Köşe Yazarları

Okullarımız beyin dostu mudur?

Okullarımız gerçekten beyin dostu mudsur? Beynin gelişimine destek olacak ortamlara sahip midir? Beynin gelişimine uygun bir çevre midir?

Araştırmalar beynin ‘esnek’ bir yapıda olduğunu ortaya koymaktadır. Erken yaşlardaki çevre ve ortamın, beynin yapısında önemli bir etkisi olduğunu ortaya koymaktadır.

İnsanlarda beyindeki sinapsların yoğunluğu hayatın ilk aylarında keskin bir yükseliş gösterir ve 1ya da 2 yaşlarında zirveye ulaşır. Bu zirvede sinaps yoğunluğu ise yetişkinlerdeki bağlantı yoğunluğundan % 50 fazladır. 2 ile 16 yaş arasında ise düşüş gösterir. 72 yaşına kadar da hemen hemen aynı düzeyde kalmaktadır. Küçük çocukların hızlı öğrenmesinin o sırada mevcut olan sinaps bağlantısını yansıttığı yönünde varsayımlar mevcuttur*.

Peki küçük yaşlardaki beynin yapısının esnekliği nasıldır? Salk Enstitüsü nörobiyologlarından W. Maxwell Cowan hem ön beyin hem de gözün sinirsel bölümünün, baştaki nevral plakanın uzantısı olarak oluştuğunu belirtir*. Gelişimin ilk yıllarında burada ektodermal dokudan bir parça alındığında, komşu hücreler çoğalıp yayılıyor ve hem beynin  hem de gözün gelişimi normal seyrini izliyor. Ama bu parça kısa bir süre sonra tekrar alınsa ya beyinde ya da gözde kalıcı bir hasar meydana geliyor. Hasarın büyüklüğü de hangi dokunun alındığına bağlıdır.

Bir başka nörolog Patricia Goldman da hayatın ilk yıllarında sinir sisteminin ciddi yaralanmalara ya da tecrübesel değişikliklere esneklikle uyum sağladığını ortaya koydu*. Bu dönemde sinir sistemi yaşamın sonraki bölümlünde yeterli olabilecek alternatif bir yol ya da bağlantı geliştirebilir; ancak yaralanma ya da değişim geç dönemde olursa, ilgili hücreler ya rastgele ya tümüyle ayrı kalacaktır*. Görüldüğü gibi gelişimin ilk yıllarında beyin daha esnek bir durumdadır.

Prof. Dr. Howard Gardner’e göre bağlantıların çok olduğu çocukluk döneminde, beyinde bir hasar meydana gelirse, organizmanın bu hasara karşı kendini kurtarabilme şansı daha fazaladır. Bir yaralanma sonrası hücre bağlantılarında büyük bir artış gözlenir diyor Gardner. Hatta o kadar ki 6 haftada gerçekleşecek büyüme, bazen 72 saatte tamamlanır. Aynı şekilde eğer doğumda bir göz çıkarılırsa, retinal ganglion hücrelerinin ölümünde (genelde doğumdan 2 hafta sonra gözlenir) kayda değer derecede düşüş görülür.

Beyindeki hücreler arasındaki bağlantıların yayılmasının başka olası nedenleri de vardır. Ortamın zenginleştiği dönemlerde hücreler arasında büyük bir rekabet gözlenir, uygun güçte ve özellikte bağlantılar kurabilen hücreler kendilerini korur*.

Kaliforniya Üniversitesi’de Mark Rosenweig ve meslektaşları zenginleştirilmiş ortamlarda hayvanlar (özellikle de fareler) yetiştirdiler. Bu ortamlarda başka fareler yanında merdiven ya da tekerlek gibi bazı oyuncaklar da vardı. Bir grup fare de yetirince yiyecek ama başka hiçbir şeyin olmadığı ‘yoksul ortamlarda’ yetiştirildiler. ‘Zenginleştirilmiş ortamdaki fareler’ çeşitli davranışsal becerilerde daha iyi oldular; ayrıca iyi beslenmiş olan fareler koşullara daha iyi uyum sağladılar. 80 gün sonra fareler kesildi ve beyinleri incelendi. Bulgular; Zenginleştirilmiş ortam farelerinin serebral korteksleri yoksun bırakılmış ortam farelerinden % 4 daha ağırdı. Daha da önemlisi, beyin ağırlığındaki artışın önemli bölümü görsel algıya hizmet eden, zenginleştirilmiş ortamda özellikle harekete geçmiş olan bölgelerde gerçekleşmişti.

Yukarıdaki araştırma ve diğer araştırmalar, zenginleştirilmiş ortamların beyin ağırlığında önemli değişimler kadar, davranışı da geliştirdiğini ortaya koydu. William Greenough da karmaşık ortamlarda yetişen hayvanların, beyin bölgelerinde daha büyük sinir hücreleri, daha fazla sinaps, daha fazla sinaptik bağlantı bulunduğunu gösterdi*.

Özetle beyin küçük yaşlarda esnektir. Zenginleştirilmiş ortamlarda beynin yapısı etkilenir. Daha fazla sinir hücresi, sinaps ve sinaptik bağlantı oluşur. O halde okul öncesi ve ilkokulun ilk yıllarında okulların ‘zenginleştirilmiş ortam’lar sunması gerekir; çünkü öğrenme beyindeki bu yapılar sayesinde gerçekleşir. Fakat okullarımız 44 yıldır zengin ortamlardan yoksun bırakılmıştır. Beynin esnek yapısında daha fazla bağlantı sağlayıp öğrencilerin daha kolay öğrenmesi engellenmiştir. Kısaca okullarımız beyin dostu değildir. Öğrencilerin bütün duyu organlarını harekete geçirecek uyaranlar yoktur. Sadece kulak için öğretmenin ders anlatırken kullandığı ‘ses’ten başka uyarıcılar yok.

*Prof. Dr. Howard Gardner. Frames of Mind: The Theory of Multiple Intelligences. New York: Basic Books. 1983.

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı