Köşe Yazarları

Corona son düdüğü çalmadan maç bitmez






Futbolda hep söylenir ya, hakem son düdüğü çalmadan maç bitmez. Neden söylenir bu söz? Skorun rehavetine kapılan maçta skor değişmez, bir şey olmaz, maç böyle biter.

Maç böyle biter diye düşünüldüğünde, o ana kadar elde edilen skor, ya bir farklıdır, ya da oyuncular büyük baskı altında olmasına rağmen, maç berabere devam etmektedir. Maçın böyle bitmesini bir avantaj olarak görmeleridir.

Oysa futbolun güzelliği ve dünyada en çok ilgi gösterilen bir oyun olmasının en büyük nedeni her an bir şeyin değişebilmesidir.

Yukarıda saydığım nedenlerden dolayı hakem daha maçın bitiş düdüğünü çalmadan oluşan rahatlık son dakikalarda yenilen bir golle telafisi zor olan bir sonuca neden olur.

Dünyadaki insanları adeta nakavt eden bir mikrop, hem birçok ölümlere, hem de ekonomilerin dibe vurmasına neden oldu.

Dünyadaki bu mikrobun insanoğluna yaşattığı çaresizliği haber kanallarından takip ediyoruz. İnsanlığı tehdit eden bu illet, hala daha tehditlerine devam ederken, biz futbolun ne zaman başlayacağı konusunu tartışıyoruz. Şunu unutuyoruz. Normal zamanda medeniyetlere, ekonomilerine gıpta ile baktığımız çok modern ülkelerin çaresizliği ayan beyan ortadadır.

Dünya insanlığını teslim alan bu virüs konusunda en şanslı ülkelerden biri olduğumuzu kimse inkar edemez. Bu şansı iyi kullanmamızın tam zamanıdır. Dünyada hiçbir kriz kalıcı değildir. Bu virüsün ya aşısı bulunacak, ya tedavi için ilacı bulunacak. Ya da, bu virüs mutasyona uğrayarak insanlık üzerindeki tehdidi ortadan kalkacaktır.

Sağlık sistemimizin ne durumda olduğunu zaten biliyorduk. Ama, bu tehlike karşısında ne kadar hazırlıksız ve aciz olduğumuz net olarak ortaya çıkmıştır. Hal böyleyken, alınan hava, deniz ve kara giriş kapılarının kapatılması en doğru karardır. Bu virüsün bize gelmesi ve insanlarımıza bulaştığını düşünmek bile istemiyorum.

Bir futbol maçı düşünün son dakikaları oynanıyor ve skor da lehimize. Yakaladığımız bu şansı corona ile ilgili tehlike daha geçmeden, yapılan testlerin negatif çıkması maalesef insanlarımızı rehavete düşürmüştür. İnsanlarımız bu rehavetten normale dönmüş gibi yaşamaya başladılar.

Ekonomik sıkıntılar yaşıyor muyuz? Evet. Ama, sağlığımız gittikten sonra ekonominin iyi olmasının hiçbir önemi yoktur. Şu anda geleceğimiz hakkında karar verecek olan yetkililerin vereceği en doğru karar, kapalı tüm kapıların açılmamasıdır. Sıkıntı yaşayacak mıyız? Yaşayacağız. Ancak, sağlığımız garanti altında olacak. Bunu başarırsak, tüm dünyanın konuşacağı örnek bir ülke olma ihtimalimiz çok yüksektir.

Tartışılmaması gereken tek bir şey yapmalıyız. Şimdi, kontrollü bir şekilde önce kendi içimizde açılacağız. Kontrolü elimizde tutmaya çalışacağız.  Sabırlı olup, virüsün dünya üzerindeki etkisi sürecinde gelişmeler sonrasında dünyaya açılmayı düşüneceğiz. Başka bir kurtuluş şansımız yoktur.

Sağlığımızı kaybetme yerine sıkıntılı bir süreç yaşayacağımız gerçeğini kabul edip, halka anlatmayınız. Bu süreci dediğim gibi uygularsak, başarıya ulaşacağımız tartışma bile kaldırmaz. Yukarıdaki basit formülü dirayetli durup, uygulayan şu anda karar verme yetkisinde olan siyasetçiler, bu ülkeye iyi işler yapmış olarak tarihe damga vuracaklardır. Bu bulaşın ülkemizde çok az görülmesi, bizi hep ekonomik düşünüp, sağlığı ikinci planda bırakmamalıdır.

Corona’nın son bitiş düdüğünü çalmadan lehimize olan bu maçı, son dakikada yiyeceğimiz bir golle kaybetmeye izin vermeyelim. Geleceğimizin tek kurtuluş yolu budur. Hiçbir sıkıntı sağlıktan önemli değildir.








Başa dön tuşu