Köşe Yazarları

Okullar öğrencilerin ‘ruh sağlığı’nı korumuyor            

Bir yeni eğitim dönemi daha başladı; öğretmen ve öğrencilere başarılı ve mutlu olması dileğiyle. Eğitimin sonsal amacı öğrencileri gerçekten ‘mutlu’ etmek olmalıdır. Çocuklarımız ve gençlerimizin ruhsal sağlıklarını beslemek temel amaç olmalı.

Ne yazık ki bu konuda KKTC verileri endişe verici boyutta. Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi verileri kişileri endişeye düşürmekte yeterli. Yılda 18 bin hasta başvurusu, ortalama 100 yatılı hasta. 2011 yılında uyuşturucu madde bağımlılığı için 10 kişi başvurmuş, 2014’te 106  ve 2015 ile 2016 yıllarındaysa ‘patlama’ olduğunu klinik şefi aktarmış*. Rakamlar ciddi boyutlarda. 18 bin hasta başvurusu arasında 18 yaş altı öğrencilerin oranının, geçmiş yıllara oranla arttığı da bilinmekte. Peki bu tür problemler için önlemler var mı? Ruh sağlında temel kurum olan ‘eğitim’ ve onun okulları ne gibi önlemler almış?

Eğitimin sonsal amacı öğrencilerin uyumlarını sağlamaktır. Bunun için de öğrenci  ihtiyaçları ile toplumun ihtiyaçlarını ‘uyumlu’ bir şekilde dengelemek lazım. Ne yazık ki okullardan ve ailelerden gelen tepkiler, okulların bu açıdan problem yumağı olduğudur; özellikle de ‘özel okullar’.

Çağdaş dünya eskiye nazaran, bireylere daha zorlu koşullar dayatmakta. Rekabet, çağdaş dünyanın en büyük zorlayıcısıdır. Bireylerin önüne sürekli engeller çıkararak, onları ‘yarış’ içine sokar.  Yarışı kazanma kaygısı öğrencileri güvensiz ve çatışma içerisine sokar. Öğrencilerin büyük bir çoğunluğu devamlı olarak yetersizlik duygularının egzersizini yapar**.

KKTC okulları bunun için örneklerle dolu. Öğrencilere sürekli ‘yetersizlik duygusu’ yaşatmak için düzenlenmiş sanki. İlkokul sonu saçma sapan bir ‘kolej sınavı’, ortaokul sonu liseye giriş sınavı ve lise sonu ünversite sınavı. Tüm sınavlar öğrencilere birer yetersizlik duygusu yaşatma riskidir.

Akademik problemler yanında, okulların öğrencilere dayattığı bir de sosyal problemler var. Okulladaki katı kurallar, demokratik olmayan yaptırımlar, fiziksel cezalar, arkadaş zorbalıkları, şiddet ve benzeri istenmeyen olgular, öğrenciler için patlamaya hazır bomba gibidir. Bazı özel okullar bu konuda daha da sorunlu. Öğrenciler özel okullarda daha fazla risklerle karşı karşıyadır.

Yetersizlik yaşama riski buralarda daha fazla. Öğrenciler arasında moda olan nesnelere sahip olamama, büyük  yetersizliklere neden olmakta. Son moda cep telefonları, giysiler, oyuncaklar, ayakkabılar. Hatta öğrenciler, ailenin sahip olduğu arabayı beğenmez durumda. Daha lüks arabayla aranmayı tercih ediyorlar. Buradaki amaç da diğer öğrencilere karşı yetersizlik duygusu yaşama riskidir.

Bazı özel okuların KKTC toplumuna uymayan ‘İngiliz Kültürü’nü öğrencilere dayatması da yetersizlik duygusuna neden olmakta. Katı İngiliz Kültürü, hoşgörü, sevgi ve anlayışın hakim olduğu KKTC Kültürü’nden çok farklı. Bu fark nedeniyle de çocuklar okulda ‘çatışma’ içine sokulmakta. Ev kültüründe olabildiğince ‘özgür’ olan öğrenci, okuldaki İngiliz Kültürü’ne göre davranış sergilemesi istendiğinde, birden bire çatışma içine sokulmaktai Bu çatışmadan galip çıkan öğrenciler için sorun yok ancak galip gelemeyenler ‘yetersizlik’ duygusunu yaşamakta. Bu da öğrencilerin ruh sağlığını yaralamakta.

Okullar çağa göre kendilerini yenilemeli. Okullar şu sorulara da odaklanıp cevap vermeli*; Çağdaş okullar, ruh sağlığını korumak ve öğrencilerin uyum gücünü geliştirmek için onlara neler vermekte ve neler vermesi gerekmektedir? Okullar kendilerine düşen bu büyük sorumluluğa ne ölçüde duyarlıdır?

KKTC okulları biraz da ruh sağlığı açısından görev ve sorumluluklarını yerine  getirmelidir. Bu amaçla harekete geçilmeli. Yukarıda da belirtildiği gibi KKTC verileri endişe yaratmakta. Öğrencilerimizin uyumlarını sağlmak için kendi ihtiyaçlarının farkın varmaları ve toplumun beklentilerine de uzlaştırabilmelerini sağlamak lazım. Aksi takdirde çocuklarımızın ruh sağlıkları yara alır; veriler de bu endişeye kapılmak için yeterli. Ruh sağlığını korumak için okullarda neler yapılmalı? Konusunu sonraki yazılarda tartışmak üzere; sizce de değer mi?

*http://resimler.havadiskibris.com/bu-hastane-hasta-ediyor/

**Doç. Dr. Yadigar Kılıçcı (1989). Okullarda Ruh Sağlığı. Ankara: Şafak Matbaacılık.

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı