Poli

Kuzey Kıbrıs’ta Özel İlgi Turizmi –Orkideler Ve Mitoloji-

Turizm’i en genel şekli ile tanımlayacak olursak: Tatil, eğlence, sağlık, din, spor gibi çeşitli nedenlerle ve sürekli yerleşmemek kaydıyla seyahat eden insanların, seyahatleri süresince ihtiyaç duydukları hizmet ve malları  satın almalarıyla ilgili olayların ve ilişkilerin tümü olarak açıklanablir. Turizm, günümüzde en hızlı ve dinamik olarak gelişen bir endüstri şeklidir aynı zamanda ve gelişen dünyamızda çeşitli turizm şekilleri mevcuttur. Konu “ Özel İlgi Turizmi” olunca ve Ülkemiz düşünülünce, benim de en çok sevdiğim konuların başında, belki mesleğim olan eczacılıktan dolayı botanik turizmi ve bu bağlamda orkideler gelmektedir.

Daha fakülte yıllarımdan botanik bilmi ilgimi çekmiş ve tam bir doğasever olan kişiliğimle bağdaşmıştı. Fakülte yıllarında teorik olarak ayrıntılarını öğrendiğim bitki ve çiçekleri, ileriki yıllarda katıldığım doğa-fotoğraf gezileri ile yakından gözlemleme ve fotoğraf karelerine aktarma şansını yakaladım. Hala daha en büyük zevklerimin başında doğa yürüyüşleri, flora gözlem ve fotoğraf çekimleri gelmektedir.

Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, üç kıta arasında yer almakta ve gerek coğrafi konumundan, iklim özelliklerinden, gerekse farklı habitatlardan dolayı zengin bir bitki örtüsüne sahip nadir ülkelerden birisidir. 2000’e yakın çiçekli bitki içerisinde ise orkideler   yadsınamaz bir öneme sahiptir.

orkide

Dünyada bilinen 25,000 civarında orkidenin 52’si Kıbrıs’ta, 32’si ise Kuzey Kıbrıs’ta bulunmakta ve  turistler için de bir çekim kaynağı olmaktadırlar. Her yıl özel ilgi turizmi bağlamında, orkide gözlem turlarına katılmak için yüzlerce turist ülkemizi ziyaret etmektedir.

Orkideler, Orchidaceae Familyası’ndan olup, her iki yarıkürenin değişik bölgelerinde yetişen fakat en çok tropiklerde bulunan, çok yıllık otsu bitkilerdir. Bazıları toprakta, bazıları ağaçların üstünde yaşar. Besinlerini, fotosentezden çok, çürümüş bitkilerden sağlarlar. Yaklaşık 450 cins ve 25.000 kadar türü vardır. Orchis, Ophyrs, Serapias, Anacamptis türleri yumrulu, Limodorum abortivum türü klorofilsizdir. Yumrulu olanlar müsilaj bakımından zengin olup, yumuşatıcı olarak kullanılırlar. Yumrulu orkidenin toprak altı kısmında 2 yumrusu bulunur; ana yumrudan o yılın gövdesi oluşurken, kardeş yumrudan ertesi yıl gövde oluşur. Topraktan söküldüğünde kökte bitişik iki yumru görüldüğü için testis anlamına gelen orchis adını almışlardır.

 

Orkideler, yaprakları rozet şeklinde,  tek sap üzerinde başak şeklinde çiçeklenme gösterirler  ve böcekler için çekici görünüşe sahiptirler. Bazı Orchis, Ophyrs ve Dactylorhiza türlerinin kurutulmuş yumruları toz edildikten sonra süt ile pişirilerek gıda olarak kullanılır. Ozellikle salep içeceği ve dondurma yapımında, ayrıca şifalı bitki olarak kullanılırlar. En yoğun çiçekleme, Mart-Nisan aylarıdır. Çiçeklenme renkleri, menekşe, kırmızı, pembe, sarı, yeşil ve beyazdır.

orkidde

Orkide çiçeği, özellikle Antik Yunan medeniyetinde doğurganlık, cinsellik ve verim anlamlarını çağrıştırmıştır. Bu konudaki ilk tarihi bilgi, ünlü Botanikçi Theoprastos’a dairdir. Theoprastos, orkide yumrularını testislere benzeterek, bu çiçeğe Yunanca testis anlamına gelen orkis adını vermiştir. Antik Yunan’da insanlar orkidelerle döğurganlık ve cinsel güç arasındaki bağlantıyı o kadar kuvvetli görmüşler ki, buradan bir batıl inanç doğmuştur. Şöyle ki: kalın ve büyük orkide yumruları yiyen kadının erkek çocuk, ince ve küçük yumruları yiyen kadının ise kız çocuk doğuracağına  inanılırdı.

Orkide çiçeğinin anlamlarından biri  de aşk ve güzelliktir. Bu anlamlarını ise, terlik orkidesi hikayesinin Afrodit’le bağlantısından almaktadır. Şeklinden dolayı terlik orkidesi adını alan ve bilimsel adı Paphiopedilum olan orkidenin diğer ismi ise Baf orkidesidir.

Bilindiği üzere, Yunan mitolojisindeki sevgi, aşk, tutku, cinsellik ve güzellik tanrıçası Afrodit’in Baf kıyılarında köpüklerden doğduğuna inanılır. Baf’ın (Paphos) da, Afrodit’in hayat verdiği Galathea ile Pygmalion’un oğlu olduğu yine mitolojide yer almaktadır.

Mitolojiye baktığımız zaman karşımıza çıkan bir diğer efsaneye göre, şarap tanrısı Diyanisos bir şarap şenliği düzenlemiş ve annesi bir su perisi, babası bir satir olan genç Orchis  bu şenlikte çok içip sarhoş olmuş. Orchis, Dianysos’un elçilerinden bir kıza tecavüz etmeye kalkışmış ve bunun sonucunda da şarap şenliğinin kadın görevlileri Orchis’i paramparça etmişler. Babası oğlunun tekrar sağlıklı olarak canlandırılması için tanrılara dua edince, duası, sadece bir bitki olarak diriltilmesi şeklinde kabul edilmiş. Genç Orchis böylece orkideye dönüşmüş.

Benim daha çok sevdiğim farklı bir orkide  efsanesine göre ise:

Dünyanın eşi benzeri olmayan Kahramanmaraş’ın Geben yaylasına, daha bahar mevsimi başlamadan da evvel, adı Orkis olan, beyaz kadife tenli, mis kokulu, zarif bir prenses gelirmiş. Orkis, yaylanın eteklerindeki köy ahalisinin gözleri uykuya dalınca, uçar adımlarla Geben’in gökyüzüne en yakın dağındaki yalçın kayalıklarına koşarmış. Oturdu mu etekleri dağı kaplar, upuzun saçlarının eşsiz kokusu bütün yaylayı sararmış. Tılsımlı rüzgâr eksik notalı bir şarkı gibi serenada başladığında, Orkis rüzgârın sevdasına karşı o upuzun saçlarını çözer ve gün doğasıya dek tararmış.

Günlerden bir gün prenses Orkis’in dağlardan ovalara inen eteklerine, göklerden süzüle süzüle gelen leylekler konuvermiş. Leylekler, Orkis’in sarı çiçekli eteklerinin üzerinde öyle güzel duruyorlarmış ki, Orkis, gözlerini ayırmadan leylekleri seyre dalmış…

Vakit öyle hızlı geçmiş ki, günün akşama döndüğünü çok geç fark etmiş. Sırrının açığa çıkacağından korkup telaşlanan Orkis, eteklerini hızla dağın eteklerinden çekivermiş. Çekmiş çekmesine de, eteklerinde bekleşen leylekleri unuttuğundan, göçe geride kalan yorgun leyleğin kanadını da kırıvermiş.

Prenses Orkis, uçar adımlarla gelmiş leyleğin yanına. Yaralı leyleğin başında saatlerce gözyaşı dökmüşse bile, kanadı kırık leylek bir türlü gözlerini açmıyormuş. Orkis, saçlarından bir kaç tel koparıp yaralı leyleğin kırık kanadını şefkatle sarıverince, kendine gelen leylek birdenbire silkinip dünya güzeli bir delikanlı oluvermiş.

Delikanlıyı görünce sesi soluğu kesilen Orkis’in o an nutku tutulmuş. Derken delikanlının yaylayı çınlatan sesi duyulmuş:  “Asırlar var ki ben, dağ taş diyar diyar dolaşıp, nice gökyüzü eskitip seni arıyordum ” deyince, Prenses Orkis, kendisini bu dağa çeken şeyin ne olduğunu işte o an anlamış. Delikanlı ve Orkis, konuşmadan, nice vakit öylece dağlarda kalmışlar.

Gelgelelim mutlu vakit tez geçmiş, havalar soğumaya başladığında, delikanlı Orkis’e dönüp; “seninle uzun yıllar yaşayabilmem için şimdi gitmem gerek, mutlaka döneceğim” dedikten sonra, silkinip kar beyaz kanatlı bir leylek olup uçup gitmiş.

Orkis, bir kuş gibi uçup giden sevdiğinin ardında öylece kala kalmış. Titrek ellerini toprağa koymuş. Dermansız ayakları çözünüverince, saçları kendinden evvel yığılmış toprağa… Prenses Orkis dağların kızıymış artık. O günden sonra gözü yollarda sevdiğini bekleyen Orkis’in gözlerinin biri güler, diğeri ağlar olmuş. Biri sevdiğinin geleceğini umut eder, diğeri ümidi keser sızlanırmış…

Kar beyaz kanatlı leylek niçin gelmemiş bilinmez ama günlerin yıllara dönmesi çok sürmemiş. Rüzgâr her zamanki vaktinde gelip, Orkis’e:  “Haydi, yine çöz bana saçlarını, kokusunu dağlara salacağım” dediyse de, sevdiğini yıllar yılı bekleyen Orkis’in saçları orada çoktan toprağa kök salmış bile. Orkis’in bir gözündeki yaştan; sevdası, diğer gözündeki gülüşten; umudu, toprağa iki inci damlası gibi dökülüvermiş.

Sevdiğinin geleceğinden iyice umudu kesilen Orkis bu sevdayla günden güne erirken, rüzgâra son kez seslenmiş: “Beni götürüp şu dağlara serper misin?” Rüzgâr: “ Sana olmaz diyemem ama seni taşımaya gücüm yetmez ki” diye karşılık vermiş Orkis’e.  Orkis içli bir sesle: “ Ben bende değilim ki, zaten zerrem kaldı, zorlanmazsın. Sen bir es hele ” demiş. Rüzgâr estiğinde, gerçekten de Orkis rüzgârın içinde bir toz misali erimiş ve kaybolmuş. O an bütün bir dağı mis gibi bir koku kaplamış.

Orada yaşayanlar o günden sonra, Orkis ‘in kendini rüzgâra verdiği yerde bir çiçek buluvermişler.  Çiçeğin beyaz kadife teni üzerinde, inci gibi mor damlalar varmış. Köklerinde ise, iki damla gözyaşından doğmuş biri gülen biri ağlayan iki yumru…

Dünyada sadece Geben Yaylası’nda yetişen bu çiçeğe Maraş Orkide’si adını vermişler. Maraş Orkidesi’nin, ağlayan yumrusu toprakta kalmış, gülen yumrusu Maraş dondurmasına lezzetini vermiş. Çünkü; orkideye adını verenler derler ki; ağlayan yumru topraktan çıktığında, hem orkidenin çiçeği hem de yetiştiği topraklar ağlarmış.

O günden sonra, Geben Yaylası’na gelenler, bilimsel adına Orchis Anatolica denen Maraş Orkidesinin, bu aşkın mevsimi her geldiğinde Geben’de filizlendiğini görmüş.

Bilenler bu aşkı dünyada tatmayan kalmasın diye, salebin gülen yumrusundan, o dünyaca ünlü Maraş’ın dövme dondurmasını yaratmışlar.

Bu yaylayı ziyaret edenler, Orkis’in sesini de duyar gibi olmuş. Çünkü Orkis bir zerre gibi uçup giderken bundan sonraki bütün ziyaretçilerine şöyle seslenmiş: “Ey dünyanın cümle yolcuları! Sevdiğimin aşkına ve benim sadakatime Geben’de şahit olun”.

O günden sonra Maraş Orkidesi; sadakatin ve aşkın çiçeği olmuş. İşte Maraş Orkidesinin salebiyle yapılan dondurmayı yiyenler de bu aşkın lezzetine varıp sadakatine erenler olmuş.

Âşık leyleğe, ne mi olmuş?
Âşık leylek pir ihtiyar olarak yıllar sonra gelebilmiş yaylanın eteklerine. Sevdiğini bulamayan leyleğin gözyaşları herkese sel gibi görünse de, Geben’de filizlenen orkide çiçeğine can suyu olmuş her seferinde de.

Âşık leylek,  kanatları arasında sakladığı Orkis’in bir tutam saçıyla ölesiye dek oracıkta yaşamış. Kâh kanat çırpmış, kâh ağlamış, kâh takırdamış sabahlara dek…
O günden sonra bütün leylekler her göç vakti uğrar olmuşlar Orkis’in kendini rüzgâra verdiği bu yere ve Orkis’in rüzgâra sinmiş mis gibi kokusunu almadan uzak diyarlara göç eden hiçbir leylek olmamış. Rivayete göre, iki sevgili geceleri orada aşklarını yaşarmış ve aşk simgeleri de orkide çiçeği olmuş.

Bu efsanede bahsedilen Orchis Anatolica (Anadolu Orkidesi) da, Ülkemizde yetişen orkide türlerinden biri. Farklı kaynaklardaki listeler biraz farklılık gösterse de, genel olarak kabul gören, ülkemizde yetişen orkide çeşitleri aşağıda yer almaktadır.

 

Latince İsmi                          Türkçe İsmi               İngilizce İsmi             Çiçek Dönemi            

—————————————————————————————————————

  1. Anacamptis Pyramidalis Piramit Orkide            Pyramidal Orchid        Mart-Mayıs
  2. Barlia Robertiana           Dev Orkide                  Giant Orchid               Şubat-Mart
  3. Dactylorhiza Romana    Roma’lı Orkide            Roman Orchid             Mart-Mayıs
  4. Limodorum Abortivum   Menekşe Renkli          Ork VioletLimodore      Mayıs-Haz
  5. Neotinea Maculata        Sık Çiçekli Orkide        Dense flowered O       Mart-Nisan
  6. Oph Apifera                   Arı Ofrisi                       Bee Orchid                 Nisan-Mayıs
  7. Oph. Argolica ssp elegans Zarif Ofris                Eye Bee Orchid          Şubat-Mart
  8. Oph. Bornmuelleri         Bornmuelleri Ofrisi       Bornmueller’s O.        Mart-Nisan
  9. Oph. Grandiflora            Büyük Çiçekli Ofris      Wide Lipped O           Mart-Nisan
  10. Oph Fusca ssp Fusca   Esmer Ofris                  Sombre Orchis           Şubat-Nisan
  11. Oph.Israelitica                İsrail Ofrisi                   Fleishmann’s O          Şubat-Nisan
  12. Oph. İricolor                   Mavi Ofris                    Blue-Eyed Orc            Şubat-Nisan
  13. Oph. Kotschyi                Kıbrıs Ofrisi                  Cyprus Bee Orc         Mart-Nisan
  14. Oph. Lutea                     Sarı Ofris                      Yellow Orchid            Şubat-Mart
  15. O.Scolapax                    Çulluk Ofrisi                 Woodcock Orc            Mart-Nisan
  16. Oph. Mammosa             Memeli Ofris                Breasted Orchid          Mart-Mayıs
  17. Oph. Transhyrcana        Sintenis’in Ofrisi          Long-beaked Orc         Mart-Nisan
  18. Ophy. Umbilicata           Göbekli Ofris                Navel Orchid               Mart-Nisan
  19. Oph. Attica                    Rodos Ofrisi                 Rhodia Ophyrs           Mart-Nisan
  20. O. Syriaca                     Suriye Orkidesi             Syrian Orchid             Mart-Nisan
  21. O. Collina                      Yelpaze Orkide             Fan-lipped Orchid       Şubat-Mart
  22. O. Anatolica                  Anadolu Orkidesi          Anatolian Orchis         Mart-Mayıs
  23. O. Coriophora              Tahtabiti Orkidesi           Bug Orchis                  Nisan-Mayıs
  24. O. İtalica                       İtalya Orkidesi               Naked Man Orchis      Mart-Mayıs
  25. Oph. Morio                   Soytarı Ofris                  Green-Winged O         Şubat-Mart
  26. O. Punctulata               Benli Orkide                   Punctate Orchis          Şubat-Mart
  27. O. Sancta                     Kutsal Orkide                 Holy Orchis                 Nisan-Mayıs
  28. O. Simia                       Maymun Orkide              Monkey Orchis           Mart-Mayıs
  29. Oph. Lapetica               Lapta Ofrisi                    Lapethos Ophyrs        Mart Nisan
  30. Serapias Vomeracea    Uzun Dilli Serapias        Long Lipped Ser.        Mart-Mayıs
  31. Serapias Pavriflora       Küçük Çiçekli Dil O.       Sm.Flow. Tongue O.   Mart- Mayıs
  32. Spiranthes Spiralis       Helezon Saplı Orkide    Autumn Lady’s Tresse Eylül-Kasım

Gerek botanik açıdan önemleri, gerekse mitolojinin onlara kattığı değerle, ülkemiz özel ilgi turizmi açısından çok önemli bir değer orkideler. Asalet, sevda ve doğurganlık anlamlarını taşıyan orkide, enlerin çiçeğidir de  aynı zamanda. En güzeli; en özeli, en samimisi, en zarifi ve benim en sevdiğim. Değerlerini bilelim…Koruyalım, tanıtalım, sevdirelim…

Kaynaklar:

Orchids of Cyprus-Dr Christos Georgiades-1999

Kuzey Kıbrıs’ın Orkideleri-Sami Tamson-2014

http://cicekyetistirmekblogspot.com




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı