Köşe Yazarları

İşgalciler ile beslemeler




“İşgalciler” ve “yobazlar” ile “Rumcular” ve “beslemeler” söylemleri KKTC siyasi literatürünün önemli argümanlarındandır. “İşgalci” ya da “yobaz” kim ve neden işgalci veya yobaz? “Rumcu” ya da “besleme” kim ve neden Rumcu veya besleme? Bu sorunların cevabını ve bu söylemleri kullananların amacını tespit etmeden, KKTC’deki çarpık yapıyı analiz edemezsiniz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Adası üzerinde uluslararası hukuktan kaynaklanan bir hakkı olduğu için; uluslararası hukuk nezdinde işgalci olarak değil müzakereci taraf olarak kabul edilmektedir. Peki, uluslararası hukuk Türkiye’yi işgalci değil de müzakereci taraf olarak görürken, bu ülkenin nimetlerinden yararlanan bazı çevreler ikide bir Türkiye’ye “işgalciler” diye niye bağırıp çağırıyorlar? Aynı şekilde birileri Türkiye’nin Kıbrıs adası üzerindeki varlığının tek meşru gerekçesi olan Kıbrıs Türk halkına neden besleme ya da Rumculuk ithamında bulunuyor?
Bence tüm bu söylemlerin gerçek sebebi bu ülkede kurulmuş olan yolsuzluk düzeninin devamını sağlamaktır. Çünkü bugüne kadar batırılan bankalar, kurumlar gündeme geldiğinde birileri çıkıp “işgalciler” ve “yobazlar”; birileri de çıkıp “beslemeler”, “Rumcular” ya da “dinsizler” diye yaygara koparıp gündemi saptırmıştır. Dikkat edilirse bu tür söylemler, toplumsal krizler zirveye çıktığı zaman servis ediliyorlar. Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın batırılması, tartışmaları esnasında bu tür söylemeleri çok duyduk ama sonrasında hiç kimseden hesap sorulmadı. Tüm yolsuzluk ve usulsüzlüklerin bedelini çalışanlar ödedi. Aynı şekilde Lefkoşa Belediyesi borçlandırıldı ve batırıldı ama hiç kimse bedel ödemedi. Şimdi tüm bu siyasi istismar ve usulsüzlüklerin bedeli Belediye çalışanlarına ödetilmeye çalışılıyor. KIBTEK batırıldı ve hiç kimse bedel ödemedi, zaten pahalı olan elektriğe zam yapılarak tüm bu usulsüzlüklerin faturası halka ödetilmeye çalışılmaktadır.
Ne zaman bu sorunlar gündeme gelse birileri “işgalciler” diğerleri de “Rumcular” ya da “dinsizler” diye yaygara koparıyor. Aslında bu söylemlerin temel amacı halkı yanıltmak ve bu ülkedeki haksız rant paylaşımını kamufle etmektir. Bu batırılan kurumların idaresi KKTC vatandaşlarının elinde idi, madem bu kurumların yöneticileri vatansever Kıbrıslılar idiler neden batırılmalarına göz yumdular ya da halkı mağdur eden uygulamalara alet oldular? Mademki Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri bu ülkedeki yanlışlardan rahatsızdılar neden gönderdikleri paraların batırılmasına göz yumdular ve bu paraları batıranların yargı önüne çıkmasını sağlamak yerine KKTC halkını aşağılayan ifadeler kullandılar? Yoksa TC yetkileri verdikleri paraların nereye gittiğini denetlemekten aciz mi? Bu paraları batıran ya da çalan KKTC halkı değil, TC hükümetleri ile iş birliği yapan siyasiler ve bürokratlardır. Dolayısıyla da bu usulsüzlük ve yolsuzluklardan beslenenler halk değil, birlikte çalıştıkları siyasiler ve bürokratlardır. TC yetkilileri KKTC halkını haksız ithamlar altında bırakmak yerine, verdikleri paraların peşine düşerek arsız ve hırsızlardan hesap sormuş olsalardı bu halk onlara kızmayacak aksine alkış tutacaktı. Böyle yapmadıkları için Kıbrıs Adası üzerinde varlık sebepleri olan Kıbrıs Türk halkı ile Türkiye halkı arasında nefret duygularının yaygınlaşmasına yol açtılar.
Din İşleri Başkanlığı görevini yürütürken, ben Din İşleri Başkanlığı ve Vakıflar’daki usulsüzlüklerin giderilmesi için çalışırken, bana destek yerine, TC ve KKTC yetkilileri neden camii ihalelerinin peşine düştüler? 2002 yılında 540 Trilyon değer biçilen 13 tarihi halı neden saray otelin altında sağlıksız bir odada saklandı? Bu halıların 4 tanesi sahte ve bu halılarla ilgili bilgi Cumhurbaşkanlığı, TC Elçiliği ve tüm diğer üst kurumlarda olduğu halde neden buna göz yumuldu? Bunların soruşturulması için Başsavcılık ve Sayıştay’a suç duyurusu yaptığım halde, bu devletin sorumlu organları neden üzerine gitmedi? Tüm bu usulsüzlüklerin arkasında beslemeler mi yoksa Rumcular mı var? Bence gerçek Rumcular ve beslemeler bu çarpık düzenin devamını sağlayanlardır. Bu tür söylemlerin gerçek amacı ise halkın gözünü boyayıp bu çarpık düzenin devamını sağlamaktır.







Başa dön tuşu