Köşe Yazarları

ALEXSANDER

Böyle haziran aylarıydı,

Yetmişli yılar.

Açık hava sinemaları yeni açılırdı ama havalar bir garip olurdu…

O sıralarda, Alexsander hastaneye gitmeye hazırlanmaktaydı…

Yetmişli yıllar sol hareketlerin de ivme kazandığı yıllardı.

Bir kot pantolon bir parka yeterdi.

Gerisi kitap, kalem, afiş, bir lenger bir de fırça.

O dönemlerde duvarlara slogan yazmak pek yadırganmazdı.

Koşullar öyleydi.

Yunanistan’daki komünistler de duvarlara slogan yazardı,

Almanya’da, Fransa’da, Şili’deki komünistler de.

“No pasaran.”

Lengeri bir kişi, fırçayı bir kişi tutardı.

Ekip işiydi.

Herkes gönüllü.

Devrimcilik gönüllüydü; Mücahitlik de öyle!

O yıllardı,

Duvarlara “kahrolsun faşizm” yazıldığında,

Alexsander henüz hastaneye yatmamıştı…

Lefkoşa akşamları serindir ama,

Haziran aylarında açık hava sinemalarına gidenler sürprizlerle karşılaşabilirdi.

Umulmadık serin rüzgarlar üşütebilirdi hele de çocukları.

Ta son perde kapansın seyyar satıcılar çoktan kaçmış olurdu sinema önlerinden…

İşte,

Tam o sıralarda,

Alexsander hastaneye gitmeye hazırlanmaktaydı…

Henüz 11 yıl dolmamıştı.

Sene 1973.

Lefkoşa tam 11 yıl kapalı bir hayat yaşamış,

Bu 11 yılda zaman zaman yollar kesilmiş,

Kurulan barikatlarda insanlık dramları yaşanmış,

Köy ve kasabalardan şehere gelen yollar sanki meçhule giden yollara dönüşmüştü.

Yola çıkan yolda kalabilir,

Ya da geri dönemeyebilirdi…

Ama güzel şeyler de oluyordu.

Düşünüyorum da,

O dönemler internet ve cep teflonu olmuş olsaydı,

Kız Lisesi ile Lefkoşa Türk Lisesi öğrencilerinin hali ne olurdu?

En azından erkek öğrenciler,

İki okul arasını bölen duvarlarda sırf birbirlerini görebilsinler diye büyük gedikleri açmaya yeltenmezlerdi!

İki okul arasında duvar vardı ama henüz memlekette yoktu.

Fakat olacaktı…

Hayat bu şekilde sürüp giderken,

Alexsander hastaneye gitmek üzereydi.

Artık son demlerini yaşıyordu,

Ve ne olacaksa onun hastaneye gitmesi ile olacaktı…

Böyle haziran aylarıydı.

Kapalı dönemdi ama herkes açık yaşamayı severdi.

Sinemalar açık havaydı,

Kahvehaneler sandalyelerini açık havaya çıkarırlardı,

Parklarda açık hava konserleri yapılırdı…

Nihayet,

Gün gelmişti.

EOKA B’nin darbe planının adı,

“Alexsander hastaneye gitti”,

Olarak belirlenmişti…

Sanki anlaşmış gibiydiler.

Alexsander hastaneye gidince,

Ayşe de tatile çıkacaktı…

(2016)




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı