Köşe Yazarları

Kontenjanlar dolu mu boş mu?


Yükseköğretim Kurumları Sınavı(YKS) sonuçlarının açıklanmasından sonra yapılan tercih sonuçları da geçtiğimiz günlerde açıklandı. Buna göre KKTC üniversitelerini toplam 8 bin 39 öğrenci tercih etti.

KKTC’deki üniversiteleri geçen yıla göre daha az öğrenci tercih etmesine rağmen, hem hükümet yetkilileri hem de üniversite temsilcilerinde iyimser bir hava var. Belli ki özellikle üniversite yetkilileri çok daha kötü bir senaryoya kendilerini hazırlamışlardı. Türkiye’deki ekonomik kriz, KKTC’deki pahalılık ve dövizdeki dalgalanma elbette ki KKTC’ye gelecek öğrencileri etkileyen faktörlerin en başında geliyor. Bir de buna son dönemde YÖK ile yaşanan denklik tartışmalarını eklersek bugünkü tablo çok iyimser… Böylesi bir ortamda bu yıl gelecek olan öğrencilerin geçen yıl gelen öğrencilerin rakamına çok yakın olması yüreklere su serpti.

Ancak sayın bakan Nazım Çavuşoğlu’nun “üniversite kontenjanlarımızın doluluk oranı geçen yıla göre %46’dan %57’ye çıktı” demesi eğitim çevrelerinde “olayı olduğunda fazla gösterme” şeklinde yorumlandı. Rakamsal olarak geçen yıldan daha az öğrenci KKTC üniversitelerini tercih ederken, oransal olarak bu artışın nedeni nedir? Rakamlara dikkatlice baktığınızda 2018’de KKTC üniversitelerine ayrılan kontenjan 17801 iken, bu yıl bu rakam 14017’ye düştü. Yaklaşık 4 bin civarındaki bu kontenjan gerilemesi oransal olarak gelen öğrencilerin fazla göstermiş olabilir. Bu yanıltıcı rakamlara kapılmadan bu yıl gelecek olan 8039 öğrencinin bugünün koşullarında beklentiyi karşıladığını kabul edip, abartmaya gerek olmadığı kanısındayım. Zaten bu abartılı kontenjan taleplerinden vazgeçip, gerçekçi olmakta yarar var. Belli ki 14 bin civarındaki kontenjan talebimiz bile fazla görünüyor.

Rakamları biraz daha baktıkça olumlu bir durum da gözüme çarpıyor. Lisans düzeyinde üniversitelerimizi tercih eden öğrenci sayısında hem oransal hem de rakamsal artış var. Örneğin geçen yıl lisan düzeyinde ayrılan 13038 kontenjanın sadece 5833’ü dolmuştu. Bu da oransal olarak %45’ti. Bu yıl ise 10112 kontenjanın 5992’si dolmuş. Oransal olarak %60 olmakla birlikte geçen yıla göre 159 öğrenci daha fazla lisans düzeyini tercih etmiş… Bu da işin sevindirici tarafı olsa gerek…

Genel olarak bu rakamlarda elbette değişiklik olacak. KKTC üniversitelerini bu yıl tercih eden 8039 kişinin hepsinin kayıt yaptırıp yaptırmayacağı belli değil. Geçmiş yıllarda çeşitli sebeplerden dolayı kayıt yaptırmayan öğrencilerin olduğu biliniyor. Yine bununla birlikte ek kontenjanlardan sonra bir öğrenci artışı da beklenmektedir.

******

Esas mesele bundan sonra ne yapılacağıdır. Her yıl bu dönem sonunda 3-5 gün bu mesele konuşulur, ondan sonra unutulur gider. Bu yıl gelen öğrenci sayısı beklentileri karşılamış olabilir ancak unutmamak gerekir ki rakamsal olarak son beş yılın en düşük seviyesindeyiz. Dolayısı ile yapılması gereken çok şey var. Hem hükümet edenlerin hem de üniversitelerin atması gereken adımlar var. Belki bugünden başlarsak, gelecek yıl için bazı konuları halletme şansı olabilir. Yoksa her geçen dakika ülke ekonomisinin önemli sektörlerinden olan üniversite sektörünü de daha önce yok ettiğimiz veya can çekişen diğer sektörlere benzemesi hiç de zor değildir.
Yarından tezi yok, üniversiteler ile birlikte bu konuda ciddi bir devlet politikası oluşturulmalıdır. Aksi durumda üniversite sektörümüz de ülkedeki diğer sektörler gibi sürüne sürüne yaşamını sürdürmeye devam edecektir. Bu sürüne sürüne yaşam da elbette kaliteyi etkileyecektir.

Bizde ne yazık ki her hükümet değiştiğinde, bırakınız hükümeti, her bakan değiştiğinde yapılan işlerde en başa dönülür. Neden? Çünkü ortada bir devlet politikası yoktur. Dolayısı ile bu konuda bir arpa boyu yol almamız zor olur.

Bu ülkenin iki önemli sektörü var. Biri turizm diğeri üniversiteler. Birinin bakanlığı var diğerinin yok. Bu ülkenin artık bir üniversiteler bakanlığını veya en azından bir müsteşarlığını ihtiyacı yok mu?
Bir yerden başlamak lazım.



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı