Köşe Yazarları

İlahiyatta terörist mi yetiştiriliyor?


Basında yer alan bilgilere göre Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın (KTOEÖS) Genel Başkanı Tahir Gökçebel, Hala Sultan İlahiyat Koleji’ni hedef alarak “İlahiyat Koleji adı altında geleceğin canlı bombaları yetişiyor” şeklinde bir açıklama yapmıştır. Yakın bir dostum Gökçebel’in böyle bir ifade kullanmayı reddettiğini bana bildirdi. Ancak ben Gökçebel’in bu haberi yapan basın organlarına haberden dolayı herhangi bir tepkisine rastlayamadım. Bu durum haberleri önemsemediği ya da doğruladığı gibi bir görüntü yaratmaktadır.
Zannederim ki insan haklarına ve güvenliğine değer verilen her ülkede böyle bir haber yapılsaydı bakanlık derhal konu ile ilgili soruşturma başlatır ve  halkın en doğru bilgi alması için gerekeni yapardı. Çünkü basında yer alan bu haberi bir çok uluslar arası kurum ve kuruluş da görmüştür. Bu habere göre KKTC’de devlet eliyle canlı bomba yetiştiriliyor hem de Milli Eğitim bakanlığına bağlı bir okulda. Eğer bu iddialar doğru ise kolejin müdürü, öğretmenleri, bakanlık, başbakan ve cumhurbaşkanı, masum çocukların canlı bomba olarak yetiştirilmesine göz yumuyor demektir. O zaman hangi öğretmenin ya da eğitimcinin bunu nasıl yaptığını iddia sahipleri açıklamak zorundadırlar. Çünkü böyle bir iddia  gelişi güzel ileri sürülebilecek bir iddia olamaz.
Eğer bu haber ya da iddia doğru değilse çocuklarını iyi bir eğitimin yanı sıra dini bilgi de öğrenmeleri için gönderilen bu okula yapılan karalama bir insanlık ayıbıdır. Yok bu iddia ya da haber sahipleri iddialarında samimi iseler bunu hangi öğretmenin ya da öğretmenlerin yaptığını, müdürün ve de Milli Eğitim Bakanlığı’nın da buna nasıl göz yumduğunu açıklamaları gerekir. Benim tanıdığım kadarıyla İlahiyatın eski müdürü de yeni müdürü de çok iyi birer eğitimci ve idarecidirler. Bundan dolayı da öğrencileri hem ahlaki hem de bilimsel açından en iyi şekilde yetiştirme gayreti içerisinde olduklarından hiç şüphem yoktur.
Birileri İlahiyat Koleji’ne olan ilgiyi bu tür spekülatif haberlerle azaltmayı düşünüyorlarsa, belirteyim ki yanılıyorlar. Çünkü bu ülkede maalesef siyasetçilerden sonra en fazla güven kaybına uğratılmış mesleklerden birsi de öğretmenlik mesleğidir. Onun için bu iddia ya da haber kolejin ve öğrencilerinin itibarını değil öğretmenlerin ve temsilcileri oldukları sendikanın itibarını düşürür. Çünkü öğretmenler sendikasının başkanı böyle bir iddiada bulunuyorsa ve suçlu aranacaksa birinci derecede suçlanacak olan öğrencileri canlı bomba olarak yetiştiren öğretmenler ile öğretmenlerin temsilcisi olan sendikadır. Dolayısıyla bu açıklama aslında öğretmenlere ve öğretmenlik mesleğine olan güveni azaltmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Ayrıca son dönemdeki canlı bomba saldırılarına bakıldığında, çoğunun Marksist ve sol örgüt üyeleri olduğu görülür. Tabii ki ayni şekilde canlı bombaların bir kısmının da bunu etnik milliyetçilik adına yaptıkları görülmektedir. Şüphesiz ki din adına da şiddet ve terör eylemleri yapılmaktadır. Ancak bu durum toptan tüm Marksist, solcu, sağcı, milliyetçileri ya da dindarları suçlamanın gerekçesi olamaz. Her ideoloji ve inanç içerisinde aşırılığa kaçanlar olabilir. Nitekim Öğretmenler sendikası başkanın açıklaması olarak basına yansıyan iddialar kanıtlanmadığı müddetçe aşırılık içeren ifadeler olarak hafızamızda kalacaktır. Eğer Sayın Gökçebel, bu yazıma cevap verme ihtiyacı hissederse cevabını hiç değiştirmeden haftaya bu köşemde aynen yayınlayacağım. Ancak Gökçebel bu açıklamayı yapıp yapmadığı, yaptıysa nasıl bir ifade kullandığını kendisi basın yoluyla tam ve açık olarak ifade etmez ise basında yer alan haberler doğru kabul edileceğinden, kendisine ve temsil ettiği kuruma olan güven daha da azalacaktır.



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı