Köşe Yazarları

Çok Üzüldüm!

Geçen akşamki Levent Kutay'ın programında, gönderdiğim soru üzerine, Özersay'ın Maronit konusundaki bazı açıklamalarını dinledim.

Geçen akşamki Levent Kutay’ın programında, gönderdiğim soru üzerine, Özersay’ın Maronit konusundaki bazı açıklamalarını dinledim.

İlginç bir şekilde programı HP’nin Genel Sekreterinin tavsiyesi üzerine izlemeye karar verdim. Sanki Özersay’ın yapıcı açıklamaları olmuş gibi.

Özet olarak bu kararı kendilerinin vermediğini, diğer hükümetten miras bulduğunu ama her şeye rağmen karşı çıkmadıklarını söyledi.

İlk cümleden meseleye gönülsüz bir giriş yaptı yani.

Daha sonra konuyu imkanlar dahilinde ilerlemeye getirdi.

Ve öncelikler meselesi olarak sundu.

Yani efendim Kıbrıslı Türklerin de beklediği ve hükümetin taahhüt ettiği başka eğitim sağlık gibi konular da var dedi.

Yani aklınca (kurnazca) Kıbrıslı Türklere çağırı yaptı.

Bir “Sizin paranıza ister bunlar haaa” demedi (ama yeteri kadar hedef yaptı zavallıları).

Gerçi kendi milletvekili bugünkü paylaşımında az çok bunu söyledi, “Mamır ettik kendimizi da maronitleri halledeceyik” diyerek.

Sonra da birileri bizi birbirimize düşürtmeye çalışıyoruza getirdi meseleyi ve mağdura yattı.

Devlet dediğin kurumlar arası dalaşmaya girmemeliymiş.

Yani bugüne kadar olmuş gecikmeyle ilgili öz eleştiriye de karşı çıktı.

Suçlama oyununa (blame game) girmemeliymiş Hükümet ortakları.

Kısaca Devletin bekasını ve çıkarlarını savunduğunu iddia eden ama “doğruların” tekelini elinden kaçırtmamaya çalışan, tek tipçi bir siyasetçi görünümü çizdi.

İzlerken çok üzüldüm…

Çünkü bu genç siyasetçiyle ilgili eskiden çok içten olumlu beklentilerim vardı.

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı