Köşe Yazarları

PROTOKOLDEN BİR ALINTI

Mahmut Sezinler yazdı







T.C. ve K.K.T.C. arasında imzalanan ekonomik protokol en sonunda kamu oyununun bilgisine gelmiştir. Eğer bu protokol imzalanmadan önce okunmuş ve imzalanmışsa ve/veya okunmadan imzalanmışsa Kıbrıs’lı Türkler’e büyük bir ihanet edilmiştir.




Bu ülkenin Kıbrıs Türk halkının gaylesini hiç çekmiyorsunuz. Bu protokolde söz ile gerçeğin uyumsuzluğunu en üst seviye de görüyoruz.



Gelin protokolden bir alıntı ile hepimizin günlük hayatını etkileyen bir maddeyi irdeleyelim. “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde işlemlerin Türk lirası ile yapılması özendirilecek” işte bu madde söz ile gerçeğin tam bir uyumsuzluğudur.

Kıbrıslı Türkler kullanılan para birimlerinin sonuç ilişkilerinden dolayı çok mağdur olmuş ve birkaç kez fakirleşip tekrar ayağa kalkmaya çalışmışlardır. Bu yüzdendir ki bireyler kendi değişim araçlarını ve kendi değer saklama araçlarını seçerken çok dikkatli olmaktadırlar. Gelin teşvik edilecek olan Türk lirasına bir bakalım.

Bir para biriminin para olabilmesi için dört fonksiyonu yerine getirmesi gerekir. Bu fonksiyonlar söyle;

-Satın alma özelliği

-Ölçü birimi

-Değer saklama

-Sözleşmelerde kullanılma

Türk lirası’nın 1961 yılında dolara karşı değeri 9,00 TL=1 Dolardı. Bu 1970 yılına kadar aynı değerde gitti. 1970 yılında 1 dolar 14,85 Türk lirasına yükselip üç yılda böyle gitti. Sonra bir miktar geri geldiyse de 1979 yılında 1 dolar 36,06 Türk lirasına yükseldi ve Türk lirası’nın kaderi bundan sonra süratle değişmeye başladı.

Türk lirasının değer kaybetmesi sonucu yabancı parayı yatırım aracı olarak görenlerin dövize talebi artınca Türk lirası’nın da geleceği sorgulanmaya başlandı. TCMB 2021 Aralık ayında 2022 yılı için dolar tahminini 13,7719 olarak belirtmişti. Bu tahmin şimdiden tutmadı. Tahmin 2021  yılı içerisinde de tutmamıştı zaten. Reuters 49 para birimi stratejisti ile yaptığı anket sonucunda Türk lirası için 2022 beklentisi %14 değer kaybı olarak çıkmıştı. Ankette TL en fazla değer kaybeden para birimleri arasında gösterildi. Hepimiz biliyoruz ki Türk lirası bir saklama yani tasarruf aracı olamaz. Saklarsanız tasarruf olarak tutarsanız değer kaybeder. Kira sözleşmesi veya diğer sözleşmeleri de yapamazsınız zarar edersiniz. Ölçü birimi de olmuyor. Çok suretli değişime uğruyor. Geriye tek bir fonksiyon kalır kullanabileceğimiz; değişim aracı.

Yani Türk lirası dört fonksiyonundan üçünü kaybetmiş durumda bu yüzden iki üç ve hatta dört paralı bir sistem vardır ülkemizde. Biri Dolar diğeri Euro ötekisi Sterlin ve Türk lirası. Türk lirası güven vermediği için geleceği de yok. Çünkü Türk lirası para olma özelliğini kaybetti. Bu yüzdendir ki Türk lirası borç veren herhangi bir finans kuruluşu pek göremezsiniz veya görseniz bile reel olarak yüksek faiz ile risk primi üzerine konularak borcu alabilirsiniz.

Türk lirası’nın  değer kaybetmesi için talep yaratılması konusunda uygulanmaya geçilen tüm önlemlere rağmen maalesef başarı sağlanamamaktadır. Kur korumalı mevduat bile işe yaramadı. Türk lirası saklama aracı fonksiyonunun yanı tasarruf aracı olma özelliğini kazanamamıştır.

Türk lirası ile dolar 1940’lı yıllarda 1,3 civarındaydı yani neredeyse iki para birimi değeri eşitti. 1940 yılından sonra Türk lirası dolar karşısında atılan 6 sıfırı da eklersek 8 milyon kat değer kaybetti. Türk lirası yumuşak para ‘soft currency’ olduğu için sürekli dövülüyor. Daha da dövülmeye devam edecek maalesef.

İşte bu yüzden bırakın Kıbrıslı Türkler istedikleri para birimini kullansınlar.

 









Başa dön tuşu