Spor

Ersin Tatar, Konya’da düzenlenen İslam Oyunları hakkında yapılan eleştirilere yanıt verdi







 




Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Konya’da düzenlenen İslam Oyunları hakkında yapılan eleştirilere yanıt verdi



Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bugün Konya’da başlayacak olan İslami Dayanışma Oyunları’na katılımı öncesinde Ankara’ya giderek TGRT kanalında TGRT Haber Ankara Temsilcisi Ercan Gürses’in programına katıldı çok önemli açıklamalarda bulundu. Konya’da bugün başlayacak olan 5. İslami Dayanışma Oyunları’na katılmak üzerine Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Türkiye’ye gittiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu’nun, kendisinin Konya’ya gidişi ile ilgili “Bizi Temsil Etmiyor” söylemlerini çok sert bir şekilde eleştirdi ve kınadı.

Cumhurbaşkanı Tatar’ın, KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu’na yönelik açıklamalarından satır başları şu şekilde:

“TÜRKİYE ÇOK MÜCADELE ETTİ ANCAK TEŞKİLAT KABUL ETMEDİ”

“Ankara’da Ticaret Odası ile görüşeceğim ve daha sonra Konya’ya gideceğim. Konya’da İslami Dayanışma Oyunları olacak. İslam İşbirliği Teşkilatı 56 ülkeden ibarettir. Bu yıl Türkiye’nin misafirperverliğinde bu oyunlar yapılmaktadır. Daha önce her dört yılda bir farklı ülkelerde yapılıyordu. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kendi kararıyla birlikte gözlemci statüde olan ülkeler bu oyunlara katılamıyor. Bu gözlemci statüsünde Rusya da var mesela onlarda katılamıyor, çünkü gözlemci statüsündedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de gözlemci statüdedir. Bir diğer engelimiz maalesef Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin üyesi olmamız lazım, değiliz. Türkiye Cumhuriyeti bizi de bu oyunlara aldırmak için çok mücadele verdi esasında ama 56 ülkeden oluşan teşkilat bunu kabul etmedi. Biz mutlaka bu önümüzdeki süreçlerde yine girişimlerimizi devam ettireceğiz, bu oyunlara nasıl katılabiliriz diye.”

“MESELEYİ FARKLI YERLERE ÇEKENLERİ KINIYORUM”

“Ben buraya Türkiye’ye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle geldim. Oraya gideceğim, orada kendisiyle mutlaka görüşmemiz olacak belki başka temaslarda yapılabilir ama bu konuda meseleyi farklı yerlere çekip, hiç bize yakışmayan konuşmalar yapanları da tabii en doğal hakkımdır kınıyorum.”

“TÜRKİYE’NİN GAYRETLERİYLE DR. KÜÇÜK OYUNLARI’NA KATILAN ÜLKELERİ SÖYLEMİYORLAR”

“Türkiye, Kıbrıs Türkü’nün hep yanında olmuştur ve haklı davasını savunmuştur. Kıbrıs Türk halkının haklı ve meşru çıkarlarını korumak için Türkiye Cumhuriyeti elinden geleni her şeyi yapacaktır. Türkiye çeşitli ve farklı her türlü platformlarda Kıbrıs Türk Halkının gençlerine de sahip çıkmaya çalışmaktadır. Nitekim daha geçen gün Kıbrıs’ta Dr. Fazıl Küçük Oyunları’yla ilgili olarak yine Türkiye’nin gayretleriyle Kıbrıs’a İran’dan, Kosova’dan ve 3-5 daha farklı ülkeden bu ambargolara rağmen takımlar geldi, bizim insanlarımızla, gençlerimizle maç yaptılar. Bunu söylemiyorlar. Bu çok önemlidir. Dr. Fazıl Küçük Oyunları ile Türkiye’nin gayretleriyle bu takımlar Kıbrıs’a gelmişlerdir ve bizim gençlerimizle her türlü risklere rağmen, çünkü bunlar bu oyunları bizlerle oynadıkları için bazı platformlardan dışlanabilirler. Buna rağmen geldiler. Niçin geldiler Türkiye’nin gayretleriyle. Çünkü Türkiye’nin hatırı vardır, Türkiye her platformda Kıbrıs Türk Halkını destekler, Kıbrıs Türk Halkının gençliğini de desteklemektedir ve maddi olarak da her türlü bizim kulüplerimize, derneklerimize, sahalarımıza her türlü Türkiye imkanları olduğu için bize destek de vermektedir. Yani kendi halkından ayırmamaktadır. Dolayısıyla böyle çirkin söylemlere alet olanları sadece kınayabilirim.”

“BU TAMAMİYLE BİR AŞAĞILANMADIR, BÜYÜK BİR İHANETTİR”

“Kıbrıs Türk Halkı mağdurdur. Kıbrıs Türk gençliği büyük bir haksızlıkla karşı karşıyadır. Bu bir gerçektir. Ama bu eleştirileri yapanlar bilmelidirler ki alternatif federal bir çözüm, o federal çözüm de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir parçası değil sadece yaması olacak olan bir Kıbrıs Türk Halkı, Rum cumhuriyetine dönüşmüş olan bir Kıbrıs Cumhuriyeti’nin takımında Kostas ile Papadobullos ile Yorgacis ile birkaç Kıbrıslı Türk de oyuncu olarak o takımlarda yer bulacak. Bunu ben düşünmek bile istemem. Bu tamimiyle bir aşağılanmadır. Bu tamamıyla Kıbrıs Türk Halkı ile o şehitlerin hayatlarını kaybetmek pahasına yaptıkları fedakarlıklara büyük bir ihanettir. Altını çizerim büyük bir ihanettir. “

“BÖYLE LAFLARA MUHATAP OLMAK HANÇERLENMEKTİR”

“Bizim şu an takip ettiğimiz yol elbette zahmetlidir. Elbette zordur, elbette insanın fenasına gider. Hele benim gibi bir Cumhurbaşkanının iki devleti savunduğum bir durumda böyle laflarla, böyle laflara muhatap olmak hançerlenmektir.”

“İÇERDEN BİZİ BAZILARI BIÇAKLAMAKTADIRLAR. VURMAYA ÇALIŞIYORLAR”

“Ben bir taraftan uğraşıyorum ve didiniyorum niçin didiniyorum kendi cumhuriyetimi kendi halkımı yüceltmek için. Kendi halkıma bir şeyler verebilmek için. Kendi halkımın bu Dünya nezdinde itibarını artırmak için. Elbette benim gençlerimi birtakım platformlarda buluşturmak için bu çabalar, bu gayretler. Türkiye ile kurduğumuz iyi ilişkiler, onların da elbette bu büyük ülkenin de desteğiyle bir yerlere varabilmek, şerefli yoldan, haysiyetli yoldan bize yakışan bir yoldan ama içerden bizi bazıları bıçaklamaktadırlar. Vurmaya çalışıyorlar.”

“ONLARIN YOLU TESLİMİYETTİR, KIBRIS CUMHURİYETİ İÇİNDE KAYBOLMA YOLUDUR”

“Bizim yolumuzu elbette bildikleri için bizi pes ettirmek için zannediyorlar ki böyle bıçaklamalarla biz bu işten vazgeçeceğiz. Biz bu işten vazgeçmeyiz. Çünkü bu mücahidin yoludur, Kıbrıs Türk Halkı’nın bağrından çıkan devletin mukaddes yoludur. Bundan kimse bizi ayırt edemez. Çünkü bizim doğru yolumuz mutlaka bir yerlerde bir selamete kavuşacaktır. Zahmetlidir zordur ama mutlaka başaracağız. Onların yolu teslimiyet yoludur. Onların yolu Kıbrıs Cumhuriyeti içerisinde kaybolma yoludur.”

“SEN KİMSİN, ÇIKIP BANA BÖYLE LAF EDECEKSİN, KENDİNDEN GEÇMİŞ BİR ŞEKİLDE”

“Ben Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanıyım. Kıbrıs Türk halkının bağrından çıkmış, ve bu yolda büyük mücadeleler vermiş, seçimler kazanmış, Ulusal Birlik Partisi gibi Kıbrıs’ın en büyük partisi mücahidin partisi Türk Mukavemet Teşkilatı’nın devamı olan UBP’nin kurultaylarında büyük mücadeleler vermiş oradan genel başkanlığa seçilmiş, daha sonra hükümet kurmuş başbakanlık yapmış her türlü bir maliyeci, ekonomist, olarak milliyetçi bir insan olarak Kıbrıs Türk’ünün her noktasında her köyünde her kasabasında insanlarla iç içe halk adamı diye tarif edilen bağrından çıkmış bir Ersin Tatar’ım. Seçimle gelmiş bir Ersin Tatar’ım. Kimdir ki biri çıkacak ve diyecek ki bizi temsil etmez. Sen kimsin, sen hangi seçimi kazandın da çıkıp bana böyle laf edeceksin, kendinden geçmiş bir şekilde.”

“RUM’A YAMA YAPMAK İSTEYENLER ŞİMDİ AHKÂM KESİYOR, EN BÜYÜK ŞEREFSİZLİKTİR”

“Bunlar zamanında ne yaptılar. Güney Kıbrıs’ta Rum Federasyonu’na bizim mücahidin kurduğu Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nu yama yapmak için girişimlerde bulunan bazıları şimdi ahkam kesiyorlar. İşi o raddeye kadar götürmeye çalıştılar. Bizi Güney Kıbrıs’taki Rum Federasyonu’na yama yapmaya kadar işi götürdüler. En büyük şerefsizlik. Halbuki bizim yolumuz mücahidin yoludur. Hâlbuki Bizim kendi futbol federasyonumuz var, Türkiye’nin de desteğiyle kendi çocuklarımıza kendi gençlerimize onurlu bir gelecek kurmak için evet zordur zahmetlidir ama elden gelen neyse yapılmaktadır ve yapılacaktır.”

“KIBRIS TÜRK HALKINA ONURLU BİR GELECEK SUNABİLMEK İÇİN BU MÜCADELEYİ SÜRDÜRMEKTEYİZ”

“Bunlar bir kere Kıbrıs Türk Halkı’nın prim vereceği meseleler değildir. Kıbrıs Türk Halkı neyin ne olduğunu bilir. Bizi kimse Anadoludan Türkiye’den ayıramaz. Çünkü yolumuz budur. Biz şehitlerimize borcumuzdur. Bu bayrağı gönderde tutabilmek bu bayrağı yaşatabilmek ve Kıbrıs Türk halkına onurlu altını çizerek onurlu bir gelecek sunabilmek için bu mücadeleyi sürdürmekteyiz.”

 









Başa dön tuşu