Bugün, Kıbrıs sorunundaki tüm süreçleri yeni baştan etkileyecek olan HİNDİSTAN-ABarasındaki antlaşmayı aktaracağım. ARİF OLAN ANLAR.
27 Ocak 2026’da imzalanan Avrupa Birliği-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), TÜRKİYE
ekonomisi üzerinde hem doğrudan ticari rekabet hem de yapısal dezavantajlar açısından ciddi etkiler yaratma potansiyeline sahiptir.
Türkiye ekonomisine yönelik temel etkiler şu şekildedir:
1-Pazar Payı Kaybı ve Rekabet Baskısı: Hindistan; tekstil, hazır giyim, otomotiv yan sanayi, kimyasallar ve ilaç gibi Türkiye’nin AB pazarında güçlü olduğu sektörlerde doğrudan rakiptir. Hindistan menşeli ürünlerin AB pazarına gümrüksüz girmesi, Türkiye’nin mevcut “sıfır gümrük” avantajını zayıflatarak pazar payının Hindistan’a kaymasına neden olabilir.
2-Gümrük Birliği’nden Kaynaklanan Asimetri: Türkiye, Gümrük Birliği gereği AB’nin bir ülke ile yaptığı STA’yı kendi iç pazarına da yansıtmak durumundadır. Bu durum, Hindistan ürünlerinin Türkiye pazarına gümrüksüz girmesine yol açarken, Türk ihraç ürünlerinin Hindistan pazarında yüksek gümrük vergileriyle karşılaşmaya devam etmesi riskini taşır.
3-Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Risk: Hindistan, daha düşük iş gücü maliyetleri ve devasa üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük ihracat kalemlerinden biri olan tekstilde ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. STA öncesi %12’ye varan vergilerle karşılaşan Hindistan tekstili, bu anlaşmayla sıfır vergi avantajı kazanmıştır.
4-Doğrudan Yabancı Yatırımlar (DYY): AB sermayesi ve teknoloji transferi için Türkiye’ye alternatif veya rakip olarak Hindistan’ın öne çıkması, Türkiye’ye gelecek potansiyel yatırımların bu ülkeye kaymasına neden olabilir.
27 Ocak 2026’da imzalanan Avrupa Birliği-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), Türk iş dünyasında ciddi bir endişe ve hareketlilik yaratmıştır. İş insanları, bu gelişmeyi Türkiye’nin AB pazarındaki rekabet gücüne yönelik doğrudan bir tehdit olarak görmekte ve çözüm için diplomatik baskılarını artırmaktadır.
Türk iş dünyasının anlaşmaya tepkileri ve etkileri şu ana başlıklar altında toplanabilir:
1-Lobi Faaliyetleri ve Açık Mektuplar: Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), AB liderlerine hitaben Financial Times gibi uluslararası mecralarda ilanlar yayımlayarak bir “açık mektup” paylaşmıştır. İş dünyası temsilcileri, Gümrük Birliği’nin güncellenmemesinin AB-Türkiye ticaretine zarar vereceği uyarısında bulunmuştur.
2-İş Örgütlerinin Uyarıları:
o İKV: İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, anlaşmanın Türkiye’nin AB pazarındaki imtiyazlı konumunu ve Gümrük Birliği kazanımlarını ciddi şekilde zedeleyeceğini belirtmiştir.
o 3-TÜSİAD: TÜSİAD Baş ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, Hindistan ve Mercosur anlaşmalarının Türkiye’nin dış ticaret performansı üzerinde aleyhte sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulunmuştur.
Sektörel Rekabet Korkusu: Özellikle tekstil, hazır giyim ve otomotiv yan sanayisindeki iş adamları, Hindistan’ın düşük maliyetli üretimi ve AB’ye gümrüksüz erişimi nedeniyle pazar payı kaybedeceklerinden endişe etmektedirler.
Üretim Üssü Kayması Riski: İş dünyası temsilcileri, AB sermayesinin ve teknoloji yatırımlarının Türkiye yerine daha cazip teşvikler sunan Hindistan’a kayması riskine dikkat çekmektedir.
Türk iş adamları genel olarak, bu anlaşmanın yarattığı haksız rekabeti ortadan kaldırmak için Türkiye’nin de Hindistan ile bir STA imzalaması ve AB ile olan Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda hükümete çağrıda bulunmaktadır. ..
Hareketlenen İŞ ADAMLARININ Türkiye Dış politikasını etkileyebilecek güce sahip olduklarını unutmamalıyız. Bu güç, Türkiye’yi yeni çıkış yollarına yeni UZLAŞMALARA GÖTÜRECEKTİR. Bu uzlaşma ARAYIŞLARINDAN ilkinin de KIBRIS SORUNU olması kaçınılmazdır.


































