En Üst

25 Kasım 2017

Haber Üst 1

Düşündükçe tüylerim ürperiyor

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Evet dostlar; MERHABA… Sevgiyle, saygıyla, içtenlikle MERHABA…

Memlekette kıymetli şeyler de oluyor değil mi? Örneğin, 11. Kıbrıs Tiyatro Festivali 12’ncisine göz kırpıp bitti. Bazı köylerimiz sanat adına hareketlendi. Bence sanatın birleştirici, kucaklayıcı, sevgi ve saygı dolu, barışı koklayan gücü halkımız tarafından keşfedilmeye başlandı. Aydınlanma köylerden başlayacak demiştik, bu doğrultuda umutlarım yeşermeye devam ediyor.

Bu arada belki “Geleceğe Mektuplar” projesi gözünüze, yüreğinize çarpmıştır. Proje bir Serhat Akpınar ve Ferhat Atik yapımı olarak hayata geçti. Girne Amerikan Üniversitesi ve Prequel Production ortaklığı ile tarihteki ve gönüllerimizdeki yerini aldı. Şu sıralar çekimlerin montajları gerçekleştiriliyor. Yakında biter. Sonra da, 25 yıl sonra açılmak üzere, özel alanlarda saklanacak bilgiler. Gerçekten heyecan ve umut verici.

Detaylı bilgiyi, internette  “gelecegemektuplar.org” sayfasından öğrenebilirsiniz. Ben de, böyle bir projenin içinde bir damla olarak yer almanın onurunu ve gururunu yaşıyorum. İnanın nefes aldığım sürece de yaşamaya devam edeceğimden emin olabilirsiniz. İ.B.B. Şehir Tiyatroları sahnelerinde bu yıl da perde açacak olan “Arka Bahçe” oyununda çarpıcı bir şekilde anlatmaya çalıştım nasıl arka bahçelerden biri olduğumuzu. Kumar, kadın ticareti, kaçakçılık ve uyuşturucu batağının aşağılık bir şekilde kol gezdiği, yozlaşmanın doruk yaptığı,  doğduğum topraklarda varlığını sürdüren insanların adeta yok sayılarak “ayar” verilmeye çalışıldığı bir zaman diliminden geçiyoruz. Çocuklarımızı bütün bu tehlikelerden korumaya, kollamaya çalışırken; bir toplum geleceği konusunda bence söz sahibi değil. Üstelik var olan bu durumdan kendi de sorumlu. Kızılderili atasözünde olduğu gibi, çocuklarından emanet aldığı bu güzelim adayı, genelde arkasını, önünü, geleceğini, geçmişini düşünmeden, toplum için değil de; özel çıkarları doğrultusunda duyarsızca ve hor kullanarak adeta yok etmek için ne yazık ki yarışanlar, hatta buna çanak tutanlar var.

İşte, “Geleceğe Mektuplar” projesi, böylesine bir çöplük içinde, adeta bir yıldız gibi parlıyor. Dünyaya “Biz burada varız, yıllar geçse de var olacağız. Üstelik her şeyin farkındayız ve tanığıyız” diye hepimiz adına adeta haykırıyor. Geçmişimizi, bugün yaşadıklarımızı 25 yıl sonraya en yalın, en gerçekçi ve daha da önemlisi dürüst bir şekilde taşıyor. Bunu yaparken de, çeşitli meslek gruplarından, dünya arenasında başarıyı yakalamış sadece 25 Kıbrıslı insanın kıymetli görüşleri ile yetinmiyor. Memleketin adeta taşını-toprağını, tarihini, kültürünü, geleneklerini günümüzde var olan en son teknoloji ile özenle çekimler yaparak gerçekleştiriyor ve 25 yıl sonraya taşıyor. Ayrıca, işin daha da duygusal ve muhteşem taraflarından biri, çocuklarımız da, bugün hissettikleri ve yaşadıklarından yola çıkarak öz benliklerinde yer eden ve etkilendikleri olayları resme dökerek de 25 yıl sonraya aktarıyorlar. Yeni fikirleri, özlemleri, eleştirileri, düşleri, ülkenin görsel arşivini bütün “Geleceğe Mektuplar” ekibi ülke koşullarındaki gerçekler ışığında, insanüstü bir çaba ile belgeliyor. Anlayacağınız dostlar, 25 yıl sonraya, yani geleceğe umut dolu, dünya barışı özlemi ile özenle mektup yazıyor proje.

Büyük bir ihtimalle 2038 yılında çocuklarımızın çoğu, kucağında kendi çocukları ile otuzlu yaşlarında olacaklar. Bizler Allah ömür verirse yetmişli yaşlarımızda olacağız. Bizim kucaklarımızda da torunlarımız olacak. Doğal olarak bu dünyadan göçenler de olacaktır. Düşündükçe tüylerim ürperiyor. Hadi kendimi ele vereyim, 25 yıl önce Gazimağusa’da, Othello Kalesi’nde, arkamda 2002 yılında “Othello” oyununu oynadığım Othello Kalesi’nin görüntüsünde neler neler söylemişim, anlatmışım acaba? Ne kadarı gerçekleşmiş, ne kadarı gerçekleşmemiş anlattıklarımın? O zaman ben ne yapıyordum, şimdi izliyorsam ne yapıyorum? Kıbrıs ne durumda? Dünya ne durumda? 3. Dünya savaşı çıktı mı? Yoksa, insanoğlunun adeta bilinçsizce yok ettiği dünyanın sonu gelecek de, 25 yıl sonrasını hiç göremeyecek miyiz? Dünyanın yok saydığı bu adaya “BARIŞ” geldi mi? Bu düş gerçek olacak mı, olmuş mu? Sorular, sorular, sorular…

Evet dostlar, dile kolay, tam 25 yıl sonra… O kadar kıymetli bir çalışma ki. Dünya çapında, böylesine yenilikçi ve modern bir düşünceyi doğduğum topraklardan kıymetli dostum Ferhat Atik ve ekibi ile sevgili Serhat Akpınar’ın Girne Amerikan Üniversitesi ve Prequel Production öncülüğünde hayata geçiriliyor olması inanın beni daha da duygulandırıyor ve gururlandırıyor. Böylesine vizyon yüklü bir projenin yaratıcısının iki Kıbrıslı Türk olması, egodan uzak, görmesini, taktir etmesini bilenler için o kadar kıymetli ve değerli ki. Başta da belirttim, her şeyin dört dörtlük olduğu bir tarih aralığında değil, adeta kirlenmişliğin ve kokuşmuşluğun tavan yaptığı bir zaman diliminde böylesine bir düşünceyi hayata geçirmeleri bence takdire değer ve muhteşem. Yazar, senarist ve yönetmen dostum Ferhat Atik’i ve Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Kurucu Rektörü ve Yönetim Kurulu Başkanı sevgili Serhat Akpınar’ı, sadece bir insan olarak ayakta alkışlıyorum. Bir hayvanat bahçesi gibi kuşatıldığımız bu dünyada, nefes almamızı, düş kurmamızı, umutlarımızı ve hayallerimizi yitirmeden, insanlık adına sabırla peşlerinden gitmemiz gerektiğini bizlere tekrar tekrar hatırlattıkları için, can-ı gönülden onlara çok ama çok teşekkür ediyorum. Umut ediyorum ki, 25 yıl sonra GAÜ vizyonu ile bir sonraki 25 yıl için, törenin yapılacağı 2038 yılının o muhteşem gecesinde, “GELECEĞE MEKTUPLAR 2”nin temeli atılacak ve 2063 yılının mektuplarının çekimleri sevinçle ve yeni umutlarla başlayacaktır. Bu gelenek de dünya var oldukça KKTC’nin onurlarından, gururlarından biri olarak dünya tarihindeki yerini alacaktır.

Yukarıda belirttiğim gibi, tavsiye ediyorum, internete girin ve “gelecegemektuplar.org” sayfasını ziyaret edin. Projeyi kapsamlı bir şekilde inceleyin. Okuduklarınıza ve hedefteki vizyona şimdiden tanıklığa başlayın.

Son sözü de Douglas Burton’a verelim:

“Bugünün değerini anlamadan yarını bekleyen bu insanlar, dünün geçtiğini ve yarının belki de hiç gelmeyeceğini düşünemiyorlar.”

DOSTLUKLA…

Hüseyin Köroğlu/ 7 Ekim 2013/ saat: 19.25/ İstanbul-TÜRKİYE

Haber İçi Alt 1

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis