RöportajSağlık

“Sağlık alanında konulan teşhis yanlış”

Halkın Partisi Kurucu üyesi ve Merkez Yürütme Üyesi Moleküler Genetik uzmanı Dr. Jale Refik Rogers, KKTC sağlık sistemini Havadis’e değerlendirdi.

TEMEL SORUN PLANSIZLIK: Moleküler Genetik uzmanı Jale Refik Rogers: Sağlıktaki temel sorun, stratejik planlama. Sorunsuz bir sağlık sistemi için öncelikli olarak stratejik planlama yapılmalı, bu stratejik planlamanın sürdürülebilir olması için de belli bir sağlık politikası, vizyonu oluşturmalı

PERSONEL KADROSU DÜZENSİZ: Jale Refik Rogers: İçinde insan gücü, teşhis ve tedaviyi yapmakta kullanılacak iyi cihazlar yoksa binalar çok da anlamlı değil. Birçok yerde personel eksikliği birçoğunda personel fazlalığı var. Yeni binalardan önce kadro planlaması yapılmalı

OTOMASYON SİSTEMİ GEREKLİLİK: Jale Refik Rogers: Teşhisin erken zamanda konulabilmesi, tedavinin zamanında ve doğru şekilde yapılabilmesinin yanı sıra bilimsel verilere ulaşmak için sağlıkta otomasyon sistemine geçilmesi büyük gereklilik

HEKİM HAKKINI ALAMIYOR: Jale Refik Rogers: Her dalda uzman hekimler ve sağlık çalışanları mevcut ancak sistem uzmanlara sahip çıkmıyor.  Bu da motivasyon bozukluğunu beraberinde getiriyor. Kamuda özellikle hekimler hakkını alamıyor.  Birçok hekim ülkeden göç etti. Sistem değişmedikçe beyin göçünün devamı gelecek

Duygu ALAN

Halkın Partisi Kurucu üyesi Moleküler Genetik Uzmanı Jale Refik Rogers, sağlık sisteminde temel sorunun sistemsizlik olduğunu ifade ederek stratejik planlama yapılarak, personel kadrosunda bir düzenlemenin şart olduğunu kaydetti.

Kamuda çalışan doktorların ciddi bir motivasyon sorunu yaşadığını da ifade eden Rogers, gerek sağlık yönetiminin etkin bir şekilde hayata geçirilmesi, gerek sağlık bakanlığına bağlı hasta hakları birimlerininin kurulması ve gerekse koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi yönünden sağlıkta sistemin değişmesinin şart olduğunu belirtti.

Halkın Partisi Kurucu üyesi Moleküler Genetik uzmanı Jale Refik Rogers, KKTC’de sağlık sistemini Havadis okurları için değerlendirdi.

Jale Refik Rogers

“Personel kadrosu planlaması doğru yapılmalıdır”

Sağlıktaki sorunların temelini stratejik planlama yapılmamasının oluşturduğunu ifade eden Dr. Jale Refik Rogers, “Sağlıkta insan gücü ve altyapı konusunda ciddi bir planlama eksikliği var. Buna ek olarak mevcut kadrolarda çalışanların görev yetki ve sorumlulukları bir birine girmiş durumda.  Medyada sık sık görüyoruz, Sağlık bakanlığı şu sıralar yeni yapılacak hastanelere odaklanmıştır. Tabi ki yeni hastanelerin inşa edilmesi güzel ancak ben önceliğimizin yeni hastaneler olmadığını düşünüyorum. Örneğin; Onkoloji Merkezi yapıldı ama içinde Onkoloğumuz yok, dolayısıyla içinde insan gücü, teşhis ve tedaviyi yapmakta kullanılacak iyi cihazlar olmadıktan sonra, bina çok bir anlam ifade etmiyor” diye konuştu.

Rogers, geçmiş çalışmalar, Mağusa Hastanesi’nin yakınlığından dolayı, İskele’ye hastane yapılmasının gerekli olmadığını saptamışken, şu anda İskele’ye yeni hastane yapılacağı ile ilgili açıklamanın dayanağının bulunmadığını belirtti.

Yakın geçmişte yapılan diğer bir araştırma “KKTC’de doktor ve hemşire sayısının AB standartlarının altında, yatak kapasitesinin ise AB standartlarının üzerinde olduğunun göstermiştir.  Dolayısıyla önceliğimiz binalara değil, uzman personele yatırım yapmak olmalıdır” dedi.

Rogers, Yeni hastane inşasının stratejik planlamanın bir parçası olması gerektiğini belirtirken, Halkın Partisi olarak göreve geldiklerinde öncelikle her bölgede mevcut sağlık ocaklarını hizmet verir hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi.   Ancak mevcut merkezler ve çalışanlar etkili bir şekilde hizmet vermeye başladıktan sonra, hangi bölgeye yeni hastane yapılacağına odaklanmak gerektiğini de belirtti.

Mevcut kadrolarda çalışanların görev yetki ve sorumlulukların bir birine girmiş olduğuna da değinen Rogers, performans değerlendirmesi uygulanarak ve hiyerarşik düzenleme yapılarak sağlık yönetiminde bir atılım yapılmasının zamanının gelip geçtiğini söyledi.  Buna bağlı olarak Sağlık Bakanlığı’na bağlı teşkilat yasalarının da ivedilikle çağı yakalayacak şekilde güncellenmesi gerektiğini belirtti.  Rogers, sağlık merkezleri ve hastanelerin hasta ve sağlık çalışanı sayılarının belirlenmesi, uzman açıklarının tespit edilmesi ve sağlık yönetimi açısından buna bağlı bir stratejik planlamanın çoktan yapılmış olması gerekirken gelmiş geçmiş hükümetlerin bu konularda bir aşama kaydetmediğini belirtti.

Rogers, yeni bina vaatlerinin bu topluma umut olmadığını ve halkın talebinin hak ettiği sağlık hizmetini almak olduğunu her gittikleri köy ziyaretinde halktan dinlediklerini de kaydetti.

 

“Sağlık şakaya gelmez”

Jale Refik Rogers, sağlık personeli kadrosunda bazı yerlerde eksiklik varken bazı yerlerde de fazlalık olduğuna dikkati çekti, personel kadrosu sorununun aşılmasının çözümünün de sistematik çalışma olduğunu belirtti.

Rogers, şunları kaydetti: “Bugün bir çok sağlık ocağımız var ancak içleri genelde boş, hekimi, hemşiresi yok, halk ise bu hususta şikayetçi ve mağdur. Sağlık merkezleri efektif çalışmıyor, bu da hastanelerde yığılmalara neden oluyor. Bazı hastanelerde de sağlık ocakları gibi eksik personel sorunu yaşanıyor. Örneğin Girne’nin nüfusu çoğaldı, bölgede etkili çalışabilecek sağlık ocaklarına ve sağlık merkezlerine ihtiyaç var.  Girne’de devlet hastanesinde son yaşanan olay çok talihsiz bir olaydır. Nöbet tutacak yeterli hekim yok ve belli günler nöbetler tutulamıyor. Bu kabul edilebilir değildir. Çünkü sağlık şakaya gelmez.”

Rogers, iyi bir planlama ile üniversitelerde Sağlık Bilimlerinde okumayı seçen öğrencilerin de doğru şekilde yönlendirilebileceğine işaret ederek, “Devlet olarak sağlıktaki eksikliklerimizi doğru belirleyebilirsek, geleceğini şekillendirmeye çabalayan, üniversite yaşına gelmiş gençlerimize de yol gösterebiliriz. Gelecek yıllar içerisinde ne kadar hemşireye, hasta bakıcısına, hangi alanda kaç hekime ihtiyaç olacağını somut verilerle ifade etmemiz şarttır.  Böylece yeni nesilleri sağlık alanında ihtiyaç olan uzmanlıklara, hemşirelik, paramedik hizmetler gibi alanlara yönlendirebiliriz, belli noktalarda burs imkanı sağlayabiliriz” dedi.

 

 

“Otomasyon sistemi gereklilik”

Jale Refik Rogers, gerek teşhisin erken zamanda konulabilmesi, gerek tedavinin zamanında ve doğru şekilde yapılabilmesi, gerekse halk sağlığı açısından verilere ulaşmak için sağlıkta otomasyon sistemine geçilmesinin gereklilik olduğunu kaydetti.

Rogers, “Slovenya’da Kanser Kayıt 1950 yılında başlamış.  Biz hala 2016 yılında kanser kayıt sistemini hayata geçirmek için uğraşıyoruz.  Eğer otomasyon ağını sağlıklı bir şekilde kurabilirsek kanserden tutun kalp hastalığına kronik veya kalıtsal hastalıklar ile ilgili veri takibini de yapabiliriz.   Bu devirde sağlıkta otomasyon olmazsa olmaz bir araçtır. Tıbbi malzemeden eczanelere ve hasta bilgilerine kadar geniş kapsamlı bir bilgi ağı sağlıkta büyük sorun olan israfı da önleyici bir unsur olacaktır” dedi.

Rogers, “Otomasyon sistemine geçilirse kişi hangi sağlık merkezine giderse gitsin sisteme kaydedilir. Herhangi bir hastalığı varsa, sisteme işlenir. Mağusa’da yaşayan bir kişi Girne’de bir sağlık merkezine giderse sistemden o kişinin neye alerjisi var, en son ne zaman hangi tetkikleri yaptırdı, tetkiklerin sonucu ne, kronik hastalığı var mı, varsa nedir görülebilecek. Bu sistem ile hem ülkede kaç tane kronik hasta var takibini yapabileceğiz hem de teşhis ve tedavi takibi zamanında ve doğru şekilde uygulanacak” dedi.

Sağlıkta en büyük sorunlardan birisi olan israfın da otomasyon sisteminin tüm merkezlere yayılması ile önüne geçilebileceğini söyleyen Rogers, “Bu yöntemle bir merkezde yapılan testler, iki gün sonra gittiği diğer merkezde tekrar yapılmak zorunda kalmayacak.  Otomasyonun İlaç Eczacılık Dairesi ve eczanelere de yayılması ile reçeteler online sistemden takip edilebilecek, ilaçların takibi yapılabilecek. İsrafın önüne geçilecek, bundan tasarruf edilen kamu kaynakları sağlıkta ihtiyaç olan yerlere kullanılabilecek” dedi.

 

“Koruyucu Sağlık Hizmetleri önceliğimiz”

Halkın Partisi’nin göreve geldiğinde diğer bir önceliğinin koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi olacağını sözlerine ekleyen Rogers şunları söyledi:  “Sağlık Bakanlığı’nda koruyucu sağlık hizmetleri açısından verilen hizmet yetersizdir.  Halk sağlığı ve erken tanı konusunda halkı bilinçlendirmek Sağlık Bakanlığı’nın görevidir.  Bir yandan hastalıkların tedavisini yaparken,  diğer yandan halkımızın hasta olmasını önleyici önlemler almalıyız. Şu anda Sağlık Bakanlığı’nda Halk sağlığını tehdit eden hastalıkların istatistiklerini ve analizlerini yapacak bir epidemiyoloji birimi mevcut değildir. Halkın Partisi,  otomasyon sistemi ile birlikte bu sistemde toplanan bilgilerin analizini yapacak ve bu bilgileri halk sağlığını korumak için kullanacak planlamayı yapacak bir birim kurmakta iddialıdır.”

 

“Sistem motivasyon bozukluğunu doğuruyor”

Jale Refik Rogers, “İyi iş yapanlar ödüllendirilmiyor, çalışmayan cezalandırılmıyor” diyerek ülkede özellikle kamuda çalışan hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının gerekli bilgi ve becerilere sahip kişiler olduğunu ancak sistemsizliğin kişilerin çalışma motivasyonunu kırdığını kaydetti.

Ülkedeki işinin uzmanı birçok kişi olduğunu ve bu kişilerin kaybedilmemesi gerektiğine vurgu yapan Rogers, “Liyakata dayalı bir sistem yaratırsak bu kişileri kaybetmeyiz, sistem nedeni ile yurtdışına göç etmesi ile kaybettiğimiz değerleri de yeniden adaya çekebiliriz” dedi.

 

“Göç Yasası”

Ülkedeki hekim istifalarına da değinen Jale Refik Rogers, 2011 yılında geçirilen ve “Göç yasası” olarak da adlandırılan 47/2010 Sayılı Kamu Çalışanlarının Aylık (Maaş-Ücret) ve Diğer Ödeneklerinin Düzenlenmesi Yasası’nın etkilerinin şimdi daha fazla görülmeye başlandığını kaydetti.

Birçok hekimin kamuyu tercih etmediğini, ya özel merkezlerde çalıştığını veya ülkeden göç ettiğini belirten Rogers, bunun devamının da geleceğini söyledi. Göç yasasını geçiren hükümetin şu anda yine hükümette olduğunu ve sanki de bu yasayı geçirenler kendileri değilmiş gibi bu maaşa hekim çalıştırmanın mümkün olmadığını kendilerinin de itiraf ettiğini söyledi.

Rogers, “Birçok hekim başka ülkelere göç etti ve bunun daha da fazlası olacak. Düşünün ki bir hekim eğitimine 10 yılını veriyor ve günün sonunda eğitimine yaptığı yatırımın karşılığını hiçbir şekilde alamıyor. Devlette şu anda bir uzman hekimin alacağı başlangıç maaşı kendisinden istenilen görevin karşılığı değildir. KKTC’de özelde çalışan pratisyen hekim bile devletteki uzman hekimden daha fazla maaş alıyor” diye konuştu.

Jale Refik Rogers, Halkın Partisi’nin bu yönde de çalışmaları olduğunu belirterek “Göreve geldiğimizde gerekli önlemleri alacağız” dedi.

Rogers, Kamu Sağlık Çalışanları Yasası’nın Kamu Çalışanları Yasası’ndan ayrılmış olmasına rağmen, sağlık çalışanlarının maaş düzenlemelerinin şu anda diğer kamu çalışanları ile bir tutulduğunu, sağlık çalışanlarının yaptıkları işin hassasiyetinden dolayı maaş düzenlemelerinin de polis veya öğretmenler gibi ayrı bir düzenlemeye tabi tutulması gerektiğini belirtti.

Rogers, Halkın Partisi olarak, Sağlık ve Eğitimin sosyal devlet anlayışının en temel sorumlulukları olduğunun bilincinde olduklarından, dolayısıyla bütçede gereken düzenlemeleri de yaparak sağlık ve eğitimi öncelik haline getireceklerini kaydetti.

Toplumun her bireyinin hak ettikleri şekilde yaşadıkları bölgede asgari sağlık hizmetlerinden yararlanabileceği bir sağlık sistemi kurmanın partinin en temel önceliklerden olduğunu söyleyen Rogers, “Halkın aldığı kurumsal hizmetin kalitesini artırmak için Sağlık Bakanlığı’na bağlı hasta hakları birimi kurmayı da planlıyoruz” dedi.

 

“Elimizi taşın altına koymamız lazım”

Jale Refik Rogers, gelecek nesillere yaşanabilir bir ülke bırakabilmek için ülkesini seven herkesin ülke için iyi bir şeyler yapabilmek adına sorumluluk yüklenmesi gerektiğini kaydetti.

Ülkesini seven ve bu ülkenin geleceği ile ilgili gailesi olan bir kimse olarak kendisinin de Halkın Partisi’nde görev aldığını ve halka, ülkeye hizmet etme arzusu ile parti çatısı altında çalıştığını kaydetti.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı