Tok, açın halinden anlamaz

17 Ağustos 2018 Cuma | 11:14
Cenk Diler

  “Siyasi riya” zor zanaattır. Akıl, zeka ve pişkinlik gerektirir. Herkes yapamaz. Tecrübe mutlak şarttır.

Tecrübelenmek için “Altı kere gidip yedi kere gelmek” zorundasın.

Bir önceki seçimde “İş mi istiyorsunuz takılın peşimize!” derken, geçim sıkıntısından dolayı isyan eden işsizlere “işiniz vardı da biz mi aldık?” diyebilmektir.

Sokağa dökülen halk için “yollar yürümekle aşınmaz” diyebiliyorsan, kalfalıktan ustalığa terfi edişinin işareti sayılır bu söylem, bu kirli mecrada.

Yapmış olduğun yüzsüzlükler, yolsuzluklar, peşkeşler, verip de tutmadığın sözler, söylediğin yalanlar hatırlatılınca sana “dün dündür bugün bugündür” deme pişkinliğini gösterebilmektir politika.

Halkçı görünüp de halkı ezmek durumunda kalınca “yüksek menfaatleri icap ettirdiği zaman devlet rutinin dışına çıkabilir” diye faili meçhulleri bile savunmak nasıl bir meslektir acaba?

Bunları yapan sürekli seçiliyorsa, her gelişinde gidiş nedenlerinden ders almıyorsa üstelik her gelişinde daha da sapıtıyorsa, bir de halkla “şapkamı koysam o bile seçilir” diyorsa, kabahati kimde aramalı dersiniz?

Bütün bunları yapanın kim olduğu belli. Anlamışsınızdır şıp diye. Zaten konumuz da o değil.

Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’nin dediği gibi o da, tarihi tekerrür ettirircesine “açız açız, ekmek bulamıyoruz” diye bağıran yurttaşa “ekmek yoksa pasta yiyin” diyebiliyorsa…

Bu geçmişte yaşamış siyasi ve maharetleri nereden mi aklıma geldi?

On asgari ücret değerinde bisiklete binip de “ben tedbirimi aldım siz de alın” haberini okuyunca.