Köşe Yazarları

Çöpçüler savaşı











Birinci dünya savaşı başladığında İngiliz sıkı yönetim uygulamıştı.




Artık ada Türkleri “Efendi” değildi.
İngilizlere “Yes sir” demeye alıştırılmışlardı.

O dönemler adada Fransızlar da cirit atıyordu.
Bir kaynağa göre Suriye’den getirilen Ermeniler, Kıbrıs’ta Türklere karşı askeri eğitimden geçiriliyorlardı.
Karakol kampına ise çeşitli cephelerde savaşan yüzlerce Türk askeri esir olarak getirilmişti.

Hava sisli pusluydu.
O sis pus içinde İngilizler Yunanlıları yanlarına çekebilmek için kendilerine Kıbrıs’ı teklif etmişlerdi.
Dönemin Türk toplumu çaresizdi.
Ada Türkleri İttihak ve Terakki üyeleri aracılığı ile bir planı uygulamaya koymaya karar verirler.
Bu plan bir ayaklanmaydı.
Önce Monarga’daki Ermeni kampı basılacak, silahlarına el konacaktı.
Orada bulunan askeri deniz araçları imha edilecek,
Karakol’daki esirlere silah dağıtılacak,
Ve neticede önce Mağusa ele geçirilecek,
Daha sonra diğer şehirlerde ayaklanma çıkarılacak ve İngilizlerin adayı Yunanistan’a verme fikrinden vazgeçmeleri sağlanacaktı.
Bu olmazsa “Ada Türk Yönetimi” oluşturulacaktı.

Karpazlı Babaliki’nin önderliğinde Monarga’daki plan işlemesine rağmen,
İngiliz istihbaratı tez davranmış, planın diğer kısımları uygulanamamıştı.

“Kıbrıs’ta Monarga (Boğaztepe) Ermeni Lejyonu Kampı” adlı kitapta bu bilgilere yer verilir.

O dönem Hasan Karabardak, Ali Hüseyin Babaliki, K. Lambrio ve Dr. Şevket gibi ileri gelenler Girne Kalesi’ne hapsedilir…

Görüldüğü gibi bunlar şımarık bir toplumdur.
Hayatları çöpleri temizlemekle geçer…

Ellili yıllarda da Enosis meselesi ayyuka çıkmıştı.
Çöpçüler yine devredeydi.
O dönemde bayağı şımarmışlardı.
Öyle ki birbirlerini de vurmaktan çekinmemişlerdi.
Nitekim istenilen olmamış, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmuştu.

Sonra o da yıkıldı.
Ortalık bir kez daha çöp alanına dönmüştü.
Birinci Dünya savaşında kuramadıkları Ada Türk Yönetimini, Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi olarak kuracaklardı.
Yaptılar da.
Geçici olacağını bilmelerine rağmen yaptılar.
O geçecek, bir başka yönetim gelecekti…

Neticede bunlar basbayağı çöpçüydüler.
Bir araya geldiklerinde topluca şarkı bile söyleyemiyorlardı.
Şarkısız toplumdular.
Şarkıları varmış gibi rol yapıyorlardı şımarıklıklarından.
Bir şarkıya başladıklarında, kimisi ortasında, kimisi ta başından vazgeçiyordu.

En aydınlarının bile tek yapamadığı iş, birlikte dayanışıp bir mücadeleyi sonuna kadar götürmeyi becerememekti,
Ki “Birlik, Mücadele, Dayanışma” sloganını bu işi yapamadıklarından mı yoksa şımarıklıklarından mı benimsedikleri bilinmemektedir.

Ama ummadıkları başlarına gelecekti.
Artık yeni çöpçüler vardı ki,
Bunlar, onları da temizlemeye gelmişlerdi…

Çöpçüler savaşını Münir Bey de iyi bilir…







Başa dön tuşu