Arabacıoğlu Construction Direktörlerinden Erdal ve Ahmet Arabacıoğlu, inşaat sektörünün durumunu değerlendirdi
HK Ajans
Bu hafta inşaat sektörünün durumuna bakacağız hep birlikte. Sektörde durum ne, dünden bugüne ne gibi gelişmeler veya gerilemeler oldu onları irdeleyeceğiz. Bu irdelemeleri de Arabacıoğlu İnşaat’ın direktörlerinden Erdal ve Ahmet Arabacıoğlu ile birlikte yapacağız. Dünden bugüne Arabacıoğlu İnşaat’ın gelişimini konuştuğumuz Erdal ve Ahmet Arabacıoğlu, müteahhitlerin bugün içerisinde bulunduğu durumu çok da iç acıcı bulmadıklarını dile getirdiler. Bir aile şirketi olan Arabacıoğlu İnşaat, Erdal Arabacıoğlu tarafından 1982 yılında kurulmuş. Kendisi 1968 yılından bu yana sektörün içerisinde ve bugüne kadar tüm işlerini öz kaynağı ile yapmış, bankalardan borçlanma durumuna gitmemiş. Arabacıoğlu, “ben söz verdiğim tarihte yaptığım inşaatları teslim ederim ve asla eşdeğerin üzerine çivi çakmam. Kişin koçanı da evi bittiğinde hazırdır” diye konuştu. Şimdilerde şirketi oğluna devreden Erdal Arabacıoğlu, Ahmet Arabacıoğlu’nun da inşaat mühendisi olması için elinden geleni yapmış. İşte detaylar..
1968 yılından bu yana sektörün içindeyim
SORU: Erdal Bey siz bu mesleği yapmaya nasıl karar verdiniz?
ERDAL ARABACIOGLU: 1968 yılında ortaokulu bitirdikten sonra bu mesleği yapan amcamın yanına çırak olarak girdim. Askere gidene kadar amcam bana bu işi en iyi şekilde nasıl yapabileceğimi öğretti. 1975 yılında askerliğimi bitirdikten sonra tekrar amcamın yanına girdim ve beni %15 oranında şirketine ortak yaptı. Ortaklığımız 1982 yılına kadar sürdü. 1982 yılında kendi şirketimi kurdum. Kendi şirketimde çalışmaya bir bisikletle başladım ve her gün büyüyerek devam ettim. Oğlumu da ilkokul beşinci sınıftan itibaren yanıma çırak olarak işe başlattım. Çocuğum hiç yaz tatili yapmadan benimle beraber bu işte çalışmaya başladı. Liseyi bitirdiği zaman ben ısrarla inşaat mühendisi olmasını istedim. Önce DAÜ’de teknisyen olarak ardından da YDÜ’den İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. Oğlum askerde dahi inşaatla uğraşmaya devam etti. Askerden çıktıktan sonra oğlum “işi biraz büyütelim” dedi ve yap- sat işine girdik. Apartmanlarımız var kirada. Villalar yapıyoruz. 20 bin metre karenin üzerine inşaat yapabiliyoruz yılda. Şimdilerde 60 dairelik bir yurt binası yapıyoruz.
Hala kendi öz sermayemiz ile çalışıyoruz
SORU: Büyümeye devam ederken ülkedeki ekonomik durum hiç gözünüzü korkutmadı mı?
E ARABACIOĞLU. Hayatta hiç hata yapmamak için her zaman borçlanmadan kendim işleyip yatırım yaptım. Devalüasyonları da çok fazla etkilenmeden atlattım. Çünkü her zaman kendi öz sermayemi kullanırım, sağlam adımlar atarım.
Temizlik ve dürüstlük kazandırır
SORU: Ülkede çok fazla müteahhit var. Piyasada bu kadar yarış varken kendinizi nasıl koruyorsunuz?
E ARABACIOĞLU: Temizlik ve dürüstlüğümle tabii ki. Yeter ki iş yaparken hata yapma, yalan söyleme, dürüst ol, temiz ol, insanlar gelir sizi bulur. Ben hiçbir zaman reklam yapmam ama insanlar arar bulur ve gelir.
Kendi alanınızda güçlenmelisiniz
SORU: Daha önce sizden bilgisi olmayan bir kişi, neden sizi seçsin. Diğerlerinden farkınız nedir?
AHMET ARABACIOĞLU: Bire bir işin içindeyiz, başından sonuna kadar. Bir inşaattı kendi öz sermayeniz ile yapıyoruz ve yap sat gibi değil, tamamen eski sistemde, müşteri bize gelip de “benim evimi yap” demiş gibi yapıyoruz.. Eski sistemlerde hep şap ile dökülüp üzerine mermeri koyarlardı. Ama bugün belki bu çok önem taşımaz, kumla döşenir. Bugün inşaatta binlerce kalem var. Ticarette bir kalemi 2 liraya alıp, 2 buçuk liraya satabilirsiniz. Ama bir inşaata girdiğinizde bir kalemin yapımındaki her aşamasını biliyorsanız eğer, onun değerini çok iyi bilirsiniz. Satarken de, sattıktan sonra da, “hizmet çok önemli”yi vurguluyorsanız insanlara, bunları verebiliyorsanız, insanlar sizin arkanızdan sizi pozitif bir şekilde anar. Bizim inşaattan başka bir işimiz yoktur. Bu işten çıkıp da arkasından başka bir ticari dala gitmiyoruz. Toplum içerisinde çok az kişi kaldı ne yazık ki bu şekilde. Herkes aslında kendi işinde güçlense, herkes kendi kendine saygı duysa, günün sonunda, çok daha güzel olacak her şey… Çünkü günün sonunda her şey böyle kalacak değildir. Yarın Türkiye’den güçlü bir firma gelip de seni silecektir inşaat sektöründe. Biz kendi ülkemize aynı sektörde birçok firma olursak ve pastadan birçok dilim alınır, o zaman kimse kemiklenip büyüyemez ve dıştan gelen karşısında güçlü olmaz. Dolayısıyla, bunlara izin vermemek için biz kendi dalımızda ne kadar hassasiyet gösterirsek o kadar bizim reklamımız olur.
Eşdeğere çivi çakmam
SORU: Ülkede tartışılan konulardan birisi de koçan konusu vardır? Eşdeğer, Türk malı gibi. Bu konuya sizin yaklaşımınız nedir?
E ARABACIOĞLU: Ben kesinlikle eşdeğere çivi çakmam. Ne da müşterime eşdeğere mal yapıp satarım, ne de hisseli koçan veririm. Hiçbir arsanın üzerine yaptığım binalar asla ve asla bankaya ipotek verilmez. Kim isterse bizden mal alsın bilecek ki, iş bittiğinde koçanını anında alacak ve temiz olarak alacak. Dip dibe yapılan villalarda hisse koçanı verilir genelde piyasada. Ama bizde böyle bir şey yoktur. Bizler kendi öz kaynaklarımızla arsayı alıp üzerine ev yaparız. Yapılan villalarda da hisse koçanı yoktur. Piyasanın yüzde 80’i hisseli koçan verir yan yana olan villalarda.
Az yap ama temiz iş yap
A ARABACIOĞLU: Çok fazla ev yapacağına bir alana 10 adet yap ama, doğru, düzgün bir şekilde yap. Böylece anlın temiz olur. Burada önemli olan müteahhitlerin ne yazık ki körelmesidir. Şehirciliği de biraz müteahhitler yapmalıdır bence. Kendi bahçemizi kendimiz temizlemeliyiz. Ama ne yazık ki “napalımcılığa” girdik. Belki bunları konuşa konuşa daha olumlu noktaya ulaşırız.
Alt yapıya dikkat ederiz
SORU: Güneş enerjisi için binaların uygun yapılması-, yer ayrılması konusunda insanları uyarıyor muyuz. Ülke olarak artık akıllı binalara geçme zamanımız geldi mi?
E ARABACIOĞLU: Şu anda biz yaptığımız binalarda, villalarımızın üzerleri çatılıdır. Müşterilerimize söylüyoruz. “ Eğer güneş enerjisi kuracaksanız biz alt yapımızı ona göre yaptık” diyoruz. Çatı altlarına izolasyonumuzu da yapıyoruz. Biz yaptığımız evleri kendimiz için yaparmış gibi hareket ediyoruz.
Mantolama çok önemli
A ARABACIOĞLU: Dış cephe mantolama, güneş enerjisi ve isteğe bağlı olarak bahçeye gömme depo konulması konusunda birçok çalışmamız var. Mantolama sistemi ile en az yüzde 70 enerji kaçağını önlüyorsunuz. Şu anda yaptığımız çalışmalar sonucunda yüzde 40’ın üzerinde müşterimiz başladı dış cephe mantolama ısı yalıtımına. Elektrik alt yapılarının güneş enerjisine uygun şekilde yapılmasını istiyorlar.
Akıllı binalarda ücret yüksek
SORU: Akıllı bina konusunda talep var mı?
A ARABACIOĞLU: Hayır yok. Nasıl yok, soran var ama ücretler yüksek olduğu için biraz uzak duruyor insanlar.
SORU: İnsanlar bu ekonomik kriz karşısında istedikleri evi alabiliyorlar mı sizce?
E ARABACIOĞLU: Çok azı. Eğer anne baba yardım etmezse gençler ev alamaz.
Villa ve apartman ağırlıklı çalışıyoruz
SORU: Siz daha çok ne tür konutlar yapıyorsunuz?
A ARABACIOĞLU: Villa ve apartman. Bazen de bizi ilgilendiren devlet ihalelerine katılıyoruz. Kıbrıs’ta dövizin dengesiz olmasından dolayı ekonomik olarak çok büyük bir tehlike var. Bizim için de, müşteriler için de çok dengesiz bir yerde yaşıyoruz. Bizim fiyat aralığımıza baktığınız zaman 2+1 ile 3+1 arasındaki satış fiyatları 40 ile 50- 55 bin sterlin arasında değişir. Villalarda ise, 120-140 arasında değişen fiyatlar vardır. Genelde Lefkoşa içinde çalışıyoruz.
Şirket sayımız 3
Ben askerden çıktıktan sonra ayrı bir şirket daha kurduk. “Repair Construction” diye. Burada da ayrı bir ekip, ayrı işçilik söz konusu. Otellere, şahıslara veya büyük sitelere ayrı hizmet veriyoruz. Bunun yanında benim ve eşimin yaptığı ayrı bir iş var. Shoes and More markası ile yaptığımız ayakkabı işi var. Girne ve Lefkoşa’da. Özetle 3 şirketimiz var.
SORU: Ahmet Bey, üzerinizde biraz babanızın ağırlığı var ama siz hiç gençliğinizde “ ben inşaatçı olmak istemiyorum, şunu olacağım” dediğiniz dönemler olmadı mı?
Düşünmesine fırsat bile vermedim
E ARABACIOĞLU: Diyemezdi. Düşünmesine fırsat bile vermedim. Ben bir iş kurdum tırnaklarımla. Hiç unutmam Belediye’de inşaat sorumlusu bir kadın vardı, mimardı. Annesinin evini yapıyordum ve o dönemde oğlum okulu bitirip dönmüştü, Autocat programını aldırdım kendisine yüklü bir miktar ödeyerek. Kadın Ahmet’e hangi bölümü bitirdiğini sordu. İnşaat Mühendisi olduğunu duyunca da autocat kullanıp kullanamadığını sordu. Ne zaman ki öğrendi bildiğini “ Yarın gel Lefkoşa Belediyesi’nde işe başla” dedi. Ben kesinlikle müsaadem olmadığını söyledim.
Babamın gölgesi yeter
A ARABACIOĞLU: Babam hala burada şirkettedir ve her zaman da olmasını isterim. Onun gölgesi yeter. Ama tabii ki çok doğaldır bir baba ile oğlun arasında zaman zaman görüş ayrılıklarının olması.
Batan müteahhitler kredi yüzünden batar
E ARABACIOĞLU: Param yoksa hiçbir zaman bankanın parasını kullanarak iş yapmam. Oğluma da yaptırmam. Bizde her şey günlüktür. Bugün batan müteahhitlerin yüzde 90’ı hepsi bankalardan borç aldıkları içindir. İnsanların evlerine tapularını veremiyorlar, çünkü haciz vardır malın üzerinde. Ama bizden ev alanlar bilecektir ki söz verdiğim günde evleri bitecek ve tapularını alacaklardır.
Müteahhitler eskiden saygın kişilerdi
SORU: Müteahhitler eskiden de mi bu durumdaydı?
E ARABACIOĞLU: Eskiden müteahhitleri parmakla gösterirlerdi. 6 kişiydi müteahhitler eskiden piyasada. Paralı ve saygın insanlardı. Bugün hiç inşaattan anlamayan insanlar var piyasada. Okumakla müteahhit de olunmaz. Müteahhitlik ayrı bir meslektir. Senin taşerona işini göstermen gerekir. O seni yönlendirmemelidir.
Yarım kalan inşaatlar konusunda hızlı hareket edilmeli
SORU: Ülkemizde bulunan yarım kalmış binaları nasıl değerlendirmek gerekir sizce?
A ARABACIOĞLU: Mahkemelik olan binalar var. Müteahhitler Birliği bu konuda bir çalışma yaptı. Toplamda kuzey Sahil Şeridinde ne kadar binanın boş olduğu saptandı ve bunlar için ne yapılabileceği ortaya konuldu. Bizim görüşümüz, Birlikte hareket edip talepkar olan müteahhitleri saptayıp bu dönemde işe başlanmalıdır. Aksi halde bundan sonra binalar yıkılacaktır. Çünkü bitmeyen bina durduğu yerde betonlar parçalanmaya başlarsa artık bir işe yaramaz. Hızlı hareket etmeli.
Hedef daha da büyümek
SORU: Ahmet Bey sizin hedefiniz nedir bundan sonra?
A ARABACIOĞLU: Tabi ki, herkesin istediği gibi biz de büyümek isteriz. Ama Kıbrıs şartlarına uygun bir şekilde. Bizim ada yapısı gereği belli bir yere kadar kurumsallaşabiliyoruz. En büyük hedeflerimizden biri doğru adımlarla önümüzdeki projeleri tamamlayabilmektir. Kıbrıs sorununun çözülmesi karşısında da şirket olarak buna her şeyimizle hazırız. Benim oğluma bu işi devretmek istiyorum babam gibi ben de.
Bilinçli müşteri şart
SORU: Son olarak mesajınızı alabilir miyiz?
A ARABACIOĞLU: Bu sektörde bizim daha da gelişebilmemiz için bilinçli müşteriye ihtiyacımız var. Dolayısıyla halk da, kimden ne aldığını bilirse biz ve bizim gibi müteahhitler kalıcı olacaktır, kötüler ayıklanacaktır. Güçlü bir şekilde benim insanımın piyasada yer alması beni gururlandırır. Bunun için de herkesin bilinçlenmesi gerekir.
































