Köşe Yazarları

Bu günlerde sağlık öncelikli ve ekonomik kararlar



Sağlık önlemlerinin çok daha önemli olduğu ve birincil önlemler olarak salgın hastalığın önüne geçmek için tüm kesimlerin birlikte maddi ve manevi olarak seferber olması gerekirken, ekonomik taleplerin ve paketlerin özellikle çok daha ön plana geçtiğini gerek bazı yayın organlarında gerek farklı yetkililerin her gün çoğu zaman değişen taleplere göre değişen karar ve açıklamalar ve gerekse görsel yayınlara katılımcı olarak programlarda taleplerini sıralayan sektör temsilcilerinin sürekli önerilerinden, görüyoruz. Elbette ki hayatın devamlılığı için ekonomik önlemler çok önemlidir ve iyi düşünülerek ekonomiyi alt üst etmeden, çarkları durdurmadan dengeli önlemlerin gereği vardır.

Ancak şimdi dünyayı saran ve ülkemizde de ciddi sağlık krizinin yaşandığı bu dönemde gündemin birinci sırasına ısrarla ekonomik talepleri almak ve özellikle en az ihtiyacı olanların yeterince birikimlerinin olması gerektiği halde, bu durumu bile lehlerine çevirmek gayreti ne kadar üzücü. Bu mevcut koşullarda yardım etmesi gerekenlerin en çok talepkâr olduğunu gözlemlemek ise bu tehlikeli salgın hastalığın dünyayı sardığı ve arafta olunan bir zamanda halâ bazıları için maddi değerlerin öncelik aldığını görerek üzülüyoruz.

Şimdi önceliğimiz sağlığımız ve sağlıkta alınacak acil önlemler ve halkımızın bu konuda kenetlenmesidir. Sağlık kurumlarının her türlü eksikliklerinin tamamlanması ve acilen takviye edilmesidir. Ekonomik konularda da herkesin olduğunca kendi sorumluluklarını bu sürede yüklenmesidir.

Dün hayretimi çeken bir paylaşım gördüm. Sosyal medyada açık ismi ile büyük iş hacmine sahip ülkesini düşünen düzgün ve dürüst bir iş insanının, ülke ekonomisinin çarklarının devamı için işçilerini -işyerleri ilk günden kapalı olduğu halde- tam olarak ödediklerini, sosyal sigortalarını ve ihtiyat sandığı primlerini tam olarak yatırdıklarını, Haziran sonuna kadar yazılı çeklerin Hükümetçe ertelenmesine rağmen hizmet, mal ve malzeme aldıkları firma veya kişilere bankaya giderek peşinen yatırdıklarını ifade ettikten sonra, gittiği bankada maddi durumları çok iyi büyük iş hacmine sahip kişilerin bu ertelemeden istifade ederek çeklerinin karşılığı olduğu halde, ‘ kimlerin kimlerin krizi fırsata çevirerek çeklerini ödemediklerini bankadan öğrendiğini’  yazarak serzenişte bulunmakta ve bu kişilerin ‘mal ve hizmet aldığı firmaları ödememeyi tercih ederek parayı vadeli hesaplarında değerlendirmeyi tercih ettiklerini’  ifade etmekte  ‘nakit akışını bizler de sağlamazsak ekonomiyi daha da zora sokarız’  diyerek iyi durumda olanların ödemeleri gerektiği tavsiyelerini paylaşmaktadır.

Bu paylaşımı da gördükten sonra insan ne söyleyeceğini bilemiyor. Ve işte böyle zamanlarda insanların gerçek yüzleri ortaya çıkıyor. Düzgün çalışan vicdanlı iş insanlarımızı da kutlamak gerek.  Bunun ne kadar yaygın olması halinde ekonominin rahatlayacağı ve olmadığı hallerde ne kadar zora gireceğini tahmin etmek zor değildir. Bir de anlayış farkını gözlemliyoruz!.

Hükümet yetkililerinin, çeklerin ertelenmesi konusundaki bu kararları alırken çok dikkatli olarak ve getireceği istismarları düşünerek faydalanacakların kimler olacağını kesin çizgilerle ortaya koymaları ve bu imkânları sadece ihtiyaçlı olan kişilere ve firmalara vermesi ve bu konuda bankalarla işbirliği yapması gerekmez miydi?  Genel bir karar alınıp ihtiyaçlı veya ihtiyaçsızlar aynı kefeye konamaz, ayırdedici kurallar konması gerekirdi. Bu kişilerin durumunu en iyi bilecek olan da bankalar ve Merkez Bankasıdır. Hükümet yetkililerinin bu konuda ilgili bu kurumlarla işbirliği yaparak uygulamaları bu çerçevede sürdürmeleri şarttır. Kararlar eksik alınır ve uygulamada boşluklar yaratılırsa dürüst işletmeciler değil  fırsatçılar yararlanır ve    ekonominin geneline de zarar verirler. Mali durumları yerinde olanların hesaplarını vadelide değerlendirme fırsatı Hükümetçe verilmemeli ve mükellefiyetlerini yerine getirme mecburiyeti getirilmeli ki ödeme bekleyen alacaklılar da kendi mükellefiyetlerini karşılayabilsin ve bu durumu hem alacaklı kesimi hem de ekonomimiz daha az zararla geçirebilsin. Bu konuda Hükümetin, bankalarla işbirliği halinde açık bir karar alması gerekir.

Ayrıca Poliçeler yasası hakkında çıkarılan yasa  Gücündeki Kararnamede diğer bir hatalı nokta, kanaatimce takasa ibrazı yapılmış olsun veya olmasın karşılığı olmayan çeklerle beraber,  30 Haziran 2020 sonuna kadar keşide edilecek tüm çeklerin de ilk ibrazda karşılıksız çıkması halinde  90 gün (3 ay) ertelenmesi ise genel bir karar olarak istismara çok açıktır. Çünkü bu karar Mart ortalarında mevcut çeklerin takasında çıkan süreyi olağanüstü durum dolayısıyla uzatmak mecburiyeti çıktığı için işletmelerin zora sokulmaması açısından ele alınmıştı ki acilen gerekli idi.

Ancak çıkan kararnamede sadece Mart ayı içinde yazılmış ve takasa giden çekler ve bu ayda yazılan ileri tarihli çekleri değil,  29-30 Haziran’a kadar bundan sonra yazılacak ileri tarihli çekler de Haziran sonrasındaki 3 ay sonuna (Eylül sonuna) kadar ertelemeye girecek ve dolayısıyla erteleme süresi 3 ay değil 6 ay’a çıkacak. Peki bu uzun sürede alacaklılar ne olacak? mal ve hizmet vermiş olanlar?. Onlar da kendi masraflarını ödeyemeyecek ve daha çok çıkmaza gireceği gibi süre uzamasına ilaveten,  30 Haziran’a kadar binlerce karşılıksız çek daha yazılacak. Halbuki amaç bu olmamalıydı.

Dolayısıyla kanaatimce daha fazla geç olmadan acilen maddi durumu iyi olanlara Hükümetin bankalarla istişare ederek bunu fırsata çevirip   karşşılığı olduğu halde bu sürede vadeli hesaplarında değerlendirmelerine İZİN verilmeyerek, ülke ekonomisini işin içinden çıkılmaz hale gelmesinin önlenmesi ve mali durumları aynı kategorilerde olup mükellefiyetini yerine getirenlere karşı,  fırsatçının önüne geçilmesi ve ödemelerin zincirleme olarak kilitlenmesine imkân vermeyecek Hükümetçe karar üretilmesi gerekir.

İkincisi de bundan sonra karşılıksız ileri çek yazılmasına da imkân verilmeyerek hem bu tür istismarların da önüne geçilmesi hem de alacakların  ve alacaklıların da 6 aya sarkmasının mahzurları düşünülerek tadil edilmesi, genel ülke menfaatlerinin yararına olur. Çünkü bankalar da zora girebilecek, mal ve hizmet veren alacaklıların sayıları da yoğunlaşacağı gibi bu kesimin  daha yüksek borçlanmalarla 6 ayı ve sonrasını idame ettirmeleri çok daha zorlaşacak ve mağdur olacaklardır!.

Önlemler babında, geçen gün Çalışma Bakanı Hükümetçe yeni bir karar alarak 30 Nisana kadar işletmelerde işçi durdurulmayacağını açıkladı. Güzel… Keşke ilk paketle bu karar alınmış olsaydı. Çünkü çok geç alınmış bir kararın faydası ne olur?  tartışılır. Paket bütün açıklanırsa etkili olur. Duruma göre yamalamanın faydası olmaz.

Bir de çok önemli olan mevduatlarla ilgili sorulan sorulara Yetkililerce verilen beyanatlarda çok dikkatli olunmalıdır. Güvensizlik yaratacak elastiki açıklamalardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Halka güven verecek açıklamalara ihtiyaç olduğu gibi İlgili sektörleri güven altında tutmak şarttır.

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı