Köşe Yazarları

Protokolde hayal kırıklığı ve fakirleşme   







Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 2022 yılı mali işbirliğini kapsayan protokol imzalandı. Sır gibi saklanan ve hiç kimsenin bilgi sahibi olmadığımız protokal 4 milyar 250 milyon Türk lirası bir kaynağı öngörmektedir. Bu kaynak bu günkü USD Dolar kuru ile (14,7170) 288,771 Milyon Dolar gibi bir meblağa balig olmaktadır. Yani K.K.T.C.’nin kayıt dışılıktan her yıl kayba uğradığı vergiden de az. Bir türlü düzeltemediğimiz ve/veya değiştiremediğimiz ekonomik düzenimizin ve de bozuk vergi sisteminden ötürü kayıt dışına ittiğimiz iktisadi faaliyetlerinin yarattığı kayıp vergi. Bizim avuç açmamızın en önemli nedenlerindendir ikisi.




İmza töreni her zaman ki gibi yine tavsiyelerle dolu idi ve genellikle giderlerin azaltılması yönünde tavsiyeler yapıldı. Sayın Fuat Oktay tarafından bu doğru yani bizim K.K.T.C. olarak fuzuli harcamaları yani devletin cari giderleri daha dikkatlice bütçelemeli ve gelirinin yaratılmadığı herhangi bir harcamanın giderinin de bütçeleşmemesi gerektiği üzerinde de hassasiyetle durulması gereken bir konu.



Sayın K.K.T.C. Başbakanı Sucuoğlu giderlerin azaltılması için ağzındaki baklayı attı ve maaşları ödeyebildikleri kadar ödeyeceklerini söyledi.

Anladığım şu ki hükümetimiz mevcut yapıyla mevcut iktisadi düzende hayat pahalılığı endeksi üzerinde bir takım oyunlar yaparak hayat pahalılığını düşük gösterecek ve gerek maaşlar gerekse buna bağlı ödemeler ona göre yapılacak. Maaşları ödemek ana misyonuyla iş başına gelen hükümetimiz gelirlerin artması ve insanlarımız daha refah bir hayat sürdürebilmesi için herhangi bir vizyon maalesef geliştirmiş değil.

Anladığım diğer bir unsur daha fazla dolaylı vergi toplamak. Burada vergi reformundan bahsetmiyorum. Mevcut vergi düzenindeki vergilerin artırılmasından söz edilmektedir. KKTC Hükümeti iktisadi bilime ters hareketle piyasanın iktisadi faaliyetlerde bulunabilmesi için piyasaya nakit varlık vermek ve vergi indiriminde bulunmak yerine bunun tersi vergi artırımı yapılarak kayıt dışılığı daha da artırmak vizyonuyla devletin bekasını sağlamak peşindedir.

Reel ekonomik faaliyette bulunan ve geçimini reel ekonomide arayan insanımızın ne yapacağı konusunda sayın Başbakanımız hiçbir vizyon ortaya koymamıştır ve/veya koyamamıştır. Onun için devletin kutsallığı esastır. Peki azalacak olan gelirlerde vergi gelirleri de azalacak. Yaşam kalitesi düşecek fakirleşme hız kazanacak ve bu gemideki zenginde fakirde suya gömülecek.

Son yıllarda Kıbrıs Türk Toplumu’nun gerek Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden gerekse iktisadi vizyon eksikliğinden ve de Türk lirası’nın değersizliğinden kaynaklanan fakirleşme süreci hız kazanmış. Bu hız son sürat 3 yıldır devam ederken üzgünüm fakat süreç daha da hızlanmış gözükmektedir.

Bir an evvel tüm siyasal erkin bir hedef altında vizyonel bir çalışmaya acil ihtiyaç var.









Başa dön tuşu