Evvelin ağaları artık yok mu?

16 Ağustos 2018 Perşembe | 10:25
Cenk Diler

“Köy Enstitüleri Dosyası” adlı bir kitap okuyorum. Çoğu zaman bu “Türk Rönesansı” aklıma takılmış ama bu başarı öyküsünü derinlemesine inceleyememiştim.

Bu devrimi genele ve tabana yayma fabrikalarının nasıl kuruldukları, neler başardıkları, müzik, eğitim, tarih, tarım, kalkınma ve aydınlanma yolunda nice zor yollar aştıkları tam bir mucizevi öykü tadında.

Nihayetinde bu aydınlanma hareketi yobaz ve gericileri rahatsız edince kuyusu da kazılmaya başlanmış. Örümcek beyinliler ağlarını örmekte gecikmemiş.

Bu söyleşiyi de okuyunca durum belirginleşti tüm kitap boyunca yazılanlar özetlendi. Olay şu:

Gazeteci, dönemin Van Milletvekili Kinyas Kartal ile yaptığı söyleşiden:

“ – Köy enstitüleri komünist yetiştirdiği için mi kapatıldı?

  • Hayır. Beni babam Moskova Üniversitesinde okuttu. Komünizmin ne olduğunu ben gayet iyi biliyorum. Köy enstitülerinde komünizmi bilen kimse yoktu.
  • Peki, karma eğitimden dolayı mı kapatıldı?
  • Hayır. Bu da değil, bütün dünyada okullar karma eğitim, kız erkek beraber okuyor.
  • Peki ya neden?
  • Ben kapattırdım köy enstitülerini. Ben toprak ağasıyım. 200’e yakın köyüm var. Bu köylerdeki halk bana tapar. Ne işi varsa bana sorar. Evlenecek, boşanacak, askere gidecek, mahkemesi nesi varsa gelir bana danışırdı. Ama köy enstitüleri açıldıktan sonra 5 köyüme köy enstitüsü mezunu geldi ve bu köylerden artık kimse bana gelip danışmamaya başladı. Ben düşündüm, 200 köyümün hepsine köy enstitüsü mezunu gelirse benim ağalığım ne olur, sıfıra düşer! Böyleyse benim harekete geçmem gerekir dedim ve doğudaki bütün ağalara telefon ettim, onları topladım. Bir de batıdan buldum. Eskişehir’den Emin Sazak. Sonra Menderes’le pazarlığa gittik. (Yıl 1950 seçimlerinin olacağı zaman) Dedik ki köy enstitülerini kapatırsan şu gördüğün doğudaki tüm toprak ağaları ve batıdan Emin Sazak’ın oyları sana. Kapatmazsan oy yok ve Menderes’te 1950’de iktidara gelir gelmez köy enstitülerinin temelini sarsmaya başladı.”

 

O zamanlardan bu zamana pek birşey değişmemiş zihniyette ve siyasette. O günün ağaları bugün değişik sıfatlarla aramızda dolaşıp siyasete yön vermiyorlar mı?