Köşe YazarlarıSürmanşet

KKTC’DEKİ GELİR DAĞILIMI BOZUKLUGU KİMİN UMURUNDA?






2021 Yılı bütçesi oluşturuldu. Yapılan açıklamalarda 2020 yılında reel büyüme hızı %2,5 olarak gerçekleşecek. 2021 yılı bütçesi 2020 yılı bütçesine oranla %13,46 daha büyük 2021 büyüme hızı ise tahmini %5,00 olarak açıkladı. 2021 bütçemizin 3,00-3,5 milyar Türk lirası açık öngörüsü var.

2021 bütçesi taslağına bakarsak kayıt dışı ekonomik aktiviteleri kayıt altına almak gibi bir çalışmanın ve bir düşüncenin olmadığını görüyoruz. Belirtilmeyen ve/veya hiç söz konusu yapılmayan ve son 10 yılda bozulan ve git gide daha da kötüleşen gelir dağılımı bozukluğunun nasıl giderileceği eski ve yeni Maliye Bakanlarımızın açıklamalarından yer almıyor.



Ülkemizde en son 2008 yılında hane halkı bütçe çalışmaları yapılmıştır. İlgili yıldan sonra herhangi bir çalışma DPÖ İstatistik bölümü tarafından yapılmamıştır. Bu ülkemizde büyük bir eksiklik olurken KKTC’de ki gelir dağılımının yani GSYH’nin kimler tarafından ne oranda paylaşıldığını maalesef bilmiyoruz. Ülkemizdeki gelir dağılımı bozukluğunu kendimiz kendi yöntemlerimizi kullanarak saptıyor ve yorum yapıyoruz.

Finansal olarak bağlı bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nde ki gelir dağılımı nasıldır? Bu konuyu araştırırken TÜİK’in verilerinden faydalandım. 2001 krizinden sonra yılda 0,44 gibi bir düzeyde olan Gini katsayısı 2003’te 0.42, 2004’te 0.40 ve 2005’te 0.38 ile düzelmenin en üst noktasına çıkmış görünüyor. Fakat 2006’da 0.43’e tekrar çıkan Gini katsayısı 2007 ve 2008 yıllarında 0.41 oranında kalmış, yani 2005 Türkiye’nin gelir dağılımının en düzgün olduğu yıl olmuş. Türkiye’de 2009 yılından sonra Gini Katsayısı yine bir iyileşme göstermiş ve 2011 yılında 0.40 olarak gerçekleşmiş. Fakat 2011 yılından sonraki yıllarda yine Gini Katsayısında yükselmeler gözlemlenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nde ki gelir dağılımı katsayılarına baktığımızda ve buna ilişkin yorum yaptığımızda 2008 yılına kadar benzer durum bizde de, yani KKTC’de de vardı. Fakat 2008 yılından sonra Türkiye’de Gini Katsayısı iyileşirken yani düşerken, KKTC’de bunun tam tersi olduğunu, yaşam şekli ve hane halkı göstermektedir. 2008 yılından sonra KKTC’de uygulanan politikalar sonucu bozuk olan gelir dağılımının daha da bozulduğu ve orta sınıf diye tabir edilen halkın yaratılan gelirden aldığı pay düşmüştür ve en düşük yıllık ortalama gelir ile en yüksek yıllık ortalama gelir arasındaki fark artmıştır. Dünyada ki duruma baktığımızda Gini Katsayısının 0.25 ile 0.50 arasında yaygınlaştığını görüyoruz. İsveç, Norveç gibi sosyal demokrasi rejimi uygulayan Kuzey ülkelerinde Gini Katsayısı 0.25 – 0.30 gibi oranda çıkıyor. Sosyalist ülkelerde de bunun gibi düşük Gini Katsayıları mevcut.

KKTC’de bu konuda önemli saptamalar yapılabilinir. Özellikle özel sektör çalışanlarının büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Asgari ücret yoksulluk dahilindedir. Hane halkının büyük çoğunluğu taksitli ve borçlu yaşıyor. Hepimiz biliyoruz ki dolaylı vergiler gelir dağılımını daha da bozar. KKTC’de de maalesef dolaylı vergiler önemli bir yer tutuyor. Yeni Hükümetin asıl görevlerinden bir tanesi de bu çarpıklığı düzeltmek. İlerleyen süreçte bu konuda ki adımların atıldığını görmek benim büyük arzumdur.







Başa dön tuşu