Seyahat

KOPENHAG


Bugünkü yazı dizimde Kuzey Avrupa’daki Danimarka’nın en kalabalık şehri olan başkent Kopenhag ‘a uzanıyoruz.

Şehrin ismi ‘Kobenhavn ‘olarak ta bilinmekte olup ‘Koben’ tüccar, ‘Havn ‘ise liman anlamını taşımaktadır. Böylece de iki kelimenin birleşmesi ile şehrin ismi Türkçe’ de tüccar veya ticaret limanı anlamına gelmektedir. Danimarka’nın başkenti olan bu şehrin nüfusu ise 1.800 bin civarındadır. Kuzey Avrupa‘da yer alan ülke İskandinav Yarımadasındaki en küçük ülke olma özelliğine sahiptir. Büyük bir bölümü Jylland Yarımadası üzerinde bulunan Danimarka Krallığı’nın güneyinde Almanya, doğusunda İsveç ve Baltık Denizi, batısında ise Kuzey Denizi ile çevrilidir. Danimarka, Grönland ile Faroe Adaları’nı da içine almaktadır. İlk olarak Vikingler’in hüküm sürdüğü ülkenin şimdiki yönetim şekli ‘anayasal monarşi’ olup Kraliçe II. Margrethe, 1972’den beri devletin başındadır. Ancak ülkedeki siyasi sorumluluk ise Hükümettedir. Ülkenin resmi dili Dan’ca dünya genelinde 5.5 milyon kadar insan tarafından konuşulmaktadır.

Danimarka’da ayrıca İngilizce ve Almanca’ da konuşulan dillerdendir. Danimarka, 1973 yılından beri hem Avrupa Birliği üyesi olup hem de Nato’nun kurucuları arasında yer alır. Ülke Avrupa Birliğinde olmasına rağmen Euro para birimine geçmemiş ve Danimarka Kronunu kullanmaya devam etmektedir. Danimarka’da, 2017 yılında yürürlüğe giren yasa işletmelere 22.00 – 06.00 saatleri arasında nakit para kabul etmeme tercihi sunuyor. 2030 yılında yürürlüğe girmesi hedeflenen yeni yasada ise tüm alışverişler ülke genelinde ya kredi kartı veya internet üzerinden satın alma ile yapılacaktır.

Kopenhag’a nasıl gidilir

Şehrin Havalimanı ‘Kastrup Havalimanı’(CPH) olup şehir merkezinden 8 km uzaklıkta konumlanmıştır. Ercan çıkışlı İstanbul veya Antalya aktarmalı düzenli uçuşlar ile 3 saat 20 dakikalık bir uçuş sonrası şehre varmış olursunuz. Normalde böyle bir yolculuğun bilet fiyatları Pegasus Hava Yolları ile Sabiha Gökçen Havalimanından yapılan uçuşlarda €200 civarındadır. Ayni uçuş İstanbul Havalimanından yapıldığı takdirde ise bilet fiyatlarında €50 bir artışla €250’dan itibaren bilet bulabilirsiniz. Seyahatiniz için tercihiniz havayolundan yana ise bir başka alternatifiniz de pek tabii ki Larnaka çıkışlı uçuşlardır. Genelde direkt uçuş yerine aktarmalı uçuşlar yapılmaktadır. Böyle bir uçuşun fiyatı ise €280 civarıdır. Kastrup Havalimanından toplu taşıma araçlarından tren, otobüs, metro ve taksi hizmet vermektedir. Ancak taksiler çok pahalı olduklarından onları gerekmedikçe kullanmanızı tavsiye etmiyorum. Bu seçeneklerin herhangi birinden yararlanmak istiyorsanız sizin için en uygun olanı ‘Copenhagen Card’ almanızdır. Bu kart ile şehirdeki pek çok müze ve ören yerlerini ücretsiz gezebileceğiniz gibi toplu taşıma araçlarından da para ödemeden faydalanabilirsiniz. 1 günlük kart ücreti €52 olup 2 günlük ücret ise €75’dur. Kopenhag’a ulaşım sadece hava yolu ile değil deniz yolu ile de yapılmaktadır. Baltıkları dolaşan kruz gemilerinin yanı sıra Kopenhag-Oslo arasında seferler düzenleyen gemilerin de uğrak noktasıdır. Bir başka alternatifiniz ise kara yoludur. Sjaelland adasının en doğusunda yer alan İsveç’in Malmö şehrinden Oresund köprüsü ile bağlanmaktadır. Bu köprü 8 km uzunluğunda olup iki şeritli demiryoluna ve dört şeritli karayoluna sahip olan birleşik bir köprü olmasının yanı sıra dünyadaki en büyük sınır ötesi köprü olma özelliğini de taşımaktadır. Köprünün yapımına 1995 yılında başlanmış ve 4 yıl sonra 1999 yılında ise yapımı tamamlanmıştır. Köprünün tamamlandığı ilk yıllarda ben de Kopenhag’a Malmö üzerinden bağlantı veren bu köprüden tren ile geçerek eşsiz manzarayı sanki denizde gidiyormuşuz gibi yakalamıştım.

Kopenhag’da yaşam

Kopenhag’a 3 farklı dönemde yaptığım seyahatimin 2 si kış aylarına 1 tanesi ise yaz ayına denk gelmişti. Tecrübelerime dayanarak bu şehre gitmek için en güzel ayların aslında Haziran – Eylül dönemi olduğunu söylemek isterim. Şehir konum itibarı ile kuzeydedir. Böyle olunca da kış ayları oldukça soğuk geçmektedir. Her ne kadar da kalın veya termal giysiler giyseniz bile kışın soğuğunda karın altında ancak 2-3 saat dışarda kalabilirsiniz. Bu kısacık sürede fotoğraf çekmek içim eldiveninizi elinizden çıkardığınız anda parmak uçlarınızın donduğunu hissedersiniz. Bu nedenledir ki Haziran – Eylül dönemi sıcak olmamasına rağmen şehri gezmek için en ideal dönemdir. Hele hele bu dönemlerde şehri yürüyerek gezmek veya bisiklet ile dolaşmak bir başka keyif verir. Şehrin her yerinde yüzlerce hatta binlerce bisiklet görürsünüz. Bunlar ya tek kişilik normal bildiğimiz tarzda bisikletler veya 3 tekerlekli olup ebevyen tarafından çocuk taşımacılığında kullanılan aile bisikletleridir. Genelde elektirikli olan bu bisikletlerde küçük çocukların soğuktan etkilenmemeleri için oturdukları yerlerin üzerleri çadır gibi şeffaf naylonlar ile örtülüp korunmaktadır. Yollarda yayalardan sonra öncelik bisikletlilere verilmiştir. Toplu bisiklet parklarındaki yüzlerce hatta hiç abartısız binlerce bisiklet arasından bisiklet sahibi günün sonunda bisikletini nasıl olup da park yerinden kolayca bulabildiğini hala anlamış değilimdir. Bu arada yapılan istatistik sonucunda 2016 yılında bir günde şehir merkezine giren ortalama bisiklet sayısı 265 bin 700, otomobil sayısı ise 252 bin 600 olarak kaydedilmiştir. Yine bu istatistiklere göre Danimarkalı milletvekillerinin yüzde 63’ü de ulaşım aracı olarak bisiklet kullanıyor. İşte böyle olunca da bisiklet kullanımının ne kadar yaygın olduğunu anlamış oluyoruz.

Kopenhag’da gezilecek yerler

Tivoli Bahçeleri: Öyle kocaman bir park hayal edin ki içerisinde birbirinden güzel çiçekler, ağaçlar, kafeler, restoranlar, açık hava tiyatrolarında konserler düzenlensin, lunaparkında eğlencenin doruğuna varılsın. Kısacası her yaş gurubunun ilgisini çeken Tivoli bahçeleri 15 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuştur. Akşamları yapılan ışıklandırma ile tamamen bir masal diyarını anımsatır. Hatta burasının Disneyland için ilham kaynağı olduğu da söylenmektedir. Tivoli Bahçelerine giriş ücreti €25 olup içerdeki etkinliklerden faydalanmak isteyenlerin ise ekstra ücret ödemeleri gerekmektedir. Kopenhag’a kadar gitmişken bu parkı gezmeden şehirden ayrılmak büyük kayıp olur o nedenle burada dolu dolu eğlenmek için tam bir gününüzü ayırmalısınız.
Nyhavn: Burası 17.ci yüzyıldan kalma bir liman olup Kongens Nytrov’dan başlayıp Royal Playhouse’a kadar uzanmaktadır. Ahşaptan yapılmış rengarenk binalar kanal üzerindeki tarihi gemilerle bölgeye farklı bir atmosfer ve güzellik katmaktadır. Eğer seyahatiniz Noel dönemine denk gelirse bu bölgede Noel şarkılarının çalınıp söylendiği, sıcak şarapların tüketildiği ve hediyelik eşyaların tezgahları süslediğini görürsünüz. Yaz aylarında ise bu bölgedeki barlar ve restoranlar her yaştan yerli ve yabancı ziyaretçiler ile hınca hınç dolmaktadır. Çocukluğumuzun ‘Andersen Masalları’ndan olan ‘Çirkin Ördek Yavrusu, Kurşun Asker, Parmak Kız, Karlar Kraliçesi’ gibi Hans Christian Andersen’e ait olan 20 numaralı ev de bu bölgede olup daha sonra müzeye dönüştürülmüştür.
DenizKızı Heykeli(Mermaid) : Heykel 1913 yılında Edvard Eriksen tarafından bronz ve granit kullanılarak yapılmıştır. Heykel, Langeline bölgesindeki deniz kıyısında bir kayanın üzerine H.C.Andersen’in Deniz Kızı masalından esinlenerek yapılmıştır. Şehrin sembolü haline gelen bu heykeli görmeye gelen binlerce turist her yıl bu şehre akın etmektedir.
Amalienborg Sarayı: 1750 ‘li yıllarda Rokoko tarzı süslemeleri ile inşa edilmiş bir Saray’dır. 1794 yılında Christianborg Sarayının yanmasından sonra Kraliçe tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Bazı odaları belirli dönemlerde halkın ziyaretine açık tutulmaktadır. Bu arada saat 12.00’de Sarayın ön cephesinde olursanız bizim gibi siz de muhafız değişimini izleme imkanını bulursunuz.
Frederik Kilisesi: Mermer Kilise olarak da bilinen kilisenin inşaatına 1749 yılında başlanmış ancak maddi sıkıntılardan dolayı 1894 yılında tamamlanabilmiştir. Kilise inşa edilirken Roma’daki Aziz Petrus Bazilikasından esinlenilerek Barok ve Rokoko tarzında yapılmıştır.
Strøget Caddesi alışveriş yapmak isteyenler için farklı alternatifler sunuyor. 1 .5 km uzunluğunda olan caddede Prada, Max Mara, Louis Vuitton gibi markaların yanı sıra H&M, Vero Moda gibi her bütçeye hitap eden farklı markalar bulabilirsiniz. Bu cadde üzerinde bulunan birbirinden güzel kafelerde bizler gibi hem dinlenip hem de Carlsberg biranızı yudumlayabilirsiniz.

Kopenhag’da ne yenir

‘Stegt flask med persillesovs’ Danimarka’nın milli yemeği olarak kabul edilen kızartılmış bol maydanoz soslu domuz etidir. Bira deyince akla ilk gelen Carlsberg tüm dünyaya buradan ihracat edilmektedir. ‘Danish blue cheese’ denemeniz gereken bir peynir türüdür. Carlsberg ve Tuborg’u bilmeyen çok azdır. Bu iki ünlü bira markası Kopenhag’dan çıkmadır. Bu arada Carlsberg birasının organiği de yapılmış ve sadece Nordic Council ülkelerinde satılmaktadır. Eğer bira içmeyi seviyorsanız mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

Kopenhag’da nerede kalınır

Kopenhag için yapacağınız 3*- 4* otellerin 2 kişilik odada gecelik fiyatları €150-€250 aralığında değişmekte olup bu oteller arasında Hotel Nova Copenhagen’i, Copenhagen Admiral Hotel’i önerebilirim. Günümüzde yaygın olarak yapılan bir konaklama yöntemi olan oda veya daire kiralamak özellikle çocuklu aileler tarafından tercih edilmektedir.

Kopenhag’da alışveriş

Lego, Danimarka’ya özgü markalar arasında olup kelime anlamı ise ‘iyi oyna’ demektir. Royal Dansk, Royal Copenhagen Porcelain, Pandora, Ecco, Tuborg, Carlsberg, Jack & Jones, Vero Moda da yerel markalardandır. Büyük mağazaların yanı sıra Viking motfli buzdolabı magneti, DenizKızı’ndan yapılan tasarım kolyeler veya heykeller alabileceğiniz uygun fiyatlı hediyelik eşyalar arasındadır.

Festivaller

Kopenhag’da yıl boyunca pek çok festival düzenlenir. Bunlar arasında Bira Festivali, Caz Festivali, Film Festivali ve Roskil’ de Festivali’ni sayabiliriz. Roskil’ de Festivali Kuzey Avrupa’nın en büyük müzik festivali olup yıl içindeki en önemli aktiviteler arasında yer alır. İşte bu dönemde Festivallere katılmak için pek çok turist ülkeye gelmektedir.
Eğer siz, birçok atraksiyona sahip olan bu şehri henüz gezmemişseniz ilk fırsatta gezmenizi tavsiye ederim. Haftaya bir başka Şirin’ce GEZİyorum yazı dizimde buluşuncaya kadar sağlıkla kalın….



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı