Köşe Yazarları

Döviz kuru yükselme sebebi sonucu ve KKTC’de alınması gereken önlemler







Türkiye’de genel seçim sonuçlarından koalisyon çıktı bunun siyasi sonuçları olacak ama bu benim konum olmadığı için bunu tartışma konusu yapamam.




Yeni hükümetin ekonomiye ve piyasalara belirli etkisi olacak. Olası etkilerin sonuçlarından bir kısmını seçim öncesi yaşadık diğer kısmını ise şimdi yaşacağız. Zaten yaşamaya başladık bile.
Bu yılın ocak ayından itibaren TCMB üzerinden yürüyen ve Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlatmış olduğu tartışma sürecinde hem MB’ sinin bağımsızlığı sorgulandı hem de seçim belirsizliği algısıyla piyasalar bu süreci sattı. Bu suretçe döviz kurları yükseldi ve Türk Lirası diğer gelişen ekonomilerin para birimlerinden negatif ayrıştı. Bu ayrışma seçimlere kadar devam etti. Kısa bir dönem gerek kurlarda gerekse BIST’te istikrar oldu; fakat seçime 10 gün kala gerek kurlarda yükselmeler gerekse BIST’te düşüşler seçim sonrasının piyasalar açısından iyi algılama yapılmadığının göstergesiydi.
Seçim sonuçları seçim öncesinden kısmi fiyatlanmıştı bu günlerde seçim sonuçlarının geri kalan kısmi bölümü fiyatlanmaktadır.
Şu andaki fiyatlama kurulacak yeni hükümete ve ekonomi yönetimine bağlı olacak.
Türkiye ekonomisi böyle bir çöküntüyü kaldıracak güce sahip değildir. Zaten yerinden bir taş oynasa bütün taşlar dağılır. Kırılgan bir ekonomi bu açıdan 45 gün beklemez hükümet belli olur.
Piyasaları rahatlatacak esasen siyası iktidarın atacağı adımlardır. İş dünyası seçim sonuçlarını memnuniyetle karşılamıştır. Şimdi herkes kurulacak olan hükümetin atacağı adımları beklemektedir. Yatırım ortamının iyileştirilip iyileştirilemeyeceğine hukuki ve ekonomik reformların yapılıp yapılmayacağına. Tüm bunların sonucunda büyüme hızlanacak mı? Hızlanmayacak mı? Yatırım gelecek mi? Gelmeyecek mi? Belirsizliklerin ortadan kalkması gerekiyor.
Seçimler döviz kurlarının yükselmesine etken olmuştur. Fakat asıl etken sermaye hareketleridir. Yani Türkiye’ye dıştan gelen sermaye ile içteki sermayenin korunmasıdır. Türkiye ekonomisinde rahatsızlık vardır. Dolar kuru bunun için yükselmektedir.
ABD Merkez Bankası faiz artırımına gittiği andan itibaren (ki bu olasılık çok yüksek gözüküyor) Türkiye’ye ve gelişmekte olan diğer ekonomilere dış finansman olarak büyük etki edecektir. Çünkü Türkiye finans piyasasının 2/3 ‘ü yabancı sermayenin elinde ve bu sermeye çıkış yapacaktır. 2008 krizinden 2013 yılına kadar yabancı sermayenin yönü gelişmekte olan piyasalardı. Fakat 2013 ten sonra ne zaman ki 2008 krizinin etkileri giderilmeye başlandı bu yön kısmen tersine döndü.
Şu günlerde bu ters dönüşün hızlandığını görüyoruz.
Son 10 yılda Türk Lirası aşırı bir değerlenme yaşadı. Dolar son 10 yılda %7 değer artışı sağladı bu Türk lirasının tarihinde görülmemiş bir küçük kayıp. Bunun en büyük nedeni Türkiye finans piyasalarına giren yabancı sermayedir. Sermaye geldikçe arz fazlalaştı kur geriledi. Bu durum başta düşük enflasyon yarattı. Fakat cari açığı büyüttü.
Şu anda Türkiye’ye dış sermaye girişi çok zayıf aksine çıkışlar yaşanmakta. Türk Lirası ise değer kaybetmekte. Doların değerinde %50’ye yakın artış var. Bu artış enflasyonun üzerindedir.
Sorun yabancı sermaye hareketlerinin kısıtlanması, yüksek enflasyon, düşük büyüme hızı, özel kesimin yüksek döviz borçları, yüksek cari açık. Tablo karanlık kısa ve orta vadede Türk Lirası’nın değer kazanmasını beklemiyorum. Temkinli davranmanın pozisyon açılmamasının önemi yüksek. Her 5-10 senede bir biz Kıbrıslı Türkler bu tehlikeyi ve bu çöküşü yaşıyoruz.
Dövizde oluşan bugünkü tepkisel hareket devam edecek fakat ekonomi yönetiminin belirlenmesiyle ve programın çıkmasıyla bir süre sonra duracak Fakat dövizin seçimlerden 2 hafta öncesi durumuna gelmesi beklenmemekte. Buna rağmen yüklenilen kur farkı yinede kaldırılabilir düzeyde olmaktan uzaktır.
KKTC’de döviz artışının getirdiği ve de getireceği negatif etkilerden kısmı kurtulmak için kısmi önlemler
Ülkemiz ekonomik yapısı ithalata dayalıdır. İthal ettiğimiz ürünlerin gümrüklerde USD doları üzerinden yapılan işlemlerin Türk Lirası’na dönmesi.
Özel eğitim kurumları ile yapılacak istişare sonucunda şu anda oluşan fırtınanın gidişatına bağlı olarak kur sabitlemesine gidilmesi ve kur riskinin kaldırılması
Reel sektörde çalışanların yaşam düzeylerini ciddi anlamda etkileyen kur artışlarının getirdiği olumsuzluğu kısmen ortadan kaldırmak için Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun bir an önce toplanıp yeni asgari ücretin belirlenmesi
Sosyal Sigorta emeklilerinin emeklilik maaşlarının artırılması
Özel kesimin bankalara olan döviz borcundan kaynaklanan kur farklarının bir kısmının Maliye Bakanlığı bünyesindeki kullanılmayan fonlardan karşılanması için çalışma başlatılması ve sonuçlandırılması
Reel kesimin bilançolarına yansıyan kur farkı gelirinin sene sonu vergi matrahına iade edilmesi
Pazar faaliyetlerine negatif yönde yansıyan pahalılığın önüne kısmı geçilebilmesi için özel harcama malları hariç diğer ürünlerin KDV indirimine gidilmesi
Kişisel vergi muafiyetlerinin artırılması ve vergi matrahında düzenlemelere gidilmesi
Etkin denetimle kayıt dışılığın kontrol altına alınması bu konuda ülkemizde faaliyet gösteren muhasip-murakıplarla toplantılar yapılıp görüş alınıp çalışmalar yapılması.
Bankaların maliyetlerini azaltıcı etki edecek olan zorunlu karşılıklara MB’nin verdiği faiz %0,3 puan artırılabilinir.
Mali mahkemeler kurulup ve/veya hakim müessesesinin çalıştırılıp bankaların alacaklarının suretle tahsile gidilip bankalar maliyetlerinin düşürülmesi.
Belli bir periyot için yapılacak olan bahsettiğim düzenlemeler sonucu (genel kur sabitlenmesinden bahsetmiyorum) bütçeye yansıyacak negatif sonuçların doğması halinde Türkiye Cumhuriyeti ile yapılacak istişare sonucu bütçeye katkı sağlanması.
Bunun zorluğunun farkındayım fakat şu anda ortaya çıkan negatif durumu bizden kaynaklanmadığını gerçeği var. Türk Lirası kullanmamızdan ve ekonomimizin bu sonucu absorbe edemediğinden ötürü ekonomimizin bunu kaldıramadığını anlatmamız ve katkıyı sağlamamız gerekmektedir.
Ortaya çıkacak olan çöküntünün telafi edilmesi uzun zaman alacak ve bunun sonucu gerek özel kesimin gerek reel kesimin gerekse kamu kesiminin ekonomik anlamda zayıflamasını sağlayacak. Bu gibi sonuçların örneklerini önceden 2-3 kez yaşadık.











Başa dön tuşu