Poli

Dipkarpaz’da Denenebilir Bir Proje: Eşek Çiftliği








Dipkarpaz Burnu, belki Güney’deki Akama Burnu ile beraber Kıbrıs’ın en doğal kalmış en güzel bölgeleri olarak bilinirler. Her ikisine de mitoloji ve tarih çok cömert davranmış ve her ikisi de bu zengin kültürel mirastan çevresinde yaşayan insanlara yarar sağlamaya elverişli ve hazır halde bekliyorlar. Akama, mitolojik karakter güzeller güzeli Afrodit’in yaşam öyküsü, çapkınlıkları  ve hamamları  ile Poli, Laççi ve Hirsofu gibi civar köylere hayat veriyor ancak Karpaz köylerine Apostolos Andreas Manastırı dahil yöredeki onlarca tarihi yapı ve kalıntı bir türlü yar olamıyor. Hele Dipkarpaz köyü, tam ortasında yer aldığı muazzam tarihi miras ve çevre ayrıcalığının zerresinden bile yararlanamıyor. Yöre insanları yörenin eşsiz plajlarından, zengin makileri barındıran bitki çeşitliliğinden, hayvan türlerinden, tarihi mekan ve mimari özelliklerinden, verimli topraklarından kendilerine asgari bir yaşam sürecek kadar bir sonuç çıkaramıyorlar. Bölge halkının etnik köken ve kültürel çeşitliliği dahi henüz pozitif bir ayrıcalığa dönüştürülememiş.




Bir tek gazetenin dahi satılmadığı bilinen ve yerel televizyon kanallarının izlenmediği ileri sürülen Dipkarpaz köyü, KKTC kamuoyuna “devletin onları terk edip unuttuğu” mesajlarını verirken, Kuzey Kıbrıs’ın o bölgeye değer veren ve “davetkar olunması halinde her fırsatta o bölgeyi ziyaret etmeye hazır olduklarını” ileri süren orta sınıf insanları; yöre halkının fırsatları görüp değerlendirmekten ve yaratıcılıktan yoksun olduklarını ileri sürüyorlar.



Dipkarpaz’ın bir proje üzerinden gidilebilirse ekonomik bir değere dönüşebilecek yabani eşek varlığını ele almak istedik. Sayıları tam olarak bilinmeyen, hiçbir veterinerlik hizmeti almayan ve yöredeki ekili araziler için “başa bela” görülen bu hayvanlar 43 yıldan beridir varlıklarını artarak sürdürüyorlar. Köylüler, sayıları bir aralar 22’ye kadar çıkmış devletten ödenekli “eşek korucuları” ile bu hayvanlara karşı baş etmeye çalışıyorlar. Eşeklerin olası yaşam alanları, çok büyük paralar harcanarak tellenmiş ancak sonuç alınamamış. Gazetelerden zaman zaman vurularak öldürüldüklerini öğreniyoruz.

Biz Kuzey’de “eşek sorunları” ile boğuşurken, Güney Kıbrıs’ta Lefkoşa- Limasol anayolu üzerinde, Skarino köyünde bir eşek çiftliği olduğunu, hatta çiftlikte eşek sütü elde edilerek ciddi ölçüde katma değer yaratıldığını öğrendik. Bizimle ayni coğrafyada bulunan böylesi bir girişimin nasıl bir yer olabileceğini yerinde görebilmek için Skarino’ya gittik. Golden Donkey Farm isimli çiftliğin direktörü bay Pieris Georgiadis bize çiftliği gezdirerek uzun uzun izahatlarda bulundu. Günlük olarak veteriner kontrollerinden geçirilen 200 eşeğin 40 tanesinden halen süt elde ediliyor. Her ay yeni doğan 5-6 yavru ile hayvan sayısı düzenli olarak artıyor. Kuzey ile Güney Kıbrıs arasında “eşek politikaları”ndaki farkı daha yakından görebilmek ve belki de Dipkarpaz için bir model oluşturabilir ihtimaline karşı Pieris Georgiadis ile uzun bir söyleşi yaptık.

Poli: Kuzey Kıbrıs’taki eşek populasyonu hakkında ne bilginiz var?

Pieris Georgiadis: Kuzey’deki eşek varlığı hakkında en başta olan bilgimiz bir şüphe ve korku üzerinedir. Çalıştığımız Avrupa Birliği uzmanları, dünyada eşeklerde brusella hastalığının tek görüldüğü ülkenin Türkiye olduğunu ve bu hastalığın Kuzey Kıbrıs’taki eşeklere de sirayet etmiş olabileceği yönünde uyarıları vardır. Ancak bu hastalığın Kuzey’deki eşeklerde olup olmadığı hakkında net bir bilgimiz yoktur. Bunun dışında Karpaz’da 300 kadar sahipsiz eşek olduğunu ve köylerde eskisi kadar eşek kalmadığını biliyorum.

Poli: Güney Kıbrıs’taki eşek sayısı nedir?

 Pieris: Güney Kıbrıs’taki toplam eşek sayısı bin 100 olarak tespit edilmiştir. Bizim çiftliğimizde ise 200 adet vardır.

 Poli: Neden böyle bir çiftlik kurma gereği duydunuz?

 Pieris: 2000 yılından beridir eşeklerle ilgili çeşitli yatırımlar yapmaktayız. İlk projemiz ve yatırımımız, satın aldığımız 20 adet yaşlı eşekle turistlere hizmet verme üzerine oldu. Zaman içinde bu işi sevdim ve acaba bu eşeklerden süt elde edip ek bir yatırım yapabilir miyim diye düşünmeye başladım. Üç yıl önce, şu anda içinde bulunduğumuz kompleksin yatırımını yaptım ve hedefim, günlük süt sağılabilen 100 adet eşeğe ulamaktır. Halen bu sayı 40 adettir ve her bir eşekten günde yaklaşık olarak bir buçuk litre süt almaktayız.

Küçük yavrusu olan eşeklerden elde ettiğimiz sütün yarısını yavrulara vermekteyiz.

Şu ana kadar ülkemize gelen turistlerden elde ettiğimiz gelirler çok iyidir ancak yerli halkın ilgisi daha da iyidir. Dahası, eşek sütünden elde ettiğimiz ürünlerimizi internet üstünden bütün dünyadaki taleplilere satabilmekteyiz. Çok büyük bir süt üretimimiz olmamakla beraber, iç ve dış pazarlara bizi tatmin edecek kadar satışlar yapmaktayız.

Poli: Eşek sütünün değeri konusunda efsanevi şeyler anlatılıyor.

Pieris: Eşek sütünün insan vücudunun bütün organlarını iyileştirici bir karakteri vardır. Anne sütüne en yakın süttür. Alerjilere karşı koruyucu özelliği vardır. Hatta anti kanser olduğu da bilinmektedir.

Bu konuda en doğru ve daha geniş bilgiyi ilgili doktorlardan ve yazılmış makalelerden bulabilirsiniz. Sağlık açısından üstün özelliklere sahip olduğu kanıtlanmıştır.

Poli: Günlük olarak üretilen sütü nasıl değerlendirirsiniz?

Pieris: Ürettiğimiz sütleri pastörize veya uzun ömürlü süt haline dönüştürmeyiz. Günlük ham süt olarak satarız. Önceden sipariş olursa, istenen miktarı cam şişelere koyar ve müşteriye veririz. Eğer ürün artarsa, Almanya’dan aldığımız modern bir makine ile sütü toz süte dönüştürürüz. Böylelikle süte dayanıklılık kazandırırız. Ürettiğimiz tüm ürünlerdeki eşek sütünü bu toz sütü sıvılaştırarak sağlarız.

Herhangi bir sorunla karşılaşmamak için her bir eşekten elde ettiğimiz sütü kimyasal denetimden geçiririz. Çiftliğimizde daimi veteriner kontrolü olduğu için herhangi bir sorunla da karşılaşmayız.

Poli: Eşek sütünden imal edilmiş daha başka ürünleriniz var mı?

Pieris: Günlük üretilen ve şişelendirilip ham olarak satışa sunulan süt ve sütten elde edilen toz süt dışında, eşek sütünden imal edilen sabunlar, çukuletler, yaşlanma karşıtı göz altı kremleri, yaşlanma karşıtı yüz maskeleri,  sabun ve likör imal ederiz.

Poli: Süt veya süt ürünlerinin fiyatları ile ilgili bilgi verir misiniz?

Pieris: Maliyetlerimiz çok yüksek düzeyde olduğu için, süt fiyatları da yüksektir. Mesela sütün litre fiyatı 25 Euro’dur. Bu rakam Avrupa’da 75 Euro’dur. Biz onlara göre daha düşük maliyete elde edebildiğimiz için daha ucuza satabiliyoruz. Ancak bu sütü bizden satın alıp başkalarına satan bazı girişimcilerin daha yüksek fiyatlarla satış yaptıklarını biliyoruz. Elde ettiğimiz süt tozunu ise

350 Euro kilosu olarak satmaktayız.

Poli: Eşek sütünden peynir üretir misiniz?

Pieris: Maalesef hayır çünkü çok çok pahalıya mal olur. Yaptığımız denemelere göre 1 kilo peynir elde edebilmek için 350 Euro’luk süt kullanmamız lazım. Böyle bir durumda bu peyniri kaça satabiliriz? Ve kim satın alabilir?

Poli: Bu tür bir üretimde devlet politikası ne durumdadır?

Pieris: Devletten ne destek ne de engel görmedik. Birinci çiftlikten kazandığımız parayı buraya aktardık.

Poli: Avrupa Birliği fonlarından yararlandınız mı?

Pieris: Tahmin ederim ki bütün Avrupa Birliği sınırları içerisinde bu işi yapıp da bir tek kuruş dahi katkı almayan tek üretici benim. Çünkü bürokratik işlemlerden, prosedürlerden ve yazışmalardan nefret ederim.

Avrupa Birliği demek, uygulanması gereken bir sürü prosedür demektir.

Bu nedenlerle onlardan uzak durdum.

Poli: Kuzey Kıbrıs’ta hayvan hakları ve çevre savunucuları Karpaz’da sahipsiz olarak yaşayan eşeklere yönelik uygulamalara karşı çok duyarlı. Sizin yaptığınız türden bir uygulamaya muhtemelen itiraz geliştirirlerdi. Siz böyle bir sorunla karşılaştınız mı?

Pieris: Ayni çevrelerin, sizdekine benzeyen tutumlarını biz de yaşadık. Başlangıçta çok itirazlarla karşılaştık. Ancak zaten biz olmasak bu hayvanlar da olmazdı. Eşekleri koruma altına aldığımızı, günlük olarak veteriner denetiminde olduklarını gördükçe retçi tutumlarından vazgeçtiler. Çünkü bu hayvanlar, her gün beslenen, sağlıkları denetim altında olan ve korunan hayvanlardır. Popülasyon ise her gün artmaktadır.

Poli: Teknik destek aldığınız bir kurum var mı? 

Pieris: Limasol’daki teknik üniversite, bize danışman kurum olarak yardımcı oluyor. Çiftlikteki her hareketimizi onların onayını alarak yapıyoruz. Sık sık bizi ziyaret ediyorlar ve teknik destek veriyorlar.

Poli: Güney Kıbrıs’ta bu tür bir işi sadece siz mi yapıyorsunuz? Bu alanda tek misiniz? 

Pieris: Diğer aile fertlerimizi saymazsanız evet Kıbrıs’ta tekiz. Bir aile işletmesiyiz ve bu alanda tekiz. Baf’ta ve Larnaka’da ürünlerimizi sattığımız mağazalarımız var. Yakın bir gelecekte Lefkoşa’da da bir mağaza  açacağız.

Poli: Çiftlik faaliyetleri dışında çok geniş bir menü halinde zeytin ürünleri de satmakta olduğunuz görülüyor. Zeytincilikle de ilginiz var mı?

Pieris: Evet ailece bu konu ile de ilgiliyiz. Ailenin eski bir faaliyetidir. Sadece bizim yetiştirdiğimiz zeytinleri değil, bölgede yetişenleri de satın alırız ve zeytinden elde edilebilecek her türlü ürünü üretip ambalajlayıp mağazalarımızda satıyoruz.

Poli: Çeşitli turist gruplarının çiftliğinizi ziyaret ettiğini görüyoruz. Bir program mı uyguluyorsunuz? 

Pieris: Gerek organize edilmiş gruplar halinde, gerekse bireysel olarak çok sayıda turist çiftliklerimizi ziyaret ederler. Özellikle de Ruslar. Çiftliğe giriş için ücret alıyoruz. Yetişkinler için 3, çocuklar için ise 1 Euro alıyoruz. Eşekleri yakından izleme yanında, geçmişte eşeklerle birlikte kullanılan üretim aletlerini, geçmiş yaşam ile ilgili çeşitli müzeleri, bölgesel bitkilerden oluşan botanik bahçelerini ve ürünlerimizin satıldığı mağazayı ziyaret edebilirler.

Arzu edenler, 8 Euro karşılığı 25 dakika süre ile eşek turu yapabilirler. Pazar günleri ise, fiyatı ucuz sayılabilecek zengin bir öğlen yemeği vermekteyiz.

Poli: Köyle veya köylülerle ilişkileriniz nasıl? Sizin varlığınızdan onların bir yararı oluyor mu?

Pieris: Olmaz olur mu? Her yıl geleneksel olarak tekrarladığımız bir festivalimiz var. Bu festivalleri, Turizm Örgütü’nün Larnaka Ofisi, el işleri yapan kadınların örgütü ve köy muhtarlığı ile birlikte düzenliyoruz. Son festivale sayılı 10 bin kişi geldi. Bu festivalde biz çiftlik olanaklarımızı ortaya koyarken, köylü kadınlar ürettikleri her türlü ürünü burada satarlar. Çalışanlarımız, etkinliklerimize katılan folklor ve müzik grupları bu köydendir. İhtiyaçlarımızı bu köyden alıyoruz. Buraya yerel vergi veriyoruz. Çiftliğimize gelen her yabancı veya Kıbrıslılar, ayni zamanda köyü de ziyaret etmekteler.

Köye bir dinamizm kazandırdık. Eğer köyümüze girerseniz, çok temiz ve tertipli olduğunu fark edeceksiniz.









Başa dön tuşu