Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ÖZGÜL ÇELİK YAZDI: KIBRIS MESELESİ STRATEJİK RAPORU Uluslararası Aktörlerin Pozisyonları, Yatay/Dikey İlişkiler ve Kronolojik Analiz (2026)

özgül çelik

Kıbrıs meselesinde perde arkasındaki diplomatikhareketlilik, 2026 yılı itibarıyla resmi makamların ve saygınuluslararası mekanizmaların karşılıklı hamleleriyle kritik biraşamaya gelmiştir.

Süreç, salt iki toplum arasındaki bir toprak uyuşmazlığıolmaktan çıkıp; Doğu Akdeniz’deki askeri yerleşimler, enerji koridorları güvenliği ve küresel savunmamimarilerinin çatışma/uzlaşı alanına dönüşmüştür.

Siyasi ekoller ve muhalefet kanatları (özellikle KKTC ana muhalefet lideri Tufan Erhürman’ın sıklıkla vurguladığımetodoloji, Kıbrıslı Türklerin kurucu iradesi ve siyasi eşitlikilkeleri) dahil olmak üzere tüm iç dinamikler, uluslararasıpazarlıkların zeminini doğrudan etkilemektedir.

Türkiye Eksenli Dikey İlişki: “Egemenlik Kozu ve AB Pazarlığı”

 

Resmi Pozisyon: Ankara ve KKTC yönetimi, 2017 Crans-Montana görüşmelerinin başarısızlığından bu yana federal çözüm modelinin tükendiğini savunmaktadır.

Temel tez, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşituluslararası statüsünün müzakereler başlamadan öncetescil edilmesidir.

Yatay Korelasyon (Al-Ver Haritası): Ankara, bu sert vetavizsiz pozisyonu diplomatik masada bir “başlangıç çıtası” ve pazarlık kaldıracı olarak kullanmaktadır.

Türkiye’nin nihai stratejik muradı; adadaki Türk varlığınıtam güvenceye alırken, eş zamanlı olarak AB ile durmanoktasına gelen Gümrük Birliği güncellemesi ve vizeserbestisi gibi makroekonomik ve ticari alanlarda somutilerlemeler kaydetmektir.

Al-Ver (Win-Win) Denklem Noktası: KKTC’ye yönelik uygulanan doğrudan ticaret ve doğrudan uçuş izolasyonlerinin AB veya BM kontrolünde esnetilmesi karşılığında, Türkiye resmi “iki ayrı devlet” tanınma şartını pratik bir müzakere metodolojisine (Gevşek Federasyon, Konfederasyon veya iş birliğine dayalı iki ortaklık yapısı) tahvil edebilir.

 

• Kasım 2025 – European Policy Centre (EPC – Brüksel): Yayımlanan raporda, “Türkiye’nin Kıbrıs’taki iki devletli çözüm retoriği, Brüksel ile yapılacak makroekonomik (Gümrük Birliği) pazarlıklarda el yükseltme stratejisinin bir parçasıdır” analizi yapılmıştır.

 

• Şubat 2026 – SETA (Ankara): “Doğu Akdeniz’de Yeni Denklem” başlıklı stratejik belgede, Türkiye’nin Kıbrıs Türklerinin eşit uluslararası statüsü tescil edilmeden resmi masaya oturmayacağı, ancak ambargoların gevşetilmesi taahhüdüyle “iş birliğine dayalı iki devletli (cooperative two-state)” esnek alt modellere geçiş yapabileceği vurgulanmıştır.

 

• Mayıs 2026 – German Institute for International and Security Affairs (SWP – Berlin): “Ankara’nın AB Stratejisi” analizinde, Türkiye’nin Kıbrıs politikasının salt bir toprak ve sınır meselesi değil, Avrupa’nın genel güvenlik ve enerji mimarisine entegrasyonu sağlayan en büyük pazarlık çipi (bargaining chip) olduğu belirtilmiştir.

 

Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti Ekseni: “Federasyon Israrı ve Egemenlik Koruma”

 

Resmi Pozisyon: Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan, BM parametreleri çerçevesinde iki kesimli, iki toplumlu federasyon modelini tek yasal seçenek olarak sunmaktadır. Adanın tek egemen temsilcisi olma iddiasını korumaktadırlar.

Yatay Korelasyon (Al-Ver Haritası): Kıbrıs Cumhuriyetinüfus, AB üyeliği ve uluslararası tanınmışlık avantajınıkullanarak Türk askerinin adadan tamamen çekilmesini ve1960 Garanti Anlaşması’nın iptalini istemektedir.

Ancak Atina (Başbakan Mitsotakis yönetimi), Türkiye ilebaşlatılan “Atina Bildirgesi” eksenindeki normalleşme veEge’deki yumuşama sürecini Kıbrıs’taki çözümsüzlükyüzünden tamamen feda etmek istememektedir.

Al-Ver (Win-Win) Denklem Noktası: Kıbrıs Cumhuriyeti, adanın kuzeyinin tamamen Türkiye’ye entegre olmasından(ilhak benzeri yapısal dönüşüm) ciddi endişe duymaktadır.

Bu bağlamda, adanın münhasır ekonomik bölgesindekidoğalgaz gelirlerinden Kıbrıslı Türklere resmi pay verilmesiveya ortak enerji komiteleri kurulması karşılığında, Türkiye’nin adadaki askeri varlığının sembolik/minimal seviyeye indirileceği uzun vadeli bir takvime razı olabilirler.

• Aralık 2025 – ELIAMEP (Helenik Avrupa ve Dış Politika Vakfı – Atina): “Atina-Ankara Diyaloğu ve Kıbrıs Çıkmazı” raporunda şu uyarı yapılmıştır: “Yunanistan, Ege’de yakaladığı pozitif gündemi korumak istiyorsa, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin maksimalist taleplerini dengelemeli ve enerji paylaşımını kapsayan ara formüllere Lefkoşa’yı ikna etmelidir.”

 

• Mart 2026 – PRIO Cyprus Centre (Oslo Barış Araştırmaları Enstitüsü Kıbrıs Şubesi): Çözüm senaryoları raporunda, “Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin doğalgaz gelirlerini siyasi eşitlik temelinde ortaklaşa yönetecekleri bir ‘Hidrokarbon Fonu’, resmi siyasi çözümden önce hayata geçirilerek en güçlü güven artırıcı önlem işlevi görebilir” denilmiştir.

 

• Haziran 2026 – Center for Strategic and International Studies (CSIS – Washington): “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB üyeliğini Türkiye’ye karşı sürekli bir veto silahı olarak kullanmasının artık Washington and Brüksel nezdinde jeopolitik bir yorgunluk (fatigue) yarattığı, enerji paylaşımında esneklik gösterilmesi gerektiği raporlanmıştır.”

 

Avrupa Birliği ve BM Ekseni: “Doğu Akdeniz İstikrarı”

 

Resmi Pozisyon: BM, her iki tarafın resmi tezlerini zedelemeden doğrudan masaya dönmelerini sağlayacak gayriresmi bir “5+1” (Taraflar + Garantörler + BM) formülü işletmeye çalışmaktadır. AB ise Doğu Akdeniz istikrarını merkeze almaktadır.

Yatay Korelasyon (Al-Ver Haritası): Rus gazına alternatifarayan AB için Kıbrıs açıklarındaki hidrokarbonkaynaklarının güvenli bir şekilde Avrupa pazarlarınaulaştırılması hayati önemdedir.

Ancak Kıbrıs sorununu çözmeden veya dondurulmadanbu gazın Türkiye üzerinden geçmesi ya da bölgedegüvenli sondaj yapılması imkansızdır.

Al-Ver (Win-Win) Denklem Noktası: AB, Türkiye’yesomut ekonomik entegrasyon havuçları (Gümrük Birliği’ninmodernizasyonu) sunarak Ankara’nın masada kalmasınıhedefler.

BM ise “Federasyon” kelimesini kullanmadan, iki tarafı da tatmin edecek “Geliştirilmiş Ortaklık” veya “Merkezi Yetkileri Azaltılmış Gevşek Federasyon” gibi yeni kavramsal çerçeveler inşa etmektedir.

• Ocak 2026 – International Crisis Group (ICG – Brüksel): “Kıbrıs’ta Donmuş İhtilafın Isınma Riski” başlıklı raporda, “BM Temsilcisi Holguin’in temel görevi klasik bir federasyon arayışından ziyade, tarafların alt komitelerde (sağlık, ticaret, çevre, enerji) egemenlik iddiası çatışmasına girmeden çalışabileceği pratik bir zemin yaratmaktır” tespiti yapılmıştır.

 

• Nisan 2026 – European Council on Foreign Relations (ECFR – Berlin/Paris): “AB’nin Doğu Akdeniz Çıkmazı” adlıanalizde, “AB, Kıbrıs sorununu çözemese bile bölgeselgüvenlik için dondurmak zorundadır.

Türkiye’ye sunulacak Gümrük Birliği güncellemesi, Kıbrıs’ta yeni bir askeri/siyasi krizin patlak vermemesininsigortasıdır” ifadelerine yer verilmiştir.

 

Fransa ve Rusya Ekseni: “Akdeniz’de Güç Devşirme ve Denge Arayışı”

 

Fransa’nın Stratejisi: Fransa, AB’nin askeri liderliğineoynamak ve Doğu Akdeniz’deki enerji sahalarında (Total şirketi vasıtasıyla) varlığını garanti altına almak amacıylaKıbrıs Cumhuriyeti ile dikey ve derin bir askerientegrasyona gitmektedir.

Türkiye, bu durumu “bölgesel dengeyi bozan tehlikeli biroldubitti” olarak nitelemektedir.

Rusya’nın Stratejisi: Moskova, adanın güneyinintamamen bir Batı/NATO askeri üssüne ve lojistikmerkezine dönüşmesinden rahatsızdır.

Bu nedenle, yatay eksende Batı blokunun adadaki tekelinikırmak için KKTC ile gayriresmi konsolosluk ve ticaribağları geliştirerek Türkiye’ye jeopolitik alan açmaktadır.

• Şubat 2026 – IFRI (Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü – Paris): “Levant’ta Fransız Donanması ve Yeni Güvenlik Mimarisi” raporunda, Paris yönetiminin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Orta Doğu ve Doğu Akdeniz operasyonları için “batmaz bir uçak gemisi” olarak konumlandırdığı, imzaladığı askeri paktların (SOFA) bu stratejinin yansıması olduğu savunulmuştur.

 

• Mayıs 2026 – RIAC (Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi – Moskova): Yayımlanan analizde, “Adanın güneyi tamamen NATO/Batı üssüne dönüşmüştür. Rusya, buna karşılık KKTC’deki Rus nüfusunu ve doğrudan uçuş/konsolosluk kanallarını kullanarak adanın kuzeyinde yumuşak güç (soft power) dengesi inşa etmelidir” tespiti paylaşılmıştır.

 

 

ABD, İngiltere ve NATO Ekseni: “Güvenlik Şemsiyesi Değişimi”

 

Resmi Pozisyon: Orta Doğu’daki krizler (İran-İsrailgerilimi hattı) nedeniyle adadaki İngiliz Egemen Üsleri(Akrotiri ve Dikelya) ile ABD askeri unsurları adayı aktif birlojistik, radar ve istihbarat merkezi olarak kullanmaktadır.

Bu durum adayı asimetrik tehditlerin merkezineyerleştirmektedir.

Al-Ver (Win-Win) Denklem Noktası: Washington veLondra’nın nihai hedefi, Kıbrıs’ın tamamen Batı/NATO güvenlik şemsiyesine dahil edilmesidir.

Önerilen yeni nesil “Win-Win” modeli; 1960 Garanti Anlaşması’nın (Türkiye’nin tek taraflı müdahale hakkı) lağvedilerek, yerine Türkiye’nin de komuta kademesindeve sahada aktif askeri güç olarak yer alacağı çokuluslu bir”NATO Barış Gücü / Güvenlik Şemsiyesi” yapısınınkurulmasıdır.

Böylece Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “Türk asker” korkusuNATO şemsiyesiyle absorbe edilecek, Türkiye’nin güvenlikendişeleri ise NATO garantisiyle giderilecektir.

• Mart 2026 – RUSI (Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü – Londra): “Kıbrıs’taki Egemen Üslerin Güvenliği veBölgesel Riskler” analizinde, “Orta Doğu’daki operasyonlarnedeniyle İngiliz üsleri asimetrik risk altındadır.

Bu üslerin uzun vadeli yasal ve fiziki güvenliği, Kıbrıssorununun çözülmesine…” Denilmiştir.

• Haziran 2026 – Brookings Institution (Washington D.C.): Yaklaşan NATO Liderler Zirvesi öncesi yayımlanan politika notunda, “Eski tip üçlü garantörlük modeli miadını doldurmuştur. Kıbrıs’ın NATO üyeliği karşılığında Türkiye’nin adadaki NATO birliğinin asli komuta unsuru haline getirilmesi dengeleri değiştirecektir” denilmiştir.

 

 

 

 

Aktörlerin Karşılaştırmalı Analiz Matrisi

Aktör / Eksen

Resmi Çözüm Modeli

Stratejik Hedef & Havuç

Karşı Tarafın Tezine Bakışı

Türkiye & KKTC

Egemen Eşit İki Devletli Çözüm

Gümrük Birliği güncellemesi, Doğu Akdeniz’de enerji denklemine dahil olma.

Federasyon modelinin Crans-Montana’da (2017) tamamen öldüğünü ve zaman kaybı olduğunu savunur.

Kıbrıs Cumhuriyeti & Yunanistan

İki Kesimli, İki Topumlu Federasyon

Türk askerinin tahliyesi, AB koruması, Doğu Akdeniz egemenliği.

İki devletli çözümü tamamen yasa illegal, egemenlik ihlali ve ilhak riski olarak görür.

Avrupa Birliği & BM

BM Parametreleri (Geliştirilmiş Ortaklık)

Doğu Akdeniz enerji koridorunun güvenliği, krizlerin dondurulması.

Tarafların katı kırmızı çizgilerini (Egemenlik vs. Federasyon) esnetecek orta yol kavramlar arar.

ABD & İngiltere (NATO)

Batı / NATO Güvenlik Şemsiyesi

Üslerin güvenliği, Kıbrıs’ın NATO-ize edilmesi, Rus etkisinin kırılması.

Çözümsüzlüğün adayı bölgesel çatışmalara ve dış manipülasyonlara açık hale getirdiğine inanır.

 

Kıbrıs’ta yürütülen dağınık ve parça bölük diplomasinin özü,

“Statüye karşı Güvenlik ve Enerji” pazarlığıdır. KKTC içsiyasetinde (Tufan Erhürman ekolünün de belirttiği üzere) Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinden ve haklarından tavizverilmeyecek bir metodoloji aranırken;

Küresel aktörler;

Türkiye’nin egemenlik tezini AB ekonomik entegrasyonuve NATO güvenlik mekanizmalarıyla esnetebilecek büyükbir “ortak çıkarlar paketi” üzerinde çalışmaktadır.