Köşe Yazarları

Online öğretimde ölçme-değerlendirme problemi


 Covid-19 ile zorunlu olarak bizler de birdenbire kendimizi online (çevrimiçi) eğitimin içerisinde bulduk. Yüz yüze öğretimden online öğretim sürecine dahil olduk. Ben de oğlan da ev ortamında online öğretim sürecine geçtik.

 Online öğretimin avantajlarını ve dezavantajlarını hem öğretici hem de oğlanın öğrenci olarak dahil olmasıyla aynı zamanda gözleme imkanı bulduk. İkisini birlikte değerlendirme şansını yakaladık.

 Online öğretimin yüze yüze öğretime oranla avantajları elbette çok fazla. Online eğitimde dahil olduğunuz portalda karşınıza çıkan bir panel mevcut. Dersinizi sanal sınıfta sunarsınız. Öğrenciler de eşzamanlı olarak karşıda sizi dinler. Avantajlı bir programınız varsa ve sanal sınıftaki öğrenciler sayıca az ise kameraları da açtırıp, kimlerin gerçekten dersinizi dinlediğini de görebilirsiniz.

Kameraları açacak imkanınız yoksa, öğrencilerin dersinizi ‘dikkatle’ takip edip etmediklerini kontrol edemiyorsunuz; bu da bir dezavantajdır. Yüz yüze öğretim sürecinde ‘örtük’ de olsa öğrenciniz dersinize katılsa, jest ve mimiklerini takip edip, dersinize katılım durumuyla ilgili karar verme şansınız var. Halbuki online eğitimde bu şansınız malesef yok

 Öğrenciniz eşzamanlı dersinizi izlemiyorsa bir şansı daha mevcut; bu da bir avantajdır. Eğer dersinizi kayıt etmişseniz sonrasında öğrenci, imkan ve zaman bulduğunda üstelik istediği kadar dersiniz ‘tekrar’ ederek izleyebilir. Bazı online eğitim sağlayan programlarda sonradan eşzamanlı dersi izleyemeyen öğrencilerin de kayıttan dersinizi izleyip izlemediğini kontrol edebilirsiniz.

 Nitekim bazen oğlana ‘Ders nasıl gidiyor?’ diye sorduğumda ‘Dinlemiyorum ki’ yanıtını alıyordum. Gerekçesi de şuydu: ‘Ben bu dersi biliyorum neden dinleyim’. Öğretmen sanal sınıfta, kendisi karşısında ama dersi dinelemediğini söylüyordu; ancak bu durum pek nadirdi.

 Online eğitimin en önemli dezavantajı, öğretmenlerden gelen tepkilere göre, öğrencilerin bulundukları köylerde, beldelerde, kısaca yaşam alanlarında internet erişimlerinin olmamasıdır. İnterneti olmayan öğrenciler sonradan da dersleri takip edemiyorlar. Büyük bir fırsat eşitsizliği –ki bu durum ile ilgili yorumları daha önce bu köşeden paylaşmıştık (ilgilenenler arşivden okuyabilirler).

 Online eğitimin en büyük dezavantajlarından bir diğeri ise programın ‘ölçme ve değerlendirme’ boyutunda kendisini hissettirdi.

  Bazı öğrenciler özellikle üniversitelerde, öğretim elemanlarından daha fazla bilgisayar teknolojisi bilgisine sahiptirler. Öğretim elemanlarının bu niteliklere sahip öğrencileri kontrol etmeleri mümkün değil. Öğretim elemanları nasıl sınav yaparsa yapsın öğrencilerin ‘kopya’ yapma olasılıkları her zaman mevcuttur. O nedenle online öğretimde ölçme ve devamında öğrencilerin başarılarını değerlendirmede ‘güvenirlik’ ve ‘geçerlik’, yüz yüze öğretime oranla problemli.

 Öğrencilerin karşınızda ne yaptıklarını görmezseniz (tıpkı eşzamanlı derste göremediğiniz gibi) sınav esnasında da kontrol mümkün olmaz. Nitekim üniversite öğrencileri bizlere iki, üç bilgisayarla aynı anda sınava girdiklerini, kendilerine yardımcı bulduklarını ve soruların cevaplarını anında araştırıp yanıtladıklarını aktardılar. Üstelik geçmişe oranla bazı derslerde asla alamayacakları notları online sınavlarda aldıklarını söylüyorlar.

  Sınav esnasında ‘soruyu yanıtladıktan sonra geriye dönme’yi kilitleseniz bile öğrenciler yardımlaşma ile sorunun doğru yanıtını hemen bulabilirler. Tabi ki eğer sorunun yanıtı kitaplarda, internette veya ders kayıtlarında varsa.

O nedenle online eğitimde sınavlar yeniden ele alınmalı. Özellikle kitap ve ders notlarında cevapları bulunabilecek sorulardan kaçınılması şart. Bunun yerine açık kitap kurallarına uygun sınavların daha etkili olduğu açık. Soruların yanıtlarını kendi yorumları ile bulup yanıtlayacak türde sorularla öğrenciler ölçülmeli.

YÖK’ün de üniversitelerdeki ölçme-değerlendirme önerileri arasında yer alan ‘proje’ veya ‘ödev’ türü ölçme-değerlendirmede online sınavlardan daha avantajlı. Özellikle öğrencilerin yapacakları görevlere odaklanarak puan takdir etmek güvenirlik ve geçerliği artırabilir. Projelerde internetten araştırıp bulabilecekleri bilgilere de puan verilebilir ancak ağırlığı daha düşük tutulur. Yüksek orandaki puan, öğrencilerin kendilerinin üretecekleri ve hiçbir yerde olmayan bölümlere verilmeli.

Öğrencilerin dersin hedef davranışlarını net olarak kazanıp kazanmadıklarını ortaya koyacak projeler hazırlanarak yapılacak ölçme-değerlendirilme uygulamaları online eğitimde daha güvenilir ve daha geçerli araçlardır.


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı