En Üst

21 Kasım 2017

Kürtlerin referandumundan

Kürtlerin referandumundan
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Çağımızda, Üniter Devlet yapısından ayrılmayı düşünen hareketler, büyük kayıplara uğramaktadırlar.

       Bunun en son örneğini, Bağımızlık referandumunda ısrar eden Barzani hareketinde, ve Katalonya’da görmekteyiz.

       Barzani hareketi, kendisini aktif olarak destekleyen Türkiye yönetimine rağmen, ısrarla, BAĞIMSIZLIK REFERANDUMUNU yapmakla, kendi ayağına değil, kendi BEYNİNE kurşun sıktı.

       Barzani bu hareketiyle komşu ülkelerden izole olurken, durumdan faydalanan IRAK YÖNETİMİ, Türkiye ve İran’ın da dolaylı desteğini n alarak, Kerkük ve çevresini yeniden ele geçirdi.

       Barzani hareketinin BAĞIMSIZLIK REFERANDUMU’nun benzeri sonuçlarını,Kıbrıs Türkleri de,  1983 KKTC nin kurulma sürecinde ve sonrasında yaşadı.

       1983 KKTC nin kuruluşundan sonra, Kuzey Kıbrıs Tüm dünyadan izole oldu.

       Şimdi  benzer bir süreci Barzani de yaşamaktadır.

       Hiçbir büyük güç, ÜNİTER DEVLETLERİN PARÇALANMASI politikalarını içten desteklemez. Çünkü dünyada etkili olan bu güçler de, kendi içlerinde büyük ve etkili mozayiği içermektedirler.

       Katalonya da, BAĞIMSIZLIK  REFERANDUMUNDAN SONRA, İspanya ile derin çelişkiler yaşamakta ve her an fiili bir işgalle karşılaşma tehlikesini yaşamaktadır.

       Her iki referandumdan, başka bir sonuç daha çıkartılabilir.

       Bu sonuç, ULUSLAR ARASI KAMUOYUNA RAĞMEN, kendi kafamıza göre iş yapılamayacağı gerçeğidir.

       Kıbrıs Rumları da, BARZANİ hareketinden dersler çıkartabilir.

       Barzani hareketi, özellikle IŞİD ‘ne karşı mücadelede, çeşitli Kürt Gruplarının başarılarından oluşan dünya çapındaki sempatiyi bir anda kaybetmiştir.

       Güney Kıbrıs da, BM’nin hazırladığı TÜM çözüm planlarına HAYIR demekle, uluslar arası arenada İYİCE YALNIZLAŞMIŞTIR.

       Özellikle Annan Planının referandumundan sonra, son olarak da MONTANA SÜRECİNDE, Rumların adada bir çözüm istemediği izlenimi, tüm dünyada tepkiler toplamaya başlamıştır.

       Rumlar, uluslar arası kamuoyunun, adada çözüm çalışmalarına destek vermeyerek, Kıbrıs’ı hızla KOSTANTİNOPOLİ SENDROMUNA sürüklemektedir.

       Kostantinopolis, 1453 yılında, Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilirken, İstanbul adını aldı.

       Rum fanatizmi 1453 ten beri, İstanbul’un bir gün Konstantinopolis olacağı hayaliyle yaşamaktadır. Oysa, İstanbul’daki nüfus 20 Milyonu geçerek, TÜM YUNANİSTAN nufusunu katlamıştır.

       Ayni fanatizm, ENOSİS hayali ile , 1974 15 Temmuz’unda, ada’nın fiilen ikiye bölünmesine yol açan Türkiye’nin 20 Temmuz müdahalesine yol açmıştır.

       BM nin, Kıbrıs Sorununun çözümü için hazırladığı tüm planlara HAYIR diyen Rum yönetimi, Barzani’nin bir karış önünü göremeyen politikalarının benzerini uygulamaktadırlar.

       Dış politikada, “BEN YAPTIM, OLDU” politikaları uygulanamayan ve sonu felaket olan politikalardır.

       Rumların uzlaşmadan kaçınma politikaları da, Türkiye’nin adadaki nüfusunun ve etkisinin kökleşmesinden başka hiçbir işe yaramaz.

       Barzani’nin Bağımsızlık Referandumu hayali, tüm Kürt hareketlerini zora sokarken, benzer düşünceler taşıyan Kıbrıs Türklerine de önemli bir dersler vermiştir.

       Türkiye’nin , herhangi bir bölgede,ÜNİTER DEVLET politikasından uzaklaşması, Türkiye’nin bölünmesinden başka hiçbir sonuca yol açmaz. Bu nedenle, Türkiye, Kıbrıs’ın bölünmesi politikasını hiçbir zaman hayata koyamaz.

      

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis