Avrupa’da okuldan erken ayrılma meselesi ciddi bir konu olarak ele alınıyor. Birçok ülke bunu önlemek için zorunlu eğitim yaşını 18’e kadar çıkarmış durumda… İngiltere’de son yıllarda yapılan bir değişiklikle 16’dan sonra koleje gitmeseniz bile 18 yaşına kadar bir kursa gitmeniz gerekiyor. Yani bir anlamda 18 yaşına kadar eğitime devam etmeniz sağlanıyor.
Eurostat’ın verilerine göre AB’de okuldan erken ayrılma oranları bakımında Romanya %15.5 ile en yüksek olurken, Hırvatistan da %2.1 ile en düşük orana sahip… Yani Romanya’da her 100 çocuktan 15’i okulu erken bırakıyor. Peki bu okuldan erken ayrılanlar ne oluyor? Yine Eurostat’ınverilerine göre %54’ü çalışmıyor veya iş bulamıyor. Yani “okuldan ayrıldım da işlerim” durumu da yok.
İngiltere’de ise bu verilere benzer bir veri var. 16-24 yaş arasındaki yaklaşık bir milyon genç ne eğitimdedir ne işler vaziyettedir. Bu da bu yaş grubundakilerin %13.5’inioluşturuyor.
Peki KKTC’de nedir bu okuldan erken ayrılma durumu? Elimizde çok fazla veri yok. Bizim anayasamıza göre zorunlu eğitim yaşı 15. Bu birçok Avrupa ülkesinin çok gerisinde… 1985’ten kalma anayasanın birçok maddesi gibi bunun da değişmesi gerekiyor. Bizde 15 yaşından sonra okulu bırakan bir çocuğa “okulu niçin bıraktın?” diye soran bir kurum yok. Hatta o çocukla ilgilenen bir kurum da yok!
KKTC’de bu anlamda son zamanlarda, gözardı edilen önemli bir sorun var aslında… Son yıllarda ülkede ana dili Türkçe olmayan farklı millet ve etnik kökenlerden insanlar yaşıyor. Yasal veya değil. Ancak gözle görülen bir gerçek var ki ülkede ciddi bir yabancı insan topluluğu var.
İyi güzel de bu insanlar KKTC’de yaşıyor da, çocukları okula gidiyor mu? Esas üzerinde durulması gereken bu… Eğer bu insanlar KKTC’ye izinli, çalışma vizesi vs ile girmişse, yani ülkede yasalsa, bu insanların çocuklarına devletin eğitim hizmeti sunması gerekiyor.
Peki bizim eğitimden sorumlu bakanlığımız ne yapıyor? Seçim sloganı gibi bir slogan geliştirmişler ve “öğren da gel” diyorlar. Neyi öğrensinler? Türkçe’yi… Nasıl? Paralı özel kurslara katılarak…
Eee, hani anayasamıza göre eğitim 18 yaşına kadar ücretsizdi… Asgari ücretle çalışan ailelerin birçoğuçocuklarına Türkçe dersi aldıramayacağı çok iyi biliniyor. Peki ne oluyor? Bu çocukların bir kısmı devlet eli ile eğitimin dışına itiliyor. Peki bu çocuklar okul yerine nerede? Ya çocuk yaşta emekleri sömürülüyor ya da evde oturuyorlar.
Hani nerede evrensel eğitim hakkı ve insan hakları? İşimize geldiğinde Finlandiya’yı örnek gösteriyoruz… İşimize gelmediğinde de o tarafa bile bakmıyoruz. Bir zahmet soraydınız Avrupa’da bu işler nasıl olur?
Şimdi düşünüyorum da gazetelerde şöyle bir haber okusaydık: “İngiltere’ye göç eden Kıbrıslı Türk bir ailenin çocuğu İngilizce bilmediği için okula alınmadı”
Böyle bir haberden sonra acaba bizim devlet erkanı nasıl bir tepki verirdi? Adım gibi eminim ki “Vay ırkçı İngiltere” diye cümleye başlarlardı. Hatta çocuk hakları, insan hakları, eğitim hakkı gibi kavramlardan bile bahsederlerdi, anlamlarını bilmeseler de…


































