Köşe Yazarları

Katakulli okumayın bu halka!

Yazmadan önce sözlük anlamına da bakmalıyım diye düşündüm.

Baktım…

“yalan dolan, düzen, tuzak, dalavere, hile” diye geçiyor sözlükte.

O kadar da değil, haksızlık etmeyim diye düşündüm.

Dün sabah, Radyo Mayıs’taki “Uyan Kıbrıs” programımda, hayvancı ile hükümetin uzlaşı haberlerini okudukça, sürekli aklıma takılan ve dilime dökülen bir sözcüktü bu: Katakulli!

Bu halkın, “yapılan açıklamaların ana lisanında yapılmasını” isteme hakkı olduğuna inanıyorum. Kimse kusuruma bakmasın. Açıklamayı hangi taraf yaparsa yapsın hiç fark etmez!

Tüm gazetelerin, hemen hemen hepsinin manşetlerinde yer alan haberlerde, büyük mücadele sonucu elde edilen “kazanımlar”(!) yer alıyordu.

17 defa tekrar etmeme rağmen, yazılanların anlamını bir türlü anlayamadım. Anlayamadığımdan dolayı da dinleyicilerime tam olarak anlatamadım!

Mesela;

Küçükbaş hayvan desteği artırılacak. Şahane! Ama bu destek sayesinde et ucuzlayacak mı?

Süt   İmalathanelere 1.87 TL’ye satılacak. Satılsın! Marketten, bakkaldan aldığımız pastörize ya da günlük süt fiyatı düşecek mi?

2.60 TL olan süt fiyatı 1.80 TL olarak yeniden belirlendi. Ne güzel! Altın fiyatını geçmeye özenen hellimin fiyatı kilo başına kaç para eksilecek?

1.90 TL’den imalat sanayiine satılan sütün 1.87 TL’den satışı gerçekleştirilecek. Muhteşem! Yoğurt fiyatına bu nasıl yansıyacak?

Üreticilerin artan giderlerinin karşılanması için 4 ay süreyle litre başına 1 TL destek primi ödenecek. Keşke, 4 ay değil de 40 ay destekleseniz. Hiçbir itirazımız olmaz. Ama dar gelirlinin bütçesine bu nasıl yansıyacak?

Karma hayvan yemi ithalatına izin verilecek. Şahane!

Uzlaşının her şekli iyidir… Güzeldir…Yararlıdır…

Tamam da dönelim esas konuya.

Bu sayılanların, halka kaç kuruş ya da kaç onluk olarak yansıyacağı meselesine.

Halkımız çok kullanır: “Bana katakulli okuma!” diye.

Hayatımıza dokunmadıktan, bakkaldan alacaklarımızı ucuzlatmadıktan sonra, tüm bu tedbirler “katakulli” sınıfındadır.

Açıklamalarınızda, bize tercüman aratmayın lütfen.

Sakın ola; domino taşı etkisinden, istihdam sağlanacağından, bu sektörün birçok yan sektörü de tetikleyeceğinden, vergi gelirlerinin artacağından ve kişi başına düşecek olan milli gelirin artacağından da bahsetmeyin.

Açık ve net. Az ve öz.

Özetle; Halil Dayı ile Fatma Teyze bu işten ne kazanacak? İşte bunu anlatın bize.

İçi boş söylemlere karnımız tok!

Piyasayı ucuzlatın ki, halkın karnı sadece “lafla” doymasın.

 

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı