Yolsuzlukların Önlenmesi Bağlamında Umutlandım

15 Mayıs 2018 Salı | 10:11
Cenk Diler

Dün sabah Radyo Mayıs’ta gazeteleri okurken birden içim açıldı. Umutlarım yeşerdi. Moralim düzeldi. Yolsuzlukların üzerine gidileceğine dair beklentim yükseldi, tavan yaptı.

Umarım ve dilerim ki, bu sevincim yerini hayal kırıklığına bırakmaz!

Afrika Gazetesi’nde yer alan haberde, özetle; savcılığın şu an milletvekili olan bir kişi için dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunduğu ve bu taleplerin dosyalar incelendik sonra arkasının geleceği belirtiliyordu. İsminin ne olduğu hiç önem taşımıyor benim için. Suçlu olup olmadığı da! Beni ilgilendiren bu kapının açılacak olmasıdır. Zaten yargıya olan güvenim sonsuz. Kişi suçlu ise mahkûm olacak, masum ise beraat edip aklanacaktır.

Yıllardır sorulacak olup da sorulmayan “hesap” işte budur!

Amman da ne güzel!

Ne iç açıcı!

Hade uçuşsun havada dosyacıklar!

Kalksın dokunulmazlıklar!

Zaten hükümette bulunan partiler, protokol görüşmelerinde savcılık tarafından önlerine gelecek olan DOKUNULMAZLIK zırhının kaldırılması ile ilgili talepleri kabulleneceklerini söylemişlerdi. Bunu imzalanan protokole de yansıtmışlardı.

Bu yazıyı yazdığım esnada, dün toplanan bakanlar kurulu sonrasında yapılan açıklamada da bu durum bir kez daha teyit edilmiş durumdadır.

Yani bu işin kaçarı yok!

2 Mart 2018 tarihinde Başbakan Erhürman, Polis Genel Müdürlüğü’nün bildirmiş olduğu YOLSUZLUK DOSYALARI ile ilgili açıklama yapmış ve bunların akıbetini ortaya çıkarmayı taahhüt ettiklerini söylemişti.

Maliye Bakanlığı bünyesindeki, Maliye Teftiş ve İnceleme Kurulu, kendilerinde bulunan 21 adet dosyanın, açıklanan 45 adet yolsuzluk dosyasına dâhil olmadığını açıklamıştı. Demek ki şu an itibariyle,  KKTC’de 66 adet yolsuzluk dosyası mevcuttur (Geçen 73 günlük sürede yenileri türememişse!).

Başbakan tarafından kamuoyuna duyurulan 45 adet dosyanın akıbetine bakacak olursak;

Sadece 5 dosya sonuçlandırılmış,

12 dosyanın tahkikatı devam etmekte,

17 dosya görüş için başsavcılıkta beklemekte,

1 dosya mahkemede görüşülüyor.

10 dosya ise KAPATILMIŞ!

2005 yılından beri başsavcılık tarafından görüş verilmesi beklenen dosyalar var. 2010 yılından beri tahkikatı devam edenler de mevcut.

Normal mi bu durum?

Savcılık makamının bazı yolsuzluk dosyalarını MESELE YOK diye kapattığı herkes tarafından bilinmektedir. Toplumumuzda bu gibi olayların sıkça vuku bulduğunu bilmeyen yok gibidir. 45 dosyada 10 kapatma oranı hiç de azımsanacak bir rakam değildir. İyi güzel de bu “kapatma” işleminin yasal/hukuka uygun olup olmadığını, hangi merci/makam/kurum/kuruluş denetliyor?

Her şey savcılık makamının iki dudağı arasında mı olmalı?

Dedikleri dedik mi yani?

Yoksa kuvvetler ayrımı ilkesi ihlal edilmeden, bu denetleme işinin bir çaresi bulunabilir mi?

Bence şart!

Neyse, şimdi karamsarlığa kapılmadan, ileriye bakma ve umutlanma zamanıdır.

E hade!