Hoş gelişler ola teşkilat başkanına!

27 Temmuz 2018 Cuma | 11:18
Cenk Diler

Sivil Savunma Teşkilat Başkanı adaya hasıl oldu.

Kabuller, öpüşüp koklaşmalar, karşılıklı temennahlar başladı.

Önceki üç Başkan, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu çıkmış ve tutuklanmıştı. Hala yargılanıyorlar.

Dördüncüsü de öyle çıkar mı diye düşünmek müneccimlik olur ki kimsenin bu şekilde düşünmesi yakışık almaz. Belki de çok iyi bir insandır. Umalım ve dileyelim ki öyle olsun.

Ama personel seçme/değerlendirme sisteminde bir hata/yanlış olduğu gün gibi açıktır. Hade ilk ikisinde kimin ne olduğunu tespit etmek zordu. Üçüncüsünde de ayni hataya düşmek nasıl açıklanabilir anlamak mümkün değildir. Darbeyi bile önceden haber alamayan bir Milli İstihbarat Teşkilatının, dördüncü elemanı doğru dürüst seçme ihtimali de sorgulamaya açık hale gelmektedir.

Bunlar konunun bir tarafıdır.

Benim esas ilgilendiğim taraf; kendi kendimizi neden idare edemediğimiz, neden vesayete ya da vasiye ihtiyaç duyduğumuz, kendimizi Türkiye’nin herhangi bir ilçesi yerine koyup, alt yönetim gibi davranmayı kabulleniyor oluşumuzdur.

İktidara gelmeden başka, iktidarda başka masallarına öylesine alıştık ki, artık bu sahnelere tepki koymuyor ve sadece “seyircilikle” yetiniyoruz.

O görevi yapabilecek o kadar çok insan var Kıbrıslı Türkler arasında ki saymakla bitiremem. Geçmişleri belli, yaptıkları ortada.

Ayni okullarda okumuş, ayni çatılara tüfek çatmış, ayni eğitimlerden geçmiş insanlar gözünüzün önünde dururken, neden kötü sürprizlerle karşılaşma riskini göze alıyorsunuz?

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve Bakanlar bu konuda acaba ne düşünüyorlar?

Kıbrıslı Türkler; başarısız, yeteneksiz, yöneticilik vasfı olmayan, ihanet içinde olan insanlar olarak mı düşünülüyor? Mantık bu ise; sizler neden aday olup da kendinizi seçtiriyorsunuz? Sizin görevlerinizi yapacak olanları da Türkiye’den neden getirmeyelim o zaman?

Veteriner Dairesi Müdürü, Su İşleri Dairesi Müdürü, Çevre Dairesi Müdürü, Polis Genel Müdürü ve bilumum üst kademe yöneticilerini da ithal edelim!

Yasal gerekleri yerine getirerek, artık kendi yöneticilerimizi kendimiz atamalıyız. Bu konuları halkımız sürekli gündemde tutmalı ve gerçekleşmesi için bitmez tükenmez bir baskı uygulamalıdır.

Bazı tabella örgütleri ne kadar tepki verse, kendi kendini yönetme talep edenleri vatan haini ilan etme gaflet ve cehaletine düşse de sadece kendi sığ durumlarını ortaya koymaktadırlar. Sakın ola onların bu kokuşmuş taktiklerinden etkilenmeyiniz.

Bırakın koştursunlar Digomo’ya kadar!

Kendimizi yönetme isteği yurtseverlikten başka birşey değildir.