Köşe Yazarları

“Seni Seviyorum Galam”


Galalar sevilmez mi? Adı üstünde. GALA. Dört harfli bu sözcük, güzel şeyler hissettirir insana. İlk akla gelen güzellik, asalet ve zarafettir.
Bir etkinliğin ilki olması bakımından da ayrı bir heyecan yaratır. Hele o etkinliğin gerçekleşmesinin çok öncesinden konu ile ilgili düşünceler, yorumlar yapılmışsa, basında sık sıkı duyurulmuşsa, o galanın önemi daha da artar.
Daha da bir merak konusu olur. Gala konserlerinde, tiyatro galalarında, turne galalarında olduğu gibi. Gala günü adeta iple çekilir. Davet listeleri de merak konusu olur. Protokol yanında üst düzey simalar, sanatçı kişiler ve basın mensupları her zaman ön plandadır.
Davet edilenler ya da davet edilmeyi bekleyenler, artık hızla kendilerini o güne ve o ortama hazırlamaya koyulurlar. Gala için kıyafet seçimi çok önemlidir.
Galanın önemine göre erkekler smokin hatta frak giymek zorunluluğunu hissederler. Ama ne isterse olsun yine de koyu renkler tercih edilir.
Kravat ya da papyon unutulmaz. Bayanlar ise şık abiye kostümlerle kendilerini gösterirler. Buraya kadar yazdıklarımız bazılarına göre ‘klasik’ gelebilir.
Ancak bu gelenek günümüzde birçok ülkede tatbik edilmektedir.
Bunun yanında günümüze uygulanan, daha pratik, daha “demokratik” ve daha az debdebeli galalar da düzenlenebilmektedir. İşte geçtiğimiz akşam bunlardan birini yaşadık.

*** *** ***

“Demokratik”, “modern” gala türünden bir galaydı bu. Galaya özel davetliler değil, herkes davetliydi. Merit Crystal Cove herkese açıktı.
Salon oldukça kalabalıktı. Bu da “isabetli bir düşünceye”, “iyi bir maksada” hizmet edildiğini gösteriyordu. Protokolden sadece Sağlık Bakanı galadaydı.
“Seni Seviyorum Adamım” filminin galasıydı.
Filmin yapımcısı Galip Gültekin. Bir Kıbrıslı yapımcı. 43 yıl sonra ilk kez Kıbrıs’a gelmiş. Filmin İstanbul’dan sonra Kıbrıs’ta da düzenlenmesinin nedeni, sadece yapımcısının Kıbrıslı olması bakımından değil, filmin bazı bölümlerinin Kıbrıs’ta çekilmesidir.
Maliyeti 2,5 milyon tutan filmin 400 bin TL’sini Türkiye’den sponsorlar karşılamış. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı yanında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcılığı’nın desteği yanında, Girne Amerikan Üniversitesi ve Merit Crystal Cove’un sponsorluğundan da yardım görmüş.

*** *** ****

Galada ve filmde dikkat çeken bazı noktalar oldu. Filmin başrol oyuncusu Gizem Karaca’nın kimliğini kaybetmesi sonucu galaya katılamaması üzüntü yarattı.
Filmde bir tek Kıbrıslı tiyatro sanatçısı Erol Refikoğlu’nun çok kısa bir rolü bulunması da düşündürücüydü.
Filmin İstanbul bölümlerinde görüntü olarak camiler gösterilirken Kıbrıs bölümlerinde genel manzara yanında ağırlıklı olarak kiliselere yer verilmesi de öyle.
Bir de, Kıbrıs’ta çekilen pasajlarda, Türkiye’de bir gelenek haline gelen ve abartılı bir şekilde istismar edilen Kıbrıs şivesinin, gerçeğinden çok uzak bir biçimde kullanılması da dikkat çekti.
O sahneler Kıbrıslı seyircide sempati değil, antipati uyandırdı. Sonuçta güzel bir uğraştı “Seni Seviyorum Adamım” filmi.
Uzun bir emek ürünüydü. Film Türkiye’de, Almanya’da ve Kıbrıs’ta vizyona girdi. Haydi hayırlısı.




Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı