EkonomiKöşe Yazarları

POLİTİKALAR GELİR DAĞILIMINI OLUMSUZ ETKİLİYOR.

Mahmut Sezinler yazdı







Kuzey Kıbrıs’ta dolarizasyon ve bağlantılı olarak enflasyon yükselişini sürdürüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nde uygulanan ekonomik politikalar ve bu politikaların imzalanan işbirliği protokolleri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine de uygulanması K.K.T.C.’de ki gelir dengesizliğini artırmaktadır.




Finansal yatırım araçlarının reel getirilerine baktığımızda hiç bir yatırım aracının tasarrufları enflasyon karşısında korumaya yetmediğini görüyoruz. Enflasyon karşısında şu anda izlenen en rasyonel yol birikimleri tüketime dönüştürmek olarak görülüyor. Bu bağlamda birikimi olan insanlardan borç alan insanlara bir servet transferi oluyor. Yüksek enflasyonlu zamanlarda tüketime harcanan parasal birikimler yükselen talep yoluyla enflasyonu daha da artırarak bir kısır döngüye sokar. K.K.T.C. Merkez Bankası verilerine göre kredi kartı borçlularını ve diğer bireysel kredilerde artışlar gözlemlenirken tüketici kredilerinin büyüme hızının enflasyondan düşük olduğunu gözlemliyoruz. Bu ise gelir yetersizliğinin tüketimi büyük oranda etkilendiği anlamına geliyor. Enflasyon ve Türk lirasındaki değer kaybı sabit ve dar gelirlilerin alım gücünü hızla düşürüyor. Beyaz eşya, otomobil, ev satışları hızla düşmüş tatil ve beslenme ihtiyaçlarını karşılamayan onlarca aileler mevcut. Bu ise K.KT.C.’de ciddi maddi yoksulluk olduğunu gösteriyor. Bu gün bir araştırma yapılsa K.K.T.C. nüfusunun en az %25’inin ciddi maddi yoksulluk içinde olduğunu göreceğiz.



K.K.T.C.’de arz-talep dengesinin tüketici aleyhine inanılmaz seviyede bozulması alt gelir grubundaki nüfus için ciddi bir sorun haline gelmiştir.

Alt gelir grubu çalışanları sürekli borç ödemelerini ötelerlerken ciddi bir borç alacak sorunlarıyla karşı karşıya kalıyorlar.

Bu durum davranışsal iktisat çalışmalarında bilişsel kapasite yükü olarak yerini buluyor. İnsanlar o kadar fazla borçlarına odaklanıyor ki bilişsel kapasitelerini farklı problemleri çözmede tam olarak kullanamıyorlar. Bu ise insanların hem günlük yaşamlarında hem de iştikal ettikleri işlerinde veya mesleklerinde başarısızlıklara yol açmaktadır.

İnsanlar mutsuzluğunu gelen yüksek faturaları sosyal medyada paylaşmaya başlamaları ile gösteriyorlar. Hayat pahalılığı insanların zihinlerinde epey yük oluşturmaya devam ediyor.

Gelir dağılımı bozukluğunun bireyler üzerinde bıraktığı olumsuz psikolojik etkinin yanında adaletsiz yaşamın da etkisiyle insanlar arasındaki yaşam farkı bir diğer eşitsizliği oluşturuyor. Bizi AB ülkeleriyle karşılaştırma yaptığımız zaman gelir dağılımı eşitsizliğinde zirve de yer alıyoruz. Yoksulluğu azaltıcı ve gelir dağılımı adaletsizliğinde ki artışı engelleyici politikalar bir an evvel uygulamaya geçirilmezse yoksullukla beraber gelen ağır ruhsal sorunları ve bütçeleri konusunda aşırı düşünmeyi deneyimleyen insanlar hızla artacaktır. Ekonomik eşitsizliklerin boyutları giderek korkutucu seviyelere ulaşıyor ve vatandaş için koşullar daha da ağırlaşıyor.









Başa dön tuşu