Köşe Yazarları

Taş ocakları sorunu

Bence Kuzey Kıbrıs’ın en büyük sorunlarından birisi taş ocakları sorunudur. Çünkü bu sorun sadece belli bölge insanlarının değil tüm ada insanlarının sorunudur. Taş ocakları başta doğal bitki örtüsünün yok etmenin yanı sıra KKTC’nin en zengin su yataklarını da yok etmektedir. Çünkü Kıbrıs’ın sembolü olan Beşparmak Dağları’nın etekleri KKTC’nin en zengin su yataklarını barındırmaktadır.

Bilindiği üzere Değirmenlik Kıbrıs Adası’nın en zengin pınarına sahipti. Yanlış uygulama ve politikalar bu pınarın kurumasına sebep oldu. Eskiden her tarafından sular akan su ile çalışan 13 Değirmeni olan değirmenlik Kıbrıs’ın en yeşil bölgesiydi. Ne yazık ki suları ile şöhret bulan değirmenlik bugün içme suyu bile bulmakta sıkıntı çekmektedir. Bu yüzden de Değirmenlik Belediye Meclisi Türkiye’den gelecek suyun kullanılabilmesi için meclis kararı çıkarmıştır.

İddia edildiğin göre Kıbrıs’ın en zengin pınarı olan Başpınar’ın kurumasının ana nedeni yatağın genişletilmesi için patlatılan dinamitlerdi. Doğal olarak, patlamaların sebep olduğu bu çatlak varken taş ocaklarının bu bölgede sürekli kazı yapması ve dinamit patlatması sular için büyük risk yaratmaktadır. Ayrıca taş ocakları su yataklarının üzerinde olduğu için açtıkları kuyulardan toz bulutlarını engellemek için çok büyük oranda su kullanılmaktadır. Çok yüksek miktarda su çekilmesine rağmen özellikle değirmenlik bölgesinde patlatmaların sebep olduğu toz bulutları sağlığı tehdit etmekte, bölgede kanser oranı sürekli artmaktadır.

Ayrıca taş ocaklarının havaalanı ile en büyük alışveriş merkezlerinin bulunduğu yerde olması sebebiyle çevre kirliliği yanında görüntü kirliliği yarattığı için turizmi de olumsuz etkilemektedir.

Değirmenlik ve bölge halkı sorunu tartışmak için yaptığı toplantı sonrasında bir uyarı eylemi yapma kararı aldı. Halk daha önce bu sorunu defalarca gündeme getirmiş ancak siyasiler söz verdikleri halde sözlerini tutmadılar. Bu durum güvensizlik ve umutsuzluğa yol açtı. Bundan dolayı da halk kendi çözümünü kendi bulma karar aldı ve eylem komitesi oluşturup sorunun çözümü için çare almaya karar verdi.

Halkın talebi bu ocakların derhal kapatılması yönündedir. Konuya biraz daha ılımlı bakanlar, ocak sahiplerine ithalat izni verilerek kademeli olarak ocakların kapatılmasını önermektedir. Bunun yanısıra doğa tahribinin engellenmesi için geri dönüşüm projesi de önerenler vardır. Ancak KKTC’de siyaset içinde ve siyaset dışında organize olmuş güçler devlet gücünün üzerinde bir güce sahip oldukları için, bu güçler hukuk dışı her türlü eylemi rahatlıkla gerçekleştirebilmektedir. Taşocakları bunun açık örneklerinden birisidir. Nitekim bu taş ocakları büyük oranda denetimsiz ve yasa dışı çalışmalarına rağmen her hangi bir tedbir alınamamaktadır. Umarım insana ve doğaya saygılı güçler haklarına sahip çıkarak doğayı tahrip eden bu güçlerden daha iyi organize olup doğa ve insanlar için çok büyük bir tehdite dönüşen taş ocaklarının zararlarından korunabilecek tedbirlerin alınmasını sağlamada başarılı olurlar.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı