ÇOK LAF AZ İŞ!

8 Mayıs 2018 Salı | 09:30
Cenk Diler

Bilerek ve isteyerek yanlış yazdım. Doğrusu: “Çok iş az laf” olmalıydı.

Ama maalesef bu konuda da siyasilerimiz doğru olanın tersini yapmakta diretiyorlar.

Dünyada ve yurdumuzda kutlanan o kadar çok gün ve hafta var ki, kahraman siyasetçilerimiz bunların istisnasız hepsinde de, her ne hal ise, lafazanlık etme ihtiyacı hissetmektedirler.

Kadınlar, anneler, babalar, gençlik, çocuk, yaşlılar, sevgililer, arkadaş, barış, kanser, kalp, yangın, kütüphane, orman, ağaç, kızılay, yeşilay, posta, trafik, polis, turizm, vakıflar, vergi, yerli malı, tıp, engelliler, sigara içmeme, okuma, ebeler, hemşireler, tiyatrolar, su, şehitler, gıda, öğretmenler, insan hakları, hayvanları koruma, müzeler, işçi, basın, emekliler, tüketicileri koruma, kutlu doğum, çevre, uyuşturucu ile mücadele, AİDS ile mücadele, kadın hakları, izcilik, kan, eczacılık gibi günü/haftası kelimeleriyle türetilen daha nice “demeç platformları” mevcuttur.

Ben sadece aklıma gelen ilk elli tanesini saydım. Bunları daha da çoğaltmak pek tabii mümkün!

Üstelik bu saydıklarıma, milli ve dini bayramlarımız ile “oranın buranın kurtuluşu” törenlerimiz dâhil değildir.

Her hafta ikişer üçer yapılmakta olan festivallerimiz de liste haricindedir.

Düzenlenen konferanslar, kutlamalar neredeyse senenin üç yüz altmış beş gününe yayılmaktadır.

Yapılmasın mı?

Yapılsın.

Kutlanmasın mı?

Kutlansın.

İtirazımız buna değil ki!

İtirazımız, siyasilerin meydan bulup vaat üstüne vaat vermelerinedir. Yalan üstüne yalan eklemelerinedir. Halkın; siyasilere, partilere, parlamentoya olan inancını ve güvenini gittikçe sıfıra yaklaştırmalarınadır.

Seçimden önceki propaganda döneminde söyledikleriniz de bundan böyle söyleyecekleriniz de yerine getirilmediği müddetçe, bir tokat gibi yüzünüze çarpılmaya devam edilecektir.

Her şey çağımız teknolojisinde kayıt altındadır ve söylediklerinizin bulunması çok kolaydır.

Çok ilginçtir ki, sizi eleştirenlere, mizah, kara mizah yapanlara katlanamayıp, haklı çıkmaya da çalışmaktasınız. Boş yere uğraşmayınız. İşe hiç yaramayacaktır.

Hamama giren terler. Bunu kabul etmeye alışmalısınız.

Uzatılan her mikrofona ses verirseniz, unutmayın ki tüm söyledikleriniz başka bir gün aleyhinize delil olarak kullanılabilecektir.

Az laf çok iş sanatını ne yapıp edip öğrenmelisiniz.

Yoksa hakkınızda daha çok kitaplar yazılacak, sosyal medyada videolar yapılacak.

Suçlu; senaryoyu yazan değil, ona sermaye verendir!