Magazin

Eski anlayışa! mahkum Hayat Bilgisi Kitabı.

Bizlere gelen duyumlar ilginç. Sendikalar da bakanlık da yeni yazılan bazı ders kitaplarından rahatsız. En çok da öğretmenler rahatsız. Öğretmen arkadaşlardan gelen tepkiler, kitapların eğitim bilimi ilklerine uzak olduğu noktasında birleşmekte. Haksız da değiller. Daha önce bu köşede yeni! temel eğitim programı ve yeni! ders kitaplarındaki aksaklıkları aktarmıştık.

Özetle yeni eğitim programının ‘bütünsellik’ ilkesini çiğnediği, dersler arasındaki ilişkinin koparıldığı, çağdaş insan profili yetiştirmekten uzak olduğu, herhangi bir felsefesi olmadığı, ‘ne iş olsa yaparım abi’ felsefesi gibi ‘eklektik’ felsefeye sahip olduğu ortadadır. Bazı komisyonların da program geliştirme danışmanlarını hiç görmediklerini iletmeleri de hayli ilginçti. Ayırca tüm komisyonların sadece bir kez biraraya geldiğini belirtilen komisyonlar mevcut.

Şimdi sendika tarafı rahatsız; hem ortaoğretim hem de ilkokul sendikları. Ortaöğretim sendikası, başta çalışmaya davet edildiklerini ancak süreç içerisinde dışlandıklarını belirtti. İlkokul sendikası ise özellikle bazı derslerin kitapları ile ilgili endişeli olduğunu, okullara yaptıkları ziyaretlerde dile getirmekte. Özellikle Hayat Bilgisi kitabının ‘mihver ders’ olmaktan çıkarıldığı ile ilgili endişeleri mevcut. Bakanlığın da yeni ders kitapları ile endişesi oluştuğu ortada. Sayın Bakan bu konuda öğretmelerden dönütler beklemekte ve bunu basında da dile getirmekte. Şubat ayının 3. ve  4. haftası konu ile ilgili ‘çalıştay’ yapılacağı belirtildi. Demek ki ciddi anlamda endişe hakim.

Bu köşeden biz de Hayat Bilgi Ders Kitabı ile ilgili aynı endişeyi çok önceden dile getirmiştik. Hayat Bilgisi eğer okullarda okutuluyorsa yani böyle bir ders programda varsa, kesinlikle ‘mihver ders’ olarak kurgulanır. Eğer olmayacaksa da pek çok ülkedeki gibi ‘Fen’ ve ‘Sosyal’ konular, ilkokul birinci sınıftan itibaren ayrılarak, öğrencilerin gelişim özeliklerine göre yazılmalıdır.

Eğer KKTC’deki gibi Hayat Bilgisi dersi varsa, bu ders de öğrencilerin gelişim özeliklerine göre yazılmalıdır. Özellikle de Hayat Bilgisi dersi. Bu dersin psikolojik temeli ‘Gestalt Psikolojisi’dir. Çünkü bu yaştaki çocuklar, yaşamı bir bütün olarak algılarlar; onlar için ayrı ayrı olgu ve olaylar yoktur. Bu nedenle çocuk günlük yaşamını devam ettirirken, fen olayı olan ‘yağmur’u, sosyal olay olan ‘okula gitme’ olayı içersinde yaşarken algılamalıdır.

Bu nedenle Hayat Bilgisi dersi ‘hayatın dersi’dir. Yani konular, çevredeki fen ve sosyal olaylar kaçırılmadan, onlar vuku bulurken gözlenip, incelenmeli ve araştırılmalıdır. Yani kış mevsimi ve özellikleri, kış mevsimindeyken işlenecek şekilde düzenlenmelidir. İlkbahar mevsimi kış mevsiminde işlenmemelidir. İlkbahar mevsimi geldiğinde bu kez ‘ilkbahar mevsimi ve özellikleri’ konusu, o zaman işlenmelidir.

Aksi durumda öğrenciler, Osmanlı dönemindeki ‘sıbyan mektepleri’ ve ‘idadi’lerin ‘ezber yöntemi’ ile öğrenmeye mahkum edilirler. Yani örneğin kış mevsiminde tüm mevsimler öğretilmeye çalışılacak ve bir daha mevsimler konusu asla açılmayacak. Ancak çocuk sadece kış mevsiminin özelliklerini dışarıda, çevrede ve kısaca yaşamının içersinde görme şansı bulacak. Diğer mevsimleri ise ezberlemeye mahkum olacak.

Hayat Bilgisi kitabı bu anlayışla yazılması durumunda, 2005 yılında uygulamaya konan ‘yapılandırmacılık’ anlayışına uygun ‘sarmal program geliştirme’ modeline uygun olacaktır. Şimdiki yeni! Hayat Bilgisi kitabı 1940’ların ‘ünite temelli’, ezberci, ‘davranışçılık’ akımına uygundur.

Hayat Bilgisi dersi ‘mihver’ derstir. Bu nedenle ilkokul 1, 2 ve 3. sınıftaki diğer tüm dersler ona göre düzenlenir. Kitapların konuları da ona göre yazılır. Ancak Hayat Bilgisi ders kitabı ‘sarmal program’ anlayışına göre yazılmadığı için diğer derslerle ilişkisi de kopartıldı. Örneğin Türkçe dersi ile Hayat Bilgisi dersi konuları arasında hiçbir ilişki yok. Bunun nedeni ise komisyonlar arasında ilişkinin hiç kurulmaması, kurulsa bile Hayat Bilgisi kitabının sarmal program anlayışına göre yazılmamasıdır. Hayat Bilgisi dersi ve kitapları duyu organlarının tamamının öğretim sürecine katılacağı bir anlayışa göre düzenlenmelidir. Tüm duyu organları öğrenme sürecine dahil edilmelidir. Bunun için de sarmal progam etkilidir.

Sonradan pişmanlık, eğitim sistemlerindeki en büyük hatadır çünkü bir neslin heba edilmesine, toplumun yok olmasına kadar varabilecek sonuçları olur. O nedenle Eğitim programları ve ders kitapları hassas olgulardır. Bunlara onay vermek, okutulmasına karar vermek öyle basit işler değildir.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı