Köşe Yazarları

KKTC parlamenter sistemle mi yönetiliyor?

Bu soruyu sokağa çıkıp bin kişiye sorsanız, muhtemelen dokuz yüz doksan kişiden EVET cevabı alacaksınız.

Son günlerde yeniden alevlenen hükümet sistemi tartışmalarının çıkış nedeni, tıkanan sisteme çare arama çabalarından kaynaklanmaktadır.

Ağız birliği etmişçesine tüm kesimler, sistemin kokuştuğundan ve sorunlara çözüm üretemediğinden yakınmaktadır. Çare olarak da; hükümet sistemi değişikliği ile başkanlık sistemine geçme düşüncesi öne çıkmakta ve ağır basmaktadır.

Fakat hükümet sistemi değişikliği ile mevcut sorunların çözülebildiğine veya çözülebileceğine dair hiçbir bilimsel garanti maalesef dünyanın hiçbir ülkesinde peşinen verilememektedir. Başarı veya başarısızlık ilgili ülkenin; sosyal, ekonomik durumuna, tarihi geçmişine, seçim sistemine, partilerin disiplinli olup olmadıklarına ve daha birçok özelliğe göre değişebilmektedir.

Sistem tartışmasına girmeden önce, hangi sistem ile yönetildiğimize karar vermenin, daha sağlam zeminde tartışılmasına katkı koyacağı inancındayım.

Literatür taraması yapıldığında KKTC’nin parlamenter hükümet sistemi ile değil, yarı-başkanlık sistemi ile yönetildiği ortaya çıkmaktadır. En azından yarı-başkanlık hükümet sistemine “benzer” bir modelle yönetildiğimiz gerçeği ağırlık kazanmaktadır.

Kaçırdığım için çok üzüldüğüm, kendime kızdığım, haberim olsaydı mutlaka gidip izleyeceğim; KKTC İçin İdeal Yönetim Sistemi Çalıştayı’nda da, KKTC’de uygulanan yönetim sisteminin “parlamenter sistem” olduğu kabul edilerek konu masaya yatırılmıştır.

Ayrıntılı rapor henüz yayınlanmadığından dikkatimi çeken ilk konu bu olmuştur.

Kimseye saygısızlık etmek istemem. Ama okuduğum pek çok kaynakta, KKTC hükümet sisteminin parlamenter sistem değil yarı-başkanlık sistemi olduğundan bahsedilmektedir.

Eminim ki bu durum, çalıştayda açılış konuşması yapan değerli hukuk insanı Tufan Erhürman Hocamın da dikkatinden kaçmamıştır.

Başkanlık rejimi ile ilgili ilk okumalarıma onun 2011 yılında yazmış olduğu, Işık Kitabevi yayınlarından;  “Çare Başkanlık Sistemi Mi?” adlı kitabından sonra başlamıştım. Daha sonra Tufan Hocamın en çok kaynak göstermiş olduğu; Nur Uluşahin, Özbudun, Teziç, Gözler, Yazıcı, Duvarger, Sartori, Lijphart’ın eserlerini okudum. Bu merakımı hala daha tüm tazeliği ile sürdürmekteyim. Konu ile ilgili her kitabı edinmeye her makaleyi okumaya çalışıyorum.

Yarı-başkanlık ile ilgili bilgilerimi son iki gün içerisinde yeniden tazeleme ihtiyacı hissettim. Özellikle; “Çare Başkanlık Sistemi Mi?” isimli çalışmayı tekrardan baştan sona okudum.

Erhürman, kitabının 24-40’ıncı sayfaları arasında “Yarı Başkanlık Sisteminin Tanımlayıcı Unsurları ve KKTC’deki Hükümet Sistemi” başlığı altında yapmış olduğu incelemede;

1) KKTC Anayasası’nın 99’uncu maddesine göre Cumhurbaşkanı halkoyuyla seçildiğinden,

2) KKTC Cumhurbaşkanının yasamayla, yargıyla, yürütmeyle ilgili olarak klasik parlamenter sistemlerin sembolik Cumhurbaşkanlarınkilerle karşılaştırılmayacak yetkilerle (Anayasa Madde 88, 106, 107, 109, 121, 141, 146 gibi) ilaveten (Kıbrıs sorunu ile ilgili görüşmelerde tek yetkili otorite olması) donatılmış olduğundan,

3) Doğrudan halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı yanında, parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran siyasi parti ya da partiler tarafından oluşturulan bir bakanlar kurulu ve onun başı olan bir başbakan da, cumhurbaşkanının hiyerarşik astı olarak değil, yürütmenin iki kanadından biri olarak (iki başlı yürütme) görev yaptığından,

KKTC için, yarı-başkanlık sisteminin TANIMLAYICI unsurları olarak öngörülen kriterlerin geçerli olduğundan hareketle, KKTC hükümet sisteminin bir yarı başkanlık hükümet sistemi özelliği gösterdiğini ya da en azından diğer tüm hükümet sistemlerine oranla EN FAZLA yarı-başkanlık sistemine benzediğini iddia etmenin yanlış olmayacağını belirtmektedir.

Çok yararlı olduğuna inandığım sistem tartışmalarına katkı çerçevesinde kabulünü rica ediyorum.

 

 

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı