İyi idare yasasını ancak iyi idareciler kullanabilir

7 Mayıs 2018 Pazartesi | 11:00
Cenk Diler

İyi yasa ayni zamanda iyi yönetici de gerektirir. Yasa çok da iyi olsa, yönetici/uygulayıcı kötü ise o yasanın iyiliğinden bahsedilemez. Yasa kötü, yönetici iyi ise bu durumdan da verim elde edilemez. İyi sonuç alabilmek için; mutlaka “iyi yasa-iyi yönetici” ikilisine ihtiyaç duyulur.

KKTC tarihinde az sayıdaki “iyi yasaların” en başında, kanaatimce İyi İdare Yasası gelmektedir.

Bu yasanın amacı, özel kişileri kamu gücü ayrıcalıklarını kullanma yetkisine sahip idareye karşı korumak ve bu kişilerin idari işlem, eylem ve ihmallere karşı başvurabilecekleri hukuki yolları düzenlemektir.

Kişiler idareye dava açıp haklarını aldıklarında iş bununla bitmemelidir. Kişilerin haklarını veren idare, devleti/idareyi zarara sokanlardan yani kendi personelinden, bunu geri almakla yükümlüdür.

Bu yöneticilerin/kamu personelinin “cevizcinin çuvalından oynamaya” hakkı ve yetkisi yoktur.

Şimdi bunu bir örnekle açıklayalım.

27/2013 sayılı İyi İdare Yasası’ndan aynen alıntılanan aşağıdaki 22’nci madde çok açık ve nettir:

(1) İdare, kendi işlem, ihmal ve eylemlerinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.
(2) İdare, zarar görenin zararını giderdikten sonra, kusurlu işlem ya da eylemiyle zararın doğmasına sebebiyet veren kamu personeline, mahkeme tarafından tespit edilen kusur oranında rücu eder.

 

Neden bu maddeyi hatırlatma ihtiyacı duydum?

Hazinenin paraya ihtiyacı var da ondan!

2012 yılının Şubat ayında, ilahiyat alanı açılmasına karşı yapılan karne eylemini okullarda gerçekleştirdikleri için, o dönemin Eğitim Bakanı(Kemal Dürüst) ve/veya yetkilileri hukuka uygun olmayan bir keyfiliğe imza atarak, bu bin 165 öğretmenin maaşından haksız yere kesinti yaparak bir hukuksuzluğa neden olmuşlar ve bunun sonucunda da KTOEÖS dava açarak davasını kazanmış ve bu hukuksuzluğa dur demiştir.

Yasa maddesindeki “İdare” (burada sözü edilen Milli Eğitim Bakanlığı’dır) zarar görenlerin zararını mahkeme kararından sonra gidermiştir. Şimdi sıra kusurlu işlem ya da eylemiyle zararın doğmasına sebebiyet veren kamu personeline, mahkeme tarafından tespit edilen kusur oranında rücu ettirilmesine gelmiştir.

Eyleme katılan öğretmenlere hak ettikleri kesintileri FAİZİ ile birlikte ödenmesi sonucunda devlet zarara uğratılmıştır. Bu zarar/faiz farkı, buna sebep olan eski bakandan faizi ile birlikte geri alınmalıdır.

Bu yasanın ve ilgili maddenin geçmişte uygulandığı pek görülmemiştir.

Geçmişte hep kötü yönetimlerden/idarecilerden dem vurduğumuzdan bu sonuç normal karşılanmalıdır.

Ama şimdi “iyi idareci” olduğunu savunan yöneticilerle doludur ortalıklar!

Zaman geçirmeden hesap sorma kamu menfaatinedir.

Hesap sormak demek laf üretmek demek değildir.

Bal yapmaz arı olmadığınızı gösteriniz.

Hazır ve sıcak para sizi bekliyor. Bu kadar kolay bir kazanca/gelire yok mu diyeceksiniz?

Yoksa Kemal Dürüst’ü çok mu seviyorsunuz?