gelen çelik ve alüminyum ithalatı için yeni tarife uygulamalarını hayata geçirmiştir. Temmuz ayında ABD Çin mallarına 34 milyar dolarlık %25 ek vergi oranı tarifesini duyurmuştur. ABD yönetimi, tarifelerin ABD’deki işletmelerin ulusal güvenliğini ve fikri mülkiyetini korumak ve ticaret açığını azaltmaya yardımcı olmak için gerekli olduğunu söylemişlerdir. Bu yönetmelik ile ABD yönetimi, 1974 Ticaret Kanununun 301’inci maddesinde belirtilen haksız ticari uygulamaların ve fikri mülkiyetin çalınmasını önlemek amacıyla yaptırımları gerçekleştirmiştir. 1974 Ticaret Kanununun 301’inci maddesinden dolayı ABD tarif uygulama değişikliklerinde Dünya Ticaret Örgütünün onayına ihtiyaç duymamaktadır. 2001 yılında Ukrayna metal sektörüne yapılan tarife değişikliği de bu madde öne sürülerek yapılmıştır. 2018 yılı Ağustos ayı itibari ile ABD yönetimi Türkiye’de tutuklanan bir vatandaşı (Papaz Brunson) ile ilgili bir tepki vermiş ve bununla birlikte çelik ve alüminyum ithalatındaki tarifelerde iki katı bulan değişikliklere gitmişlerdir. Çelik sektörü Türkiye’nin ihracatının %7’lik kısmına denk gelmekte ve tarife değişiklikleri çelik sektöründe olan firmaların borsada gün içerisinde %8 ile %9.9 değer kaybetmesine neden olmuştur.

Hufbauer ve Oegg (2003) çalışmasında görüldüğü üzere yaptırımların finansal sonuçlara neden olmasına rağmen politik konularda başarı sağlama yeteneği azalmaktadır. Pandeminin ortaya çıkardığı ekonomik süreç büyük buhran dönemini anımsatmaktadır. Dolayısıyla, ekonomik yaptırımların başarısı yapılacak yaptırımın büyüklüğüne ve dönemin koşullarına bağlı olacaktır.

Kaynakça

Hufbauer, G. C. ve Oegg, B. (2003), “Economic Sanctions: Public Goals and Private Compensation”, Chi. J. Int’l L.4, 305.

US Department of Treasury 2018, https://www.treasury.gov/resource-center/sanctions/Programs/Pages/Programs.aspx.









Başa dön tuşu