Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Dünya

İsrail’in Gazze’de yüksek teknoloji ürünlerini savaş araçlarına dönüştürdüğü belirtildi

İsrail ordusunun Gazze’deki katliam ve soykırım eylemlerinde ileri teknoloji, bulut altyapıları, siber veriler ve yapay zekâ araçlarından yararlanması, insanlığa fayda sağlaması beklenen bu teknolojilerin “dijital kıyım araçlarına” dönüştürülebileceğini ortaya koydu.

Filistin’de Ekim 2023’te başlattığı soykırımın hemen ardından Gazze Şeridi’ne yoğun saldırılara başlayan İsrail ordusu, Lübnan, Yemen, Suriye, İran ve Katar topraklarını hedef aldı. Konvansiyonel savaş metotlarının yanında son dönemde yaygınlaşan yapay zekâ algoritmaları başta olmak üzere her çeşit “büyük veriyi” işlemesi katliamın daha büyük boyutlara ulaşmasına neden oldu.

Anadolu Ajansı (AA), İsrail ordusunun Filistin topraklarında yürüttüğü askeri faaliyetlerde yapay zekâyı nasıl bir kitle imha ve gözetim silahına dönüştürdüğünü, bu süreçte rol oynayan sistemlerin işleyiş mekanizmasını derledi.

Kodlar silaha dönüşüyor

Gazze sınırına yakın bir konumda kurulan ABD destekli Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi, İsrail ordusunun saha operasyonları ile dijital istihbarat ağlarını birbirine bağlıyor.

Bu merkezde, uydu görüntüleri, biyometrik veriler, insansız hava aracı (İHA) sinyalleri ve telekomünikasyon kayıtları gibi anlık veriler yapay zekâ sistemleriyle tek bir havuzda işlenerek doğrudan askeri unsurlara aktarılıyor.

Süreçte aktif rol oynayan ABD merkezli Palantir firmasının “Maven” platformu, farklı kaynaklardan gelen istihbaratı birleştirerek hedefleme süreçlerini otomatik hale getiriyor. Diğer yandan ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) destekli Dataminr şirketi ise sosyal medya verileri üzerinden gerçek zamanlı risk analizleri sunuyor.

Karmaşık saha bilgileri bu sayede dış kaynak ve veri merkezleri tarafından işlenerek İsrail unsurlarına eş zamanlı somut bilgi ve analiz olarak aktarılıyor. İsrail, Palantir ve Dataminr gibi küresel şirketlerin sağladığı veriler sayesinde katliamını başka bir boyuta taşıyor.

“Algoritma hatası” denilen sivil katliamlar

İsrail’in Gazze’deki katliamlarında “Lavender” ve “Where’s Daddy” gibi yapay zekâ tabanlı hedef tespit sistemlerini etkin şekilde kullandığı biliniyor. İsimleri her ne kadar sempatik ve sivil bir uygulama çağrışımında bulunsa da bu uygulamalar binlerce Filistinlinin takip ve tarassudunda kullanılıyor.

“Where’s Daddy? (Babam nerede?)” adlı sistem Filistin’de insanları ev ve iş yerlerine kadar düzenli şekilde takip ediyor ve eve girdiklerinde İsrail unsurlarını bilgilendiriyor. Bu yazılım sayesinde hedef alınan kişilerin evlerinin içinde kim olduğuna bakılmaksızın bombalanıyor, sivillerin varlığı umursanmıyor.

“Lavender (Lavanta)” adlı sistem de Filistinlilerin Hamas ve diğer gruplarla olası bağlantıları üzerine tahminler yürüterek analizlerde bulunuyor, bu analizler üzerinden İsrail’in bir kanaat oluşturmasını destekliyor. Bu sistemlerin arkasında ise “İsrail’e en açık şekilde destek veren CEO benim” diyen Alex Karp’ın kurucu ortağı olduğu Palantir olduğu ifade ediliyor.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Savunma Bakanlığı yetkilileriyle Ocak 2024’te stratejik ortaklık anlaşması imzalayan Palantir, savaşla ilgili görevlerde kullanılmak üzere İsrail ordusuna hedef belirleme odaklı destek sağladığını kabul ediyor.

Yapay zekânın silahlaştırılması, İsrail’in sivil ölümlerini “algoritma hatası” diyerek geçiştirmesine ve hukuki sorumluluktan kaçmasına imkân tanıdığı gerekçesiyle eleştiriliyor.

İsrail, sınır denetimi ve Filistinlilerin kimlik tespiti için ABD’li Easy Aerial firmasının dronları ile İsrail merkezli Elbit Systems şirketinin yüz tanıma teknolojilerini kullanıyor. ABD’nin sağladığı bu sistem sayesinde Filistinlilerin önce kimlikleri tespit ediliyor sonrasında da her hareketi izlenmeye başlıyor.

Sistem topladığı bu bilgileri düzenli şekilde bireyin kim olduğuna bakmaksızın İsrail ordusuna sağlıyor bu da İsrail’in askeri ve operasyonel altyapısını besliyor. Aynı zamanda “büyük veri” için de arşiv oluşturuyor.

Palantir’in Ekim 2023 sonrası İsrail’e kararlı desteği

Palantir’in kurucu ortakları Alex Karp ile Peter Thiel’in, Ocak 2024’te İsrail’e ziyaretiyle şirket ve Tel Aviv işbirliği daha da somutlaştı.

İsrail ordusuyla anlaşma imzalayan Palantir, orduya hedef belirleme ve veri analizi sağlayan yapay zeka teknolojileri sunacağını duyurdu, ancak anlaşmaya ilişkin detay vermedi.

Şirketin yöneticisi Karp, Ekim 2023 sonrası İsrail’in teknoloji talebinin artmasıyla ülkeye daha önce vermedikleri farklı ürünler sağlamaya başladıklarını belirtti.

Biri sizi gözetliyor ve yargılıyor

Google ve Amazon’un Tel Aviv hükümetiyle Nisan 2021’de imzaladığı 1,2 milyar dolar değerindeki “Nimbus Projesi”, İsrail’in yapay zekâyı askeri amaçlarla kullanmasındaki projelerin başında geliyor.

Proje kapsamında İsrail’in sınırları içinde verilerin fiziksel bilgisayarlar yerine internetten erişilebilen sunucularda saklanmasını sağlayan bulut depolama merkezleri kuruldu. Ayrıca devlet kurumlarına ve orduya gelişmiş yapay zekâ ve makine öğrenimi hizmetleri sunuldu. İsrail bu sayede topladığı tüm verileri kendi altyapısında toplayıp işleyebilme kapasitesini artırdı.

Sızdırılan belgelere göre Google Cloud platformu, İsrail’e yüz tanıma, görüntüleri otomatik sınıflandırma, nesne takibi ile ses ve fotoğraflar üzerinden duygu analizi yapabilme imkanı sağlıyor. Bu sayede kişiler yalnızca görüntülerinden değil, davranış ve mimikleri üzerinden de analiz ediliyor.

Sistemde yer alan “AutoML” adlı yapay zeka aracı ise Filistinli tutuklu kayıtları, saldırı planları ve keşif raporları gibi çok sayıda veriyi aynı anda inceleyerek senaryo ve hedef koordinatları oluşturabiliyor. Bu sayede farklı kaynaklardan gelen bilgi ve senaryolar bir araya getirilerek karar alma süreçleri destekleniyor.

Sistem yazılı belgeleri de analiz ederek “İsrail karşıtı” olarak tanımladığı ifadeleri kullananları tespit edip fişliyor. Sokak kameraları ile İHA’lardan gelen canlı görüntüleri anlık inceleyerek kişi ve nesne takibi yapabiliyor.

Bu özellikler, İsrail’in bulut teknolojisini yalnızca veri depolamak için değil, çok büyük miktardaki bilgiyi yapay zekâyla analiz ederek askeri operasyonların planlama ve karar alma süreçlerinde aktif şekilde kullandığını ortaya koyuyor.

İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım ve işgali

Ekim 2023’ten bu yana devam eden ve 1000. gününe ulaşan İsrail saldırıları, Gazze Şeridi’nde 2,4 milyondan fazla insanı doğrudan etkileyen ağır bir etnik temizlik ve soykırıma dönüştü.

Filistin topraklarının yüzde 80’inden fazlasının işgal edildiği bu süreçte, 223 bin tondan fazla patlayıcı kullanılarak bölgenin yüzde 90’ında toplu yıkım gerçekleşti.

Hastanelere ulaştırılan cenaze sayısı 73 bin 66’yı bulurken, Filistin’de hayatını kaybedenlerin yüzde 55’ini başta 21 bin 500’ü aşkın çocuk ve 12 bin 500’den fazla kadın olmak üzere savunmasız siviller oluşturuyor.

Filistin’de tüm fertleri katledilerek nüfus sicilinden tamamen silinen binlerce ailenin yanı sıra geride kalan 173 bin 514 yaralı, çöken sağlık sistemi ve felç olan eğitim altyapısı bölgedeki insani dramın boyutunu gözler önüne seriyor.

(AA/RU